17 Aralık 2016 Cumartesi

40 yıldır anarşi, terör-tedhiş ve ihanet şebekelerinin yuvalandığı bataklıklar neden/niçin kurutulamadı?

SON DAKİKA: KAYSERİ ERCİYES ÜNİVERSİTESİ ÖNÜNDE HAİN SALDIRI VE MENFUR PATLAMA
KALLEŞ BİR KATLİAM VE ALÇAKÇA SOYKIRIM KALKIŞMASI; ANARŞİ, TERÖR VE TEDHİŞ LÂNETİ'NDEN KORKUNÇ BİR TOPLU CİNAYET "JENOSİD" GİRİŞİMİ!..   
Erciyes Üniversitesi yakınındaki patlamanın, ilk bilgilere göre bomba yüklü bir araçla, çarşı iznine çıkan askerlerin de içinde bulunduğu özel halk otobüsünün yakınında gerçekleştiği öğrenildi. Kayseri'de, Erciyes Üniversitesi yakınlarında bir araçta patlama meydana geldi. Alınan bilgiye göre, Erciyes Üniversitesi yerleşkesinin Talas istikametindeki giriş kapısı yakınlarında bomba yüklü bir araç, çarşı iznine çıkan askerlerin de içinde bulunduğu halk otobüsünün yanında infilak etti. Genelkurmay Başkanlığı Kayseri’deki patlamada, 13 askerin şehit olduğunu, 48 personel’in de yaralandığını açıkladı. MHP Milletvekili Yusuf Halaçoğlu, telefonla bağlandığı CNN Türk televizyonuna, olayda kullanılan bombalı aracın 71 plakalı Şahin marka bir otomobil olduğunu belirtti. Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, saldırı hakkında "Beşiktaş'taki elim hadiseye benziyor" yorumunu yaptı.
NEDEN VE NİÇİN? BAŞTA MİT OLMAK ÜZERE;EMNİYET VE ASKERİ İSTİHBARAT GÖREVİNİ YAPMADI!..
Kayseri Erciyes Üniversitesi önünde patlama Kayseri'den son dakika haberi.. Kayseri'de Erciyes Üniversitesi kampüsünde bugün saat 08.45'de bir halk otobüsünde patlama meydana geldi. Patlamada yaralıların bulunduğu bildirilirken, olay yerine ambulanslar sevk edildi. DHA muhabirinin son dakika geçtiği habere göre şehitler ve yaralılar var. Otobüste çarşı iznine çıkan askerlerin bulunduğu belirtiliyor.
ŞİMDİ SORMAK ZAMANI; “DEREYİ GEÇERKEN AT DEĞİŞTİRİLMEZ” NE DEMEK?
Görgü tanıkların iddiasına göre halk otobüsünün yanına yaklaşan bir araçta patlama meydana geldi. Şehit ve yaralılar olduğunu belirten Kayseri DHA Büro Şefi Oktay Ensari'nin verdiği bilgiler şöyle: "Terör saldırısı olduğu netleşti. Görgü tanıkları, patlamanın 71 plakalı (Kırıkkale) bir araçta olduğunu belirtiyor. Otobüs, hareket halindeyken bir araç geliyor ve bombayı patlatıyor. Birinci Komando Tugayı var. Şehir merkezine gelirken Talas Tıp Fakültesi'nin bulunduğu duraktan yolcu alırken ya da kırmızı ışıkta beklerken patlama meydana geldi. Bir ceset var. Teröristin cesedi olduğu tahmin ediliyor. Olay yerine kimse alınmıyor. Araçtan geriye sadece bir şase kalmış geriye hiçbirşey kalmamış. Otobüs solunda ağır bir hasar alıyor. Burada önemli miktarda patlayıcı kullanıldığı sanılıyor. Patlamada kullanılan araç tanınmaz halde. 15 kadar yaralı olduğu belirtiliyor. Ölü ve yaralı sayısına ilişkin net bir açıklama yok. Kampüs alanı ile olay yeri arasında bir kilometre kadar bir mesafe var. Yaralılar hem fakülte hastanesine hem diğer hastanelere gönderiliyor. Bunun bir terör saldırısı olduğu netleşti. Patlama otobüsün sol tarafında gerçekleşiyor. Tüm yaralılar olay yerinden alınıp hastaneye götürüldü."
Ensari “Talas Caddesi, şehir merkezine 5-6 kilometre uzaklıkta. Orası yoğun bir yer değil. Okullar da tatil. Hafta içi yoğun olan bir yol. Aynı yol üzerinde komando tugayı kışlası var. Planlanmış bir olay gibi görünüyor. Sabah 08:45 sıralarında oldu. Şuan güvenlik önlemleri alınıyor. Bölge kontrol altında. Resmi görevliler dışında kimse alınmıyor. Patlama, kampüs içinde de duyuldu. Olaydan hemen sonra 6 dakika içinde ekipler olay yerine intikal etti. Görgü tanıkları, önce trafik kazası sandıklarını belirtti. Daha sonra otobüsünü savrulduğunu görmüşler. Otobüste kalabalık bir yolcu grubu olduğunu tahmin ediyorum. Erciyes Üniversitesi Hastanesi'nden çıkan hasta ve hasta ve hasta yakınlarının da ” dedi.
GENELKURMAY'IN AÇIKLAMASI: 13 ŞEHİT, 48 YARALI
Genelkurmay'dan yapılan açıklama şöyle: "17 Aralık 2016 Cumartesi günü saat 08:45 sularında Kayseri Komando Tugay Komutanlığından izine çıkan er ve erbaşları taşıyan araca yapılan bombalı araç saldırısında, 13 kahraman personelimiz şehit olmuş, 48 kahraman personelimiz yaralanmıştır. Yaralılar derhal bölgedeki hastanelere sevk edilerek tedavilerine başlanmıştır. Ayrıca menfur saldırıda sivil vatandaşlarımızın da yaralanmış olabileceği değerlendirilmektedir."
'TARZ İTİBARIYLA BEŞİKTAŞ'A BENZİYOR'
Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, Kayseri'de yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Beşiktaş'taki elim hadiseye benziyor. Maalesef yaralılar var. İçimizdeki hain unsurlar bizim insanımızın güvenliği için özel yetiştirmeye gayret ettiğimiz komandolarımızı hedef almışlar. Türkiye'yi asla bu hadise istikametinden saptırmayacaktır. Türkiye'nin güvenliği etrafındaki ülkelerin sınırlarından başlar. Türkiye içindeki, bu hadiselerin arkasında bu maşayı tutan eller var. Bunu biliyoruz biz. Ben hadisenin can zayiatı, şehit vermeden umarım atlatabiliriz diye düşünüyorum. Gelişmeleri sayın Başbakanımız arzu ettiği takdirde bilgi verebilir."
İÇİŞLERİ BAKANI VE ÇEVRE BAKANI OLAY YERİNE GİDİYOR 
Kayseri AK Parti Milletvekili Sami Dedeoğlu, olay yerine Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki’nin gittiğini belirtti. Dedeoğlu, yaralı sayısının 15-20’ye yakın olduğunun belirtildiğini kaydetti. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun da patlamanın gerçekleştiği Kayseri'ye gittiği belirtildi.
ERDOĞAN, AKAR’DAN BİLGİ ALDI
CNN Türk Muhabiri Murat Pazarbaşı, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’dan bilgi aldığını söyledi. Pazarbaşı, benzer şekilde Başbakan Binali Yıldırım’ın da Genelkurmay Başkanı Akar’dan ve ilgililerden bilgi aldığını belirtti. MHP Milletvekili Yusuf Halaçoğlu, telefonla bağlandığı CNN Türk televizyonuna, olayda kullanılan bombalı aracın 71 plakalı Şahin marka bir otomobil olduğunu belirtti.

15 Aralık 2016 Perşembe

Neden ve Niçin!.. Düşman parası, menfur Dolar Krizi baş gösterdiğinde, derhal "SABİT KUR"a ve zaten konvertibıl olan "MİLLİ PARA" sistemine geçiş yapılmadı? Yoksa "küresel değil kirli" bir oyun mu bu

MERKEZ BANKASI'NIN BEKLENTİ ANKETİNE GÖRE YIL SONU DOLAR TAHMİNİ (% 100 ARTIŞLA) 3.46 TL
TCMB (Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası) beklenti anketinde yıl sonu dolar kuru beklentisi 3.3369'dan 3.4602'ye yükseldi. Büyüme beklentisi ise 2,9'dan 2,6'ya geriledi. TCMB'nin finansal ve reel sektörde karar alıcı, uzman kişiler, profesyoneller ile yabancı finans kuruluşlarının uzmanları arasından seçilen 69 katılımcıyla gerçekleştirdiği "2016 yılı Aralık ayı Beklenti Anketi" yayımlandı. Buna göre yıl sonu dolar beklentisi 3.3369'dan 3.4602'ye çıktı. GSYH 2016 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 2,9 iken, bu anket döneminde yüzde 2,6'ya geriledi.
YIL SONU TÜFE BEKLENTİSİ GERİLEDİ: Aralık ayı için tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi bir önceki anket döneminde bulunduğu yüzde 0,55 düzeyinden bu anket döneminde yüzde 0,79'a çıktı. 2017 yılı ocak ayı TÜFE beklentisi aynı anket dönemlerinde sırasıyla yüzde 1,11 ve yüzde 1,21 oldu. Şubat ayı TÜFE beklentisi ise yüzde 0,58 olarak gerçekleşti. Cari yıl sonu TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 7,80 iken, bu anket döneminde yüzde 7,69 oldu. 12 ay ve 24 ay sonrası TÜFE beklentileri ise sırasıyla yüzde 8,04 ve yüzde 7,31 olarak kayıtlara geçti.
YIL SONU DOLAR/TL BEKLENTİSİ YÜKSELDİ: Yıl sonu döviz kuru (dolar/TL) beklentisi bir önceki anket döneminde 3,34 TL iken, bu anket döneminde 3,46 TL'ye yükseldi. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla 3,50 TL ve 3,63 TL oldu. 2016 yılı cari işlemler açığı beklentisi, bir önceki anket dönemine göre değişmeyerek 34 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. 2017 yılı cari işlemler açığı beklentisi ise bir önceki anket döneminde 36,7 milyar dolar iken, bu anket döneminde 36,8 milyar dolar oldu.
BÜYÜME BEKLENTİSİ YÜZDE 2,6'YA GERİLEDİ: Gayrisafi Yurt İçi Hasıla 2016 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 2,9 iken, bu anket döneminde yüzde 2,6'ya geriledi. Gelecek yıla yönelik büyüme beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla yüzde 3,3 ve 3,2 oldu.
GECELİK FAİZ ORANI: BİST Repo ve Ters-Repo Pazarı’nda oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 8,10 iken, bu anket döneminde yüzde 8,33 olarak gerçekleşti. TCMB Ağırlıklı Ortalama Fonlama Maliyeti beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 7,80 iken, bu anket döneminde yüzde 8,33 olarak kayıtlara geçti.
DİBS: Vadesine 3 ay ya da 3 aya yakın süre kalan Devlet İç Borçlanma Senetlerinin (DİBS) yıllık bileşik faiz oranı beklentileri, cari ay için yüzde 8,98 olurken 1, 3, 6, 12 ve 24 ay sonrası için sırasıyla yüzde 9,11, yüzde 9,33, yüzde 9,34, yüzde 9,237 ve yüzde 9,05 düzeyinde gerçekleşti. Vadesine 5 yıl ya da 5 yıla yakın süre kalan DİBS'lerin 12 ay sonrası ikincil piyasa yıllık bileşik faiz oranı beklentisi, bir önceki anket döneminde yüzde 10,56 iken bu anket döneminde yüzde 11'e çıktı. Aynı anket dönemlerinde, vadesine 10 yıl ya da 10 yıla yakın süre kalan DİBS'lerin 12 ay sonrası ikincil piyasa yıllık bileşik faiz oranı beklentisi ise sırasıyla yüzde 10,83 ve yüzde 11,18 oldu.
VADELİ REPO: TCMB bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı cari ay için yüzde 8 olurken, 3, 6, 12 ve 24 ay sonrası beklentileri sırasıyla yüzde 8,32, yüzde 8,44, yüzde 8,50 ve yüzde 8,33 seviyelerinde belirlendi.
SON DAKİKA: FED KARARIYLA DOLAR FİYATLARI PSİKOLOJİK SINIRI AŞTI
Fed'in 2017'de tahminlerden hızlı faiz artırıma gideceği beklentisi ile yükseldi. Karar öncesinde uluslararası piyasalarda 3.4650 TL'den işlem gören kur, 3.54 seviyesinin üzerini gördü. ABD Merkez Bankası'nın (Fed) gelecek yıl tahminlerden daha hızlı sıkılaşmaya gideceği beklentisi dolarda global bazda değer kazancına neden olurken, benzer gelişmekte olan ülke kurlarına paralel yükselen dolar/TL 3.50'nin üzerinde seyrediyor. Dün saat 18.00'de 3.4735/3.4768 seviyesinde olan dolar/TL 3.5435'e kadar yükseldikten sonra bu sabah saat 09.05'te 3.5179/3.5220 seviyesinden işlem gördü. Dün aynı saatte 3.5853/3.5858 seviyesinde olan sepet bazında TL bu sabah 3.6074/3.6118, euro/TL ise 3.6971/3.7018 seviyesinde.
DOLARDA YÜKSELİŞ DEVAM EDEBİLİR: Kapital FX Araştırma Uzmanı Enver Erkan, günlük harekette gelişmekte olan ülke para birimlerinin tamamında dolar karşısında değer kaybı olduğunu söyleyerek, "Dolar/TL'de 3.50 üzerinde seviyelerin korunması kurda yukarı eğilimin devamını getirebilir. Fed kararları, faiz artırımının gerçekleşmesi ve beklentilerin iki yerine üç artıma evrilmesi gelişmekte olan piyasalar açısından olumlu bir duruma işaret etmiyor. Yellen'ın tonlaması ve ekonomik gidişata ilişkin beklentiler biraz yumuşatılsa da genel olarak dolarda değerlenmeye neden olan kararlar oldu" dedi. Gün içinde ABD verilerinin izleneceğini söyleyen Erkan, "Lokal anlamda beklentilerin dışında bir gelişme olmadıkça TL kendi ülke grubuna paralel hareket içinde olacaktır. Bu seviyeler kurda duyarlılığın arttığı seviyeler, 3.50'nin üzerinde kalması yukarı potansiyeli artırır, kura yeni alım getirecek gelişmeler olursa 3.60'a hareket görebiliriz" dedi.
2017 İÇİN ÜÇ FAİZ ARTIŞI ÖNGÖRÜLÜYOR: Fed dün sonlandırdığı iki günlük toplantının ardından politika faizini artırırken, vergi indirimi, harcama ve regülasyonları azaltma gibi vaatleri bulunan Donald Trump yönetiminin ilk yılında daha hızlı faiz artışları olacağı öngörüsünde bulundu. Kısmen Trump yönetiminde görülmesi beklenen değişiklikleri göz önüne alan Fed, 2017 yılı için üç faiz artışı öngörürken, Eylül ayında iki faiz artışı bekleniyordu. Fed'in politika faizi oranları geniş çapta beklendiği üzere yüzde 0.5 ile yüzde 0.75 arasına çıkarıldı. Fakat daha hızlı parasal sıkılaşma olacağı beklentileri piyasalarda kısa vadeli ABD tahvilleri ve hisselerde satışlara neden oldu. Dolar diğer büyük para birimleri karşısında neredeyse 14 yılın zirvesini görerek Donald Trump sonrası başlayan ralliyi yeniden canlandırdı.
TAHVİL BONO PİYASASI: Tahvil-bono piyasasında ise 11 Şubat 2026 itfalı 10 yıllık gösterge tahvil dün spot kapanışta yüzde 11.46, valörde son işlemde yüzde 11.42 seviyesindeydi. Öte yandan 11 Temmuz 2018 itfalı tahvilde ortalama bileşik faiz dün spot kapanışta yüzde 11.13, valörde son işlemde yüzde 11.10 seviyesindeydi. Yellen: Kademeli faiz artışı devam edecek
ALTIN DEĞER KAYBETTİ: Fed'in faiz artırma kararı öncesinde 1,0640-1,0650 bandında seyreden avro/dolar paritesi, 1,0578'e kadar geriledi. Öte yandan, altının ons fiyatı kararlar takiben 1.160 dolardan 1,152 dolara gerilerken, ABD 10 yıllık devlet tahvili faizi yüzde 2,44’den yüzde 2,47'ye yükseldi. Açıklama öncesi dalgalı seyreden ABD borsaları, toplantının karar metnini takiben kayıplarını artırdı. Şu sıralar, Dow Jones Endeksi yüzde 0,06, S&P 500 Endeksi yüzde 0,26, Nasdaq Teknoloji Endeksi de yüzde 0,26 düşüşle işlem görüyor. Faiz kararının arından Brent tipi ham petrolün varil başına fiyatı ise 54,65 dolardan 54,13 dolara geriledi. Küresel piyasalar, şu andan itibaren Fed Başkanı Janet Yellen'in basın toplantısına odaklandı. TSİ 22:30'da başlayacak toplantıda faiz artırım kararını değerlendirecek Yellen'in, özellikle yeni yönetimin ekonomi politikaları ve para politikasının geleceğine ilişkin açıklamaları dikkatle takip edilecek.

12 Aralık 2016 Pazartesi

Bu işin içinde bir iş var!.. Önce Türkiye Genelinde; "Temiz Eller Operasyonunun meşhur savcısı DiPietro" misali kapsamlı bir operasyon yapıldığı söyleniyor, akabinde ihanet bombaları peş peşe patlatılıyor?..

ÖNCE TÜRKİYE GENELİNDE 40 BİN 507 POLİSLE ‘HUZUR TÜRKİYE’ OPERASYONU YAPILDI! (09 ARALIK 2016)
81 ilde 5 bin 863 ekiple 08 Aralık 2016 Perşembe Gecesi 'Huzur Türkiye' operasyonu yapıldı. Türkiye genelinde uygulanan bu eş zamanlı operasyona 40 bin 507 polis, helikopterler ve en modern araçlar katıldı. (AA, DHA 09 Aralık 2016-22.10)
Böylece, İstanbul’da 1.5 yıldır uygulanan asayiş “Yeditepe Huzur Uygulaması” Türkiye geneline yayılmış oldu. Dün akşam (08 Aralık 2016 –  Perşembe & 09 Aralık 2016 - Cuma) Türkiye genelinde 81 ilde 5 bin 863 ekip, 40 bin 507 personel, 7 helikopter, 10 deniz aracı, 138 dedektör köpeğin katıldığı “Türkiye Huzur” operasyonu gerçekleştirildi. Uygulamaların İstanbul ayağında İl Emniyet Müdürü Dr.Mustafa Çalışkan uygulama noktalarını denetledi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nce her gün bir ilçede, 15 günde tüm il genelinde yaptığı uygulamalara dün gece de devam etti. İl Emniyet Müdürü Dr.Mustafa Çalışkan’ın göreve başlamasıyla projelendirilen çalışma 39 ilçede eş zamanlı düzenlendi. “Yeditepe Huzur Uygulaması” adıyla 1.5 yıldır devam eden çalışmalar başarılı sonuçlar vermesi, dün akşam bir ilkin yaşanmasına sebep oldu. Asayiş ağırlıklı uygulama Türkiye geneline yayıldı. Öncelikli olarak asayiş suçlarını işlenmeden önlemeyi amaçlayan uygulamalar dün akşam 81 ilde eş zamanlı gerçekleştirildi.
İSTANBUL’DA 5 BİN POLİS: Uygulamaların İstanbul ayağı  200 noktada gerçekleştirildi. Asayiş Şube Müdürlüğü’nce planlanan uygulamada, farklı şubelerde ve ilçelerde çalışan 5 bin görev yaptı. İstanbul’un güvenliği için, kentte akşam görev yapan polisler, uygulama dışı bırakılarak rutin görevlerine devam etti.
GBT TARAMASI YAPILDI: İl genelinde, sabit yol uygulaması ve eğlence mekanları ile umuma açık yerlerde yapılan huzur uygulamasında, şüpheli araç ve yayalar durduruldu. Genel Bilgi Tarama (GBT) sistemi üzerinden suç kayıtlarına bakılan şüphelilerin üst aramaları yapıldı. Üzerinde suç unsuru bulunan yada haklarında yakalama kararı olan şüphelilerii gözaltına alındı. Uygulamada “Deniz Polisi” de, özel tekne ve yatlarda GBT uygulaması yaptı.
İL EMNİYET MÜDÜRÜ DENETLEDİ: İstanbul İl Emniyet Müdürü Dr. Mustafa Çalışkan uygulama noktalarını bizzat gezerek  polisleri denetledi. Kritik noktalarda görevli polis noktalarını da inceleyen Mustafa Çalışkan güvenlik tedbirlerinin alınması konusunda uyarılarda bulundu. Suç ve suçlularla mücadeleye aralıksız devam edileceğini vurgulayan Mustafa Çalışkan, uygulamaların amacının, suçlara işlenmeden engel olmak olduğunu ve İstanbulluların huzurunu sağlamayı hedeflediğini belirtti.
ÇALIŞKAN’IN YARDIMCILARI: Uygulamada, Dr. Mustafa Çalışkan’ın yardımcıları da denetim noktalarını gezerek, yaşanacak olumsuzluklara engel olmaya çalıştı. Devam eden uygulamanın gecenin ilerleyen saatlerinde sonlandırılacağı öğrenildi.
POLİS HELİKOPTERİ DENETİM YAPTI: Uygulamaya farklı birimlerden çok sayıda ekip katılırken, polis helikopteri de havadan denetim yaptı. Vatandaşlar, uygulamadan memnun olduklarını ifade etti.
Sadece Bir Gün Sonra; İSTANBUL'un Kalbinde Katliam, Soykırım, Cinayet ve Şiddet Patladı!..
(10 Aralık 2016 – Cumartesi, Saat: 22.29 ve 22.30)
Son dakika haberi: (dün) Şehit sayısı 39'a yükseldi... Hain saldırıyı TAK üstlendi!
Hain saldırıdan bir son dakika haberi daha... İstanbul Beşiktaş'ta Vodafone Arena yakınında iki patlama meydana geldi. patlamalarda  30'u polis 8'i sivil, 1'i kimliği tespit edilememiş 39 kişi şehit oldu, 154 kişi yaralandı. Öte yandan İstanbul'daki alçak saldırıda kendini patlatan o teröristin görüntüleri ortaya çıktı. Alçak saldırıyı terör örgütü PKK'nın kolu olan TAK üstlendi.  Son dakika: İstanbul Beşiktaş'ta Vodafone Arena yakınında iki patlama meydana geldi. Gelen haberlerine göre; patlamalarda  30'u polis 8'i sivil, 1'i kimliği tespit edilememiş 39 kişi şehit oldu.  Saldırılar nedeniyle yaralananların sayısı ise 154 olarak açıklandı.
ŞEHİT SAYISI 39'A YÜKSELDİ: Dün meydana gelen patlama sırasında Taksim'e giden dolmuşta yaralanan 28 yaşındaki bankacı Selin Çelik, Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne getirildi. Yoğun bakımda tedavisi yapılan Selin Çelik yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit oldu. Çelik'in otopsi için cenazesi Adli Tıp Kurumu'na götürüldü. 
PKK ÜSTLENDİ: Beşiktaş'taki alçak saldırıyı terör örgütü PKK'nın kolu olan TAK üstlendi. Haberi Reuters haber ajansı duyurdu. Başbakan Binali Yıldırım ve Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş bugün yaptığı açıklamada, "İşaretlerin PKK'yı gösterdiğini" açıklamıştı. Süleyman Soylu, yaptığı açıklamada, "Türkiye, PKK, DEAŞ ve FETÖ örgütlerinin hedef alanında bulunmaktadır. Güvenlik kuvvetlerimiz 24 saat tedbir almak, vatandaşımızın huzur ve güveni için çalışmak için çaba sarf ediyor. Bu konuda elbette ki gerek DEAŞ'ın, gerek PKK'nın, gerek de FETÖ'nün bu süreçte Türkiye'nin bu huzurunu ve istikrarını bozmak için çabası var. Buna dair istihbaratlar değerlendirilmekte ve tedbir alınmaktadır" ifadelerini kullandı.
İŞTE İSTANBUL'DAKİ HAİN SALDIRIDA KENDİNİ PATLATAN O TERÖRİST: Maçka parkında kendini havaya uçuran canlı bombanın görüntüleri hareket halindeki bir otomobilin kamerasına yansıdı. Görüntülerde tek başına kaldırıma çıkarak ilerleyen terörist çok net bir şekilde görülüyor. Daha sonra teröristin hareketlerinden şüphelenen güvenlik birimlerinin ona doğru hareket ettiği görülüyor. Bu kayıttan saniyeler sonra da patlama meydana geliyor.
SAAT 22.29'DA  İKİ AYRI SALDIRI: Beşiktaş-Bursaspor maçının ardından saat 22.29'da, 45  saniye arayla Vodafone Arena yakınlarında iki ayrı terör saldırısı meydana geldi. Beşiktaş Vodafone Arena'da, Süper Toto Süper Lig'de Beşiktaş ile  Bursaspor arasında oynanan maçın bitiminde, taraftar stadı terk ettikten sonra  saat 22.29'da bölgedeki çevik kuvvet polislerini hedef alan iki ayrı terör  saldırısı düzenlendi. İlk saldırı "Beleştepe" olarak isimlendirilen yerde, seyir halindeki  bomba yüklü bir aracın patlaması şeklinde gerçekleşti. İkinci saldırı ise 45  saniye sonra Maçka Parkı'nda yine polislerin bulunduğu bölgede durdurulmak  istenen bir teröristin kendisini patlatması sonucu meydana geldi. Anadolu yakasından bile duyulan patlamaların ardından olay yerine çok  sayıda ambulans sevk edildi. Yaralılar, çevredeki hastanelere kaldırıldı. Terör saldırısının ardından Meclis-i Mebusan ile Dolmabahçe caddeleri  bir süre trafiğe kapatıldı. Çevrede şüphelenilen paketler, olay yerine çağrılan  bomba imha uzmanları tarafından kontrollü şekilde imha edildi.
ATATÜRK HAVALİMANI’NDA BAYRAKLAR YARIYA İNDİRİLDİ: Beşiktaş Vodafone Arena yakınlarında dün meydana gelen terör saldırısının ardından ülke genelinde 1 günlük yas ilan edildi. Bunun üzerine Atatürk Havalimanı’nda bulunan bayraklar yarıya indirildi.
YAYIN YASAĞI: RTÜK, Başbakanlık tarafından patlamaya ilişkin geçici yayın yasağı  getirildiğini bildirdi. Başbakan Binali Yıldırım, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve İstanbul  Valisi Vasip Şahin'i telefonla arayarak, konuya ilişkin bilgi aldı. Çalışmalarını İstanbul'da sürdüren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan  da terör saldırılarının hemen akabinde Başbakan Yıldırım, İçişleri Bakanı Soylu,  İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan ile ayrı ayrı telefonla görüştü. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı İrfan Fidan, Terör ve Örgütlü Suçlardan  Sorumlu Başsavcıvekili İsmail Uçar ile aynı büroda görevli 3 savcı, olay yerine  giderek inceleme yaptı. Başsavcılık, terör saldırısına ilişkin soruşturma  başlattı. Sağlık Bakanlığı, İstanbul'daki patlama sonrasında hastanelerde kan  ihtiyacının bulunmadığını duyurdu.
BAKANLAR İSTANBUL'A GELDİ: Ankara'daki çalışmalarını yarıda kesen Soylu, Sağlık Bakanı Recep  Akdağ, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, Gençlik ve Spor  Bakanı Akif Çağatay Kılıç İstanbul'a geldi. Soylu, Atatürk Havalimanında yaptığı açıklamada, "İki patlama olduğu  arkadaşlarımız tarafından değerlendirildi. Birisi tam stadın hemen üzerinde Süzer  Plaza ile yan yana olan, daha önce 'Beleştepe' denilen yerde, diğeri ise Maçka  Parkı'nda. Maçka Parkı'ndakinin canlı bomba olduğu değerlendiriliyor." diye  konuştu. Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Soylu, Akdağ, Kaya ve Kılıç,  terör saldırılarının meydana geldiği yerde inceleme yaptı, İstanbul Valisi Şahin  ve Emniyet Müdürü Çalışkan'dan bilgi aldı. Kurtulmuş ve beraberindeki bakanlar, saldırıda yaralananları tedavi  gördükleri Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp  Fakültesi Hastanesi'nde ziyaret etti.
YOĞUN BAKIMDAKİ 3 YARALININ DURUMU CİDDİ: Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, İçişleri  Bakanı Soylu, Sağlık Bakanı Akdağ, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Kaya,  Gençlik ve Spor Bakanı Kılıç, Emniyet Genel Müdürü Selami Altınok, İstanbul  Valisi Şahin ve İstanbul Emniyet Müdürü Çalışkan ile Polis Eğitim ve Kongre  Merkezinde (PEKOM) İstanbul'daki terör saldırısına ilişkin basın mensuplarına  açıklamalarda bulundu.
Kurtulmuş, terör saldırılarına ilişkin şu bilgileri verdi: "Maalesef dün 22.29 sıralarında Beşiktaş Vodafone Arena Stadının  çıkışında elim bir terör saldırıyla karşı karşıya kaldık. Beşiktaş-Bursaspor  arasındaki müsabakanın hemen bitiminde Beşiktaş taraftarı ve ardından Bursaspor  taraftarı stadı terk ettikten sonra staddaki asayişi sağlamakla görevli olan  çevik kuvvet polislerini doğrudan doğruya hedef alarak yapılan bombalı saldırı  oldu. Bombalı saldırı sırasında önce Beleştepe olarak isimlendirilen yerde oradan  geçmekten olan seyir halindeki bir araç patlatıldı ve 45 saniye sonra da Maçka  parkında yine polislerin bulunduğu bölgede bir kişi durduruldu ve o kişinin de  kendini patlatması sonucu 2 bombalı saldırıyla çok hain, çok alçak terör  saldırısıyla Türkiye olarak karşı karşıya kalmış olduk." Süleyman Soylu, "Bu iki patlamada milletimize üzülerek ve içimiz  yanarak belirtiyoruz ki şu anda Adli Tıp Kurumu'na sevk edilmiş 29 şehidimiz var.  İkisi sivil, biri emniyet müdürü, biri emniyet amiri olmak üzere toplam 27 polis  arkadaşımız. 166 şu ana kadar tespit edilen yaralımız var." dedi. Sağlık Bakanı Recep Akdağ ise saldırının ardından ilk 4 dakika  içerisinde ilk ambulansın olay yerine ulaştığını belirterek, 106 ambulansla ve  çok sayıda Ulusal Medical Kurtarma Ekibi elemanı ve 112 acil personeliyle  yaralılara müdahale edildiğini söyledi. Akdağ, "Hastanelerimizde kayıtlı hasta sayısı 166, bunlardan 20'si  evlerine gönderilebilmiştir. Şu anda halihazırda ameliyat halinde olan 17  kardeşimiz var. 6 kardeşimiz de yoğun bakımda, yoğun bakımda olan kardeşlerimizin  3'ünün durumu oldukça ciddi." diye konuştu.
İÇİŞLERİ BAKANI SOYLU: İKİ PATLAMADA 29 ŞEHİDİMİZ VAR: İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, yaptığı açıklamada, "Bu iki patlamada milletimize üzülerek ve içimiz yanarak belirtiyoruz ki şu anda Adli Tıp Kurumu'na sevk edilmiş 29 şehidimiz var." dedi. Tespit edilen 166 yaralı olduğunu belirten Soylu, "Yaralılarımızın bir kısmı taburcu edildi ve yaralılarımızın 23'ünün 17'si şu anda ameliyatta, 6'sı ise yoğun bakımda." ifadesini kullandı. Soylu, şöyle konuştu: "Beşiktaş- Bursaspor maçının hemen akabinde Bursaspor taraftarı tahliye olduktan sonra çevik kuvvet ekiplerimizin toplanma yerinde, saat 22.29'da el düzenekli olduğunu değerlendirdiğimiz bomba yüklü bir araç, el düzenek vasıtasıyla patlatılıyor ve olay yerinde şehitlerimiz ve yaralılarımız oluyor. Aynı dakikalarda 45 saniye sonra Maçka Parkı'nda yine bağlantılı olduğunu düşündüğümüz bir başka canlı bomba polisler tarafından fark ediliyor. Etrafı tertibat alınıyor, araç patlatıldıktan hemen sonra o da kendisini tertibat alan polislerin hemen ortasında patlatıyor. Burada içimizin yandığını ifade etmek istiyorum." İçişleri Bakanı Soylu, "Bu leş sürüsüne diyeceğim o ki tamamen temizleyene kadar ve bitirene kadar sözümüz onlara o dur ki bu mücadelemiz acımasızca devam edecektir. Kimsenin mazeretine bakmayacağımızı, bu akşam hastanelerde ziyaret ettiğimiz, yüz yüze geldiğimiz ve ahitleştiğimiz arkadaşlarımızın hepimize, bütün bakan arkadaşlarımıza, Sayın Başbakan Yardımcımızın başkanlığında, belki lafzen değil ama kalben verdiğimiz sözdür. Bu memleket çok badirelerden geçti, milletimizin sabrıyla, vakarıyla ve asaletiyle bunları da geçireceğimize inanıyoruz. Tekrar başımız sağolsun ve geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz." dedi.
GÖZALTI SAYISI ATTTI: İçişleri Bakanı Soylu, patlayan aracın tespitinden yola çıkılarak şu anda yapılan operasyon çerçevesinde 10 kişinin gözaltına alındığını söyledi. Sağlık Bakanı Akdağ: 3 kişinin durumu ağır Sağlık Bakanı Recep Akdağ, "Hastanelerimizde kayıtlı hasta sayısı 166, bunlardan 20'si evlerine gönderilebilmiştir. Şu anda halihazırda ameliyat halinde olan 17 kardeşimiz var. 6 kardeşimiz de yoğun bakımda, yoğun bakımda olan kardeşlerimizin 3'ünün durumu oldukça ciddi." dedi.  (AA)
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN YAZILI AÇIKLAMA YAPTI
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beşiktaş'taki terör saldırılarıyla ilgili yazılı açıklama yaptı. TERÖR ÖRGÜTÜNÜN ADININ VE YÖNTEMİNİN HERHANGİ BİR ÖNEMİ YOKTUR" Açıklama şu şekilde: "Bu gece, Beşiktaş'ta, güvenlik güçlerimize ve vatandaşlarımıza yönelik bir terör saldırısı gerçekleştirilmiştir. Beşiktaş-Bursaspor karşılaşmasının hemen arkasından yaşanan patlamaların, mümkün olan en büyük can kaybını verdirmeyi hedeflediği anlaşılmaktadır. Bu eylemler neticesinde, maalesef, şehitlerimiz ve yaralılarımız vardır. Şehitlerimize Allah'tan rahmet, yaralılarımıza Rabbimden acil şifalar diliyorum.Terörün, her türlü değeri ve ahlakı çiğneyen yüzünün en çirkin haline, bu gece İstanbul'da, bir kez daha şahit olduk. Türkiye ne zaman, geleceğe yönelik olumlu bir adım atsa, cevabı hemen, terör örgütleri eliyle kan, can, vahşet, kaos olarak önümüze gelmektedir. Son yıllarda defalarca yaşadığımız bu alçak saldırıyı yapan terör örgütünün adının ve yönteminin herhangi bir önemi yoktur. PKK'sıyla, DEAŞ'ıyla, FETÖ'süyle tüm terör örgütleri aynı amaç için ülkemize ve milletimize saldırmaktadır"
"BU SALDIRILAR, BİZİM ŞEVKİMİZİ VE KARARLILIĞIMIZI TÖRPÜLEMEK YERİNE, TAM TERSİNE DAHA DA KESKİNLEŞTİRİYOR" "Türkiye'nin, bu ahlaksız terör saldırısından sonra da yaralarını kendisinin saracağını, yasını hakiki dostlarıyla birlikte kendi başına tutacağını, yasak savma kabilinden açıklamalar dışında yanında kimseyi bulamayacağını biliyoruz. Terörle mücadele eden Türkiye'nin ve Türk milletinin yanında yer almak yerine, terör örgütlerini ve teröristleri desteklemeyi tercih eden ülkelerin, bu olaydan sonra farklı davranmalarını beklemek için sebebimiz kalmamıştır. Allah'ın yardımıyla, ülke ve millet olarak, terörün, terör örgütlerinin, teröristlerin ve elbette onların arkalarındaki güçlerin üstesinden geleceğimizden kimsenin şüphesi olmasın. Bu saldırılar, bizim şevkimizi ve kararlılığımızı törpülemek yerine, tam tersine daha da keskinleştiriyor. Mücadelesini, “ölürsem şehit, kalırsam gazi" anlayışıyla veren bir milleti yolundan döndürecek bir silah daha icat edilmemiştir"
"MÜCADELEMİZİ DURMADAN, DURAKSAMADAN SÜRDÜRECEĞİZ" "Biz, meselelerimizin üzerinden gelecek dirayete ve cesarete sahibiz. Tıpkı bölücü terörle mücadelede, tıpkı 15 Temmuz'da verdiğimiz şehitlerimiz gibi, bu gece Beşiktaş'taki kayıplarımızı da yüreğimize gömecek, onların hatıralarını ilanihaye yaşatacak, ama aynı zamanda hedeflerimiz doğrultusunda kararlı bir şekilde yürümeye devam edeceğiz. Bin yıldır bu toprakları vatan yapmak için döktüğümüz kanlara yenilerinin eklendiğini, ekleneceğini bilerek, mücadelemizi durmadan, duraksamadan sürdüreceğiz. Devlet ve millet olarak bu olayın ve müsebbibi canilerin peşini asla bırakmayacağız. Bir kez daha şehitlerimize Allah'tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum"
BAŞBAKAN YILDIRIM'IN AÇIKLAMASI: Başbakan Yıldırım, terör saldırısına ilişkin yazılı açıklamasında,  şunları aktardı: "Hayata, huzura, mutluluğa pusu kuran katiller devlet ve milletimizin  bütünlüğüne halel getiremeyecekler, Türkiye'yi demokrasi ve hukuk yolundan  çeviremeyeceklerdir. Aziz milletimize şimdiden büyük sabır ve metanet diliyorum.  Aziz şehitlerimizin kanı yerde kalmayacaktır. Yaralılarımıza şifa diliyorum.  Hayata kasteden katiller ve kendi bedenlerini de imha eden o aşağılık ruhları  ölüme gönderen odaklar da hak ettikleri cevabı alacaklardır. Hükümetimiz ve  bakanlarımız alçak saldırının aydınlanması için bütün dikkatiyle teyakkuz  halindedir. Allah birlik ve beraberliğimizi bozmasın ve daima insanlığın vicdanı  olan ülkemizi, milletimizi ve devletimizi korusun."
ÜÇ BAKAN YARALILARI ZİYARET ETTİ: Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Sağlık Bakanı Recep Akdağ ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, Hamidiye Şişli Etfal Eğitim Ve Araştırma Hastanesi'ne geldi. 3 bakan hastanede tedavi olan yaralıları ziyaret etti. (DHA)
'İKİ PATLAMA OLDUĞU DEĞERLENDİRİLİYOR': İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "İki patlama olduğu  arkadaşlarımız tarafından değerlendirildi. Birisi tam stadın hemen üzerinde Süzer  Plaza ile yan yana olan, daha önce 'Beleştepe' denilen yerde, diğeri ise Maçka  Parkı'nda. Maçka Parkı'ndakinin canlı bomba olduğu değerlendiriliyor." dedi. Soylu, Sağlık Bakanı Recep Akdağ ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı  Fatma Betül Sayan Kaya ile Ankara'dan İstanbul'a gelişinde Atatürk Havalimanında  İstanbul'daki patlamaya ilişkin açıklama yaptı. Soylu, "Öncelikle milletimize geçmiş olsun, çok hain ve alçak bir  planla gerçekleştirilmiş bir olay, "İki patlama olduğu arkadaşlarımız tarafından  değerlendirildi. Birisi tam stadın hemen üzerinde Süzer Plaza ile yan yana olan,  daha önce 'Beleştepe' denilen yerde, diğeri ise Maçka Parkı'nda. Maçka  Parkı'ndakinin canlı bomba olduğu değerlendiriliyor" dedi. Soylu, bunların teyide muhtaç bilgiler olduğunu vurgulayarak, şöyle  konuştu:  "Şu anda bütün arkadaşlarımız olayın aydınlatılması noktasında  çalışmalarını sürdürüyorlar. Yaralılar Şişli Etfal başta olmak üzere yakın bir  çok hastaneye sevk edildi. Sağlık Bakanımız, Aile ve Sosyal Politikalar  Bakanımızla ilk önce olay yerine gideceğiz. Milletimize ve özellikle polis  teşkilatımıza, emniyet teşkilatımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Şehit  konusunda şimdi değil biraz sonra vali ve emniyet müdürümüzle bir değerlendirme  yaptıktan sonra kamuoyuna açıklama yapağız. Olay yerine gidiyoruz." 
5 CUMHURİYET SAVCISI GÖREVLENDİRİLDİ: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Beşiktaş'ta çevik kuvvet ekibine yönelik düzenlenen saldırıya ilişkin terörden sorumlu başsavcı vekili İsmail Uçar ile 5 cumhuriyet savcısı görevlendirildi.
ŞEHİT POLİS, HALAÇOĞLU'NUN YAKINI: İstanbul Beşiktaş'taki terör saldırısında şehit olan polis memuru Mehmet Atıcı'nın, MHP Milletvekili Yusuf Halaçoğlu'nun yakını olduğu ortaya çıktı. Halaçoğlu, "Emmi oğlumuz polis memuru Mehmet Atıcı şehit düşmüştür" dedi. Sosyal paylaşım sitesi hesabından acı haberi duyuran Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Milletvekili Yusuf Halaçoğlu, şunları yazdı: "İstanbul'daki dünkü terör saldırısında Emmi oğlumuz polis memuru Mehmet Atıcı şehid düşmüştür. 22 yaşındaki şehidimizin cenazesi yarın pazartesi günü Adana'nın İmamoğlu ilçesinde saat 11.00'de toprağa verilecektir. Dualarınızı bekleriz. Allah bütün şehidlerimize rahmet eylesin." Diğer yandan şehit Atıcı'nın, soyadı ile ilgili olarak bilgi veren Halaçoğlu, "Ne yazık ki acı haberler alıyoruz ülke olarak. Benim de öz amca oğlum şehit oldu. Öz amca çocuklarıyız. Bizim soyadlarımız nüfus kütüğünde Atıcı ve Halaçoğlu olarak da geçiyor. Şehidimiz benim öz amcamın oğludur" dedi.

10 Aralık 2016 Cumartesi

SON DAKİKA! Yeni Anayasa Teklifi, "AKP parlamenterlerinin imzası ile" Meclise Sunuldu

YENİ ANAYASA TEKLİFİ MECLİS'E SUNULDU!..
AK Parti'nin anayasa değişikliği teklifini, AK Parti Grup Başkanvekili Elitaş, 316 imzayla TBMM Başkanı İsmail Kahraman'a sundu. Dün TBMM Başkanlığı'na sunulması beklenen ancak gerekçe yazımı nedeniyle bugüne sarkan teklifin son hali MHP'ye sunuldu. Teklif, TBMM Başkanlığı'na sunuldu.
TEKLİF MECLİS'TE
Dün TBMM Başkanlığı'na sunulması beklenen ancak gerekçe yazımı nedeniyle bugüne sarkan teklifin son hali MHP'ye sunuldu. MHP'nin onayının ardından teklif, TBMM Başkanlığı'na sunuldu. AK Parti Genel Sekreteri Abdülhamit Gül ile MHP'li Mehmet Parsak, Yeni Anayasa teklifini Meclis Başkanlığı'na sunduktan sonra saat 18.00'da TBMM'de basın toplantısı düzenleyecek. Anayasa'nın bazı maddelerinin değiştirilmesi için AK Parti ve MHP arasındaki görüşmelerde anlaşmaya varılmıştı.
ERDOĞAN'DAN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ YORUMU: 
İNŞALLAH YENİ BİR DÖNEMİN BAŞLANGICI OLSUN
Anayasa değişikliği teklifiyle ilgili konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Teklif bugün parlamentoya sunulacak. İnşallah yeni bir dönemin başlangıcı olsun." dedi. İstanbul Esenyurt Belediyesince yapımı tamamlanan projelerin toplu açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan, Anayasa değişikliği teklifiyle ilgili, "Teklif bugün parlamentoya sunulacak.Temennim odur ki Parlamento'dan bu, şöyle başarılı bir referandum oylamasıyla, 330'u aşacak şekilde geçer ve ondan sonra da Parlamento bunu milletimize taşıyacak, milletimize gelir. İnşallah yeni bir dönemin başlangıcı olsun." dedi. Termal tesisi duyunca iftihar ettiğini anlatan Erdoğan, eserlerin yapımı dolayısıyla belediye başkanı ve ekibini, yüklenici firmalardaki mimar, mühendis, işçileri tebrik etti.
"ŞAHADETE YÜRÜYEN KARDEŞLERİMİZİ UNUTMAK MÜMKÜN MÜ"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Esenyurt'un, İstanbul'un en sıkıntılı ilçelerinden biriyken, yapılan yatırımlarla şehrin en seçkin bölgelerinden biri haline geldiğini belirterek, törene katılanlara şöyle seslendi: "İnşallah önümüzdeki dönem Esenyurt çok daha büyük, çok daha güzel projelerle gelişmeye devam edecektir. Esenyurt sadece gelişmekle, güzelleşmekle kalmıyor, aynı zamanda kahramanlığıyla ve cesaretiyle de tevarüs ediyor. Sizler, 15 Temmuz gecesi buradan havalimanına kadar olan 22 kilometrelik yolu yürüyerek o çağrıma farklı bir cevap verdiniz ve 29 gün meydanlarda demokrasi nöbeti tuttunuz. Şehadete yürüyen kardeşlerimizi, gazilerimizi unutmak mümkün mü? Unutmayacağız, unutturmayacağız. Çanakkale unutulur mu? Kurtuluş Savaşı unutulur mu? İstanbul'un fethi unutulur mu? Aynen bu da öyle. Bazıları diyor ki 'Unutturulmak isteniyor.' Hayır, ne unutacağız ne unutturacağız." İstanbul'un 15 Temmuz darbe girişimine verdiği 98 şehit, 948 gazi ve sokaklara dökülen yüz binlerce, milyonlarca insanıyla en güçlü direnişi gösteren şehirlerin başında geldiğini kaydeden Erdoğan, "Şehitler tepesini boş bırakmayan bu kutlu vazifeye talip olan tüm kardeşlerime bir kez daha teşekkür ediyorum." ifadesini kullandı.
"HİÇBİR GÜCÜN KARŞISINDA EĞİLMEDİK"
Erdoğan, "Dik dur eğilme, bu millet seninle" sloganları üzerine, "Biz Allah'tan başka hiçbir gücün karşısında eğilmedik, eğilmeyiz. Sadece rükuda eğildik." diyerek, Arif Nihat Asya'nın "Bir Bayrak Rüzgar Bekliyor" şiirinden "Şehitler tepesi boş değil/Toprağını kahramanlar bekliyor/Ve bir bayrak dalgalanmak için/Rüzgar bekliyor" dizelerini alıntıladı. Erdoğan, "Milletimiz 15 Temmuz gecesi bayrağını dalgalandıracak o rüzgarı bizzat kendisi estirdi. Böyle bir millete mensup olduğum için Rabbime hamd ediyorum. ya Rab sana hamdolsun, bizi böyle bir milletle haşrediyorsun. ya Rab, ebedi alemde de bizleri sevgili habibinin liva-ül-hamd ismiyle müsemma sancağı altında da beraber haşreyle." diye konuştu.
"BENİ ENTERESE ETMEZ"
Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan, pek çok kişinin 15 Temmuz'u tarihin akışı içinde hak ettiği konuma hala tam olarak oturtamadığını belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Gerçekten de bazı hadiselerin önemi zamanla ortaya çıkar. Çanakkale'de gözünü kırpmadan düşmanın üzerine yürüyen askerimiz bunu tarihe geçmek için değil, inancını ve vatanını korumak gayesiyle yapıyordu. Kurtuluş Savaşı'nda 'artık ayağa kalkamaz' diye bakılan bir milleti ve ülkeyi yeniden ayağa şahlandıran, yeniden ayağı kaldıran yine bu inançla mücadele ediyordu. Aynı şekilde Cumhuriyet döneminde verilen mücadelelere baktığımızda bu hadiselerin her birinin milletimizin tarihinde çok önemli kırılma noktaları olduğunu görüyoruz. 15 Temmuz da ülkemizin ve milletimizin tarihinde işte böyle bir dönüm noktası, böyle bir yol ayrımıdır. Türkiye'nin geçtiğimiz 14 yılda yaşadığı büyük dönüşüm, 15 Temmuz'da hem gerçek yerine oturmuş hem de yeni bir istikamet kazanmıştır. İşte çıldırıyor Batı, niye? ' Türkiye niçin böyle güçleniyor?' Elhamdülillah şu an milli gelir itibarıyla Türkiye bu yarışın içerisinde 'Ben varım' diyor. Kişi başına milli geliriyle 'Ben varım' diyor. Onun için çılgına dönüyorlar. Türkiye 'nin büyümesini engellemek için silah dahil her türlü yola, kan dökmek dahil her türlü yönteme başvurulabileceğini 15 Temmuz'da hep birlikte yaşayarak gördük."
"BEN BURADA MİLLETİME BAKARIM"
"İdam" sloganları üzerine Erdoğan, şunları söyledi: "Ben bu konuda düşüncemi açıkladım. Milletin idam talebine, parlamento kararını verir. Parlâmento kararını verdikten sonra bana gelirse 'Ben de bunu onaylarım' dedim. Batı şöyle diyor, böyle diyor beni enterese etmez. Ben burada milletime bakarım, hakka bakarım. Bizi yıkmak için vurulan darbeler, hamdolsun birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi güçlendirdi, hala da güçlendiriyor. 1990'ların, gönüllerin ve ideallerin paramparça olduğu Türkiyesinden bugünün yüreklerin toplu vurduğu 2023 hedefleri için sımsıkı bir araya geldiğimiz bir Türkiye... Ne diyor üstad? 'Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir/Oluklar çift, birinden nur akar, birinden kir.' Birileri bizim oluklarımızdan kir akıtmaya çalıştıkça, milletimiz inancıyla ve dirayetiyle her seferinde nur akan olukların önünü açmıştır. Elhamdülillah. İnşallah önümüzdeki dönemde bir olarak, iri olarak, diri olarak, kardeş olarak, hep birlikte Türkiye olarak çok daha büyük başarılara sahip olacağız." Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan, 15 Temmuz'da milletin darbecilere karşı darbe indirdiğini ifade ederek, "Onlar bize darbe indirmeye kalktılar, ama milletin karşı darbesiyle tokadı yediler. Son 200 yılda çeşitli defalar tekrarlanan bir hesaplaşmanın bu, son perdesidir. Türkiye 'yi kim kurtarır, Türkiye nasıl kurtulur sorularına 200 yıldır aradığımız cevabı, 15 Temmuz'da kati olarak bulduğumuzu düşünüyorum. Türkiye'yi ancak millet kurtarabilir. Türkiye 'yi ancak milletle birlikte hareket ederek kurtarabiliriz. Halbuki biz asırlardır çareyi, çözümü, ilacı hep dışarıdan ithal ürünlerle halletmeye çalıştık, o formüllerle çözmeye çalıştık. Çarenin millet olduğunu ancak 5 milyon kilometrekarelik bir devleti, 780 bin kilometrekareye düşürdükten sonra bulabildik. Bizi nasıl erittiler? Nasıl bizi yediler bitirdiler?" dedi.
"KARŞIMIZDAKİ FOTOĞRAF ÇOK AÇIK"
" Türkiye olarak son 3-4 yıldır öyle olaylar yaşıyor, öyle gelişmelere şahit oluyoruz ki inanın diğer ülkeler bizi hem büyük bir gıptayla hem de şaşkınlıkla izliyor. Ama evelallah son yarım asrını bizzat yaşamış, tarihini de gayet yakından bilen bizler için karşımızdaki fotoğraf çok açık. Ne zaman kendimizi toparlamaya, yeni hedefler belirleyip, o doğrultuda yürümeye kalkıştıysak aynı şey oldu. Kimi zaman dışarıdan kimi zaman içeriden yapılan saldırılar nedeniyle dikkatimizi, enerjimizi, imkanlarımızı sürekli savunmaya hasretmek zorunda kaldık. Bu defa da aynı oyun, tutmayacak, tutmayacak. Yürüyüşümüz kararlı olacak, tereddüt yok."
"TEMENNİM 330'U AŞACAK ŞEKİLDE GEÇER"
"Bugün yanılmıyorsam hükümet, yeni anayasayla ilgili hazırlıkları Parlâmento 'ya sunacaklardı. Temennim odur ki Parlâmento 'dan bu, şöyle başarılı bir referandum oylamasıyla, 330'u aşacak şekilde geçer ve ondan sonra da Parlâmento bunu milletimize taşıyacak, milletimize gelir. Bütün bunlara hazır mısınız? İnşallah Parlamentomuz da buna hazır olduğunu sizlere getirmek suretiyle ortaya koyar. Milletimiz için hayrolsun, ülkemiz için hayrolsun. İnşallah yeni bir dönemin başlangıcı olsun."
MHP'YE İLETİLEN ANAYASA TEKLİFİNİN DETAYLARI! TÜM SEÇİMLER 2019'DA
Yeni Anayasa teklifinin ayrıntıları ortaya çıktı. Teklife göre; Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve genel seçimler 2019 Kasım, yerel seçimler ise 2019 Mart'ta yapılacak. AK Parti ve MHP'nin uzlaştığı yeni Anayasa teklifi ile ilgili geri sayım başladı. Dün TBMM Başkanlığı'na sunulması beklenen ancak gerekçe yazımı nedeniyle bugüne sarkan teklifin son hali MHP'ye sunuldu. MHP'nin onayından sonra teklif, TBMM Başkanlığı'na sunulacak. MHP'ye iletilen teklifin detayları da ortaya çıkmaya başladı. Teklife göre; Cumhurbaşkanlığı seçimi ve genel seçimler 2019 yılının kasım ayında yapılacak.Yerel seçim 2019 yılının mart ayında olacak. Cumhurbaşkanı parti üyesi olabilecek. HSYK'nın yapısı değişiyor. TÜM SEÇİMLER 2019'DA: Milletvekili sayısı 2019 sonrası için 600 olarak öngörülürken yedek vekillik de teklifte yer alıyor. Teklife göre Cumhurbaşkanlığı seçimi ve genel seçimler 2019 yılının kasım ayında yapılacak. Yerel seçim 2019 yılının Mart ayında olacak. Seçilme yaşı ise 18'e düşüyor. Yedek milletvekilliği sistemi getiriliyor. HSYK ÜYESİ KURAYLA SEÇİLEBİLİR:  HSYK'nın yapısı değişiyor. HSYK üyelerinin yarısını Cumhurbaşkanı yarısını TBMM seçecek. TBMM'deki HSYK seçimlerinde ilk iki turda beşte üç çoğunluk aranacak. Seçim son tura kalırsa kura devreye girecek. Anayasa Mahkemesi'nin üye sayısı 15'e düşürülüyor. JANDARMA MGK'DAN ÇIKIYOR: Askeri yargı kaldırılıyor. Jandarma Genel Komutanı MGK üyeliğinden çıkarılıyor.
İŞTE MADDE MADDE TEKLİFİN AYRINTILARI:
- Cumhurbaşkanı yürütmenin başı olacak ve başbakanlık kalkacak.
- Partisiyle ilişiği kesilmeyecek cumhurbaşkanının kararname çıkarma yetkisi olacak.
- Cezai sorumluluğu olacak cumhurbaşkanının Yüce Divan'a sevki için de kademeli formül öngörülüyor.
- Cumhurbaşkanının parti üyeliği 2018'de, cezai sorumluluğu 2019'da başlayacak.
- HSYK'nın yapısı değişiyor.
- HSYK üyelerinin yarısını Cumhurbaşkanı yarısını Meclis seçecek.
- HSYK seçimlerinde ilk 2 turda 5'te 3 çoğunluk aranacak.
- HSYK seçimleri son tura kalırsa kura yöntemi devreye girecek.
- Askeri yargı kaldırılıyor.
- Yerel seçimler 2019 Mart'ta yapılacak.
- Anayasa Mahkemesi üye sayısı 15'e düşüyor.
- Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimler 2019 Kasım'da yapılacak.
- Jandarma Genel Komutanı, Milli Güvenlik Kurulu'ndan (MGK) çıkarılıyor.
- Milletvekili sayısı 600 olacak, seçilme yaşı 18'e inecek. Seçimlerin istikrarı, sağlıklı, sürekli ve düzenli dönem Meclis çalışmaları için 'hayati önemi haiz' YEDEK MİLLETVEKİLLİĞİ, olası Milli Delege Sistemi ve/veya Dar Bölge Seçim Sistemi tasarıda yok!.. BAŞBAKAN: PÜRÜZ YOK. Başbakan Binali Yıldırım, tüm maddelerde anlaşma sağlandığını, pürüz olmadığını söyledi. Yıldırım, anayasa değişiklik teklifiyle ilgili ayrıntı vermedi. İKİ PARTİDEN ORTAK AÇIKLAMA YAPILACAK. İçeriği iki parti adına çalışmaları yürüten Mehmet Parsak ve Abdulhamit Gül'ün basın toplantısıyla açıklanacak.

9 Aralık 2016 Cuma

ALMAN YARGIÇLAR BİRLİĞİ'nden Türkiye'ye tokat gibi cevap ve YBP'nin randevu istemine red!..

Alman "Yeni Yargıçlar Birliği Derneğinden" Türkiye’ye, tokat gibi cevap ve ağır bir ders!..
AKP’ye yakınlığı ile bilinen "Yargıda Birlik Platformu" başkanı Dr. Birol Kırmaz, Alman "Yeni Yargıçlar Birliği Derneği’nden" randevu talep etti.
Alman "Yeni Yargıçlar Derneği" adına Yönetim Kurulu başkanı Martin Wenning-Morgenthaler randevu talebine bakın nasıl bir yanıt verdi:
Sayın Kırmaz,
NRV (Alman Yeni Yargıçlar Derneği) temsilcileri ile görüşme isteğinize ilişkin 27 Şubat 2016 tarihli mektubunuz için çok teşekkür ederiz. Umarız isteğinize uygun davranışımızı anlayışla karşılarsınız....
YARGININ GÖREVİ HÜKÜMETİ KORUMAK DEĞİLDİR
NRV, demokrasi ve azınlıkların korunması ve özellikle devletin üçüncü erki olarak yargının bağımsızlığını savunmaktadır.
Bize göre yargı, diğer iki erk ile başa çıkabilecek yeterlilikte olmalıdır. Her erkte sahip olduğu araçları kötüye kullanma eğilimi mevcuttur. Bu nedenle, erklerin her tasarrufu, hizmet ettiği toplumun dikkatli bir denetimine tabi olmalıdır. Yargının görevi, hükümeti eleştirilere karşı korumak değil tam tersine yurttaşların temel haklarını korumaktır.
Gördüğümüz kadarıyla, günümüz Türkiyesi’nde bağımsız yargının bu prensipleri hiç bir şekilde hayata geçirilmemektedir.
Türkiye’de demokrasi ve hukuk devletinin durumuna ilişkin ürkütücü bilgilere sahibiz.
Hükümet üyelerine ve yüksek bürokratlara karşı soruşturma başlatan yargıç ve savcıların görev yerleri değiştirilmiş ya da meslekten ihraç edilmişlerdir. Onların soruşturmaları, özellikle yolsuzluk iddialarıyla ilgili olanlar düşürülmüştür. Mesleki görevleri kapsamında yasadışı silah kaçakçılığı şüphesiyle bir tırı kontrol eden üç savcı ve bir polis (jandarma komutanı) bir kaç aydır cezaevindedirler.
Muhaliflerin ve Kürtlerin savunmasını üstlenen avukatların kendileri suçlanmış ve tutuklanmışlardır.
Üzüntü verici gidişatı eleştiren gazeteciler ve politik olarak aktif yurttaşlar suçlanmış ve tutuklanmışlar, kamu hizmetlerinden uzaklaştırılmışlardır. 
Bütün bu uygulamalara yargıçlar ve savcılar tarafından izin verilmektedir. Bu nedenle, mevcut durumda birçok yargıç ve savcının, bunun Türkiye’nin üstün çıkarlarına uygun olduğu bahanesiyle kendilerini hükümete ve onun temsilcilerine teslim ettiklerini düşünüyoruz.
Bu koşullar altında, bizim izlenimlerimize göre, hükümete çok yakın ve sorunun parçası olan bir yargıç örgütü ile temas kurma eğiliminde olmayışımızı anlayışla karşılayacağınızı umuyoruz.
Böyle temaslarla örgütünüze tanınırlık görüntüsü verme niyetinde değiliz.
Saygılarımla, Martin Wenning-Morgenthaler - Yönetim Kurulu Başkanı
((Gönderen: DR. Kayaalp Buyukataman Turkish Forum - Dunya Turkleri Birligi <kb@turkishforum.com.tr> adına eturkiyeyizbiz@googlegroups.com <eturkiyeyizbiz@googlegroups.com> 09 Aralık 2016-Cuma)

6 Aralık 2016 Salı

MHP'nin Duayenleri, Milliyetçi Hareket Camiası; Hakiki ve Samimi Ülkücü Gençlik Adına "Tarihi, Kadim ve Gerçek; Dava, Manâ ve Misyon Sahiplerinden" Devlet Bahçeli'ye Tarihi ve Tabii UYARI & ÇAĞRI !..

Sayın Devlet Bahçeli
MHP Genel Başkanı,
12 Eylül 1980 öncesi Milliyetçi Hareket Partisi Milletvekilleri olarak, bu günün MHP Genel Başkanı, milletvekilleri, yöneticileri ve teşkilat mensuplarına sesleniyoruz:
Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin durup dururken “Erdoğan hukuka uymadığına göre, hukuku Erdoğan’a uyduralım” anlamındaki teklifi ile sözde “Başkanlık Sistemi!” yeniden gündeme getirildi. Tek kişiyi egemen kılan bu sistemin ülkemizi despotizme ve bölünmeye götüreceğini düşünüyoruz. Böylece rejim de, egemenlik de gizlice el değiştirmiş ve bir kişiye teslim edilmiş olacaktır.
Türk Milleti ve Devletinin egemenliği, kim olursa olsun bir kişiye teslim edilemez. Üstelik bu kişi, bir ve bütün olan Türk Milletini etnisitelere ve mezheplere ayrıştırıp, devlete ortak yapmaya uğraşan; Habur, Oslo, İmralı ve Dolmabahçe mutabakatlarından tanıdığımız kişi ise… Ülkemizin; bölücü PKK, PYD, YPG, IŞİD, FETÖ gibi terör örgütleri tarafından, içerden ve dışardan kuşatılmasının baş sorumlusu ise…!
Sözde “Başkanlık Sistemi” ile rahmetli Genel Başkanımız Alparslan Türkeş’in 1969’da ve 1996 bütçe görüşmelerinde bahsettiği “Başkanlık Sistemi”nin hiçbir ilgisi yoktur. Türkeş 1969’da, “Milli Devlet, Güçlü İktidar” için bu sistemi önermiştir. 1996 bütçe konuşmasında da; “Başkanlık Sistemi” ya da asli devlet görevleri arasında yer alan emniyet ve eğitim hizmetlerinin mahalli idarelere terki veya “ademi merkeziyet” anlamına gelecek usullerle değil; mevcut sistemin aksaklıklarının yine sistemin kendi yapısı içerisinde gidererek, ahenk ve uyumu temin edecek bir anlayışı hâkim kılarak sağlanmalıdır” demiştir. Türkeş, “ademi merkeziyeti” [özerklik] reddetmekte ve “mevcut sistemin [Parlamenter rejim] aksaklıklarını, yine sistemin kendi yapısı içerisinde gidermekten” bahsetmektedir.
BUGÜN TARTIŞILAN 
SÖZDE BAŞKANLIK SİSTEMİ
Bugün tartışılan sözde “Başkanlık Sistemi” ise, Türk Milletini etnik ve mezheplere ayrıştıran AKP siyasetinin gereği olarak, bu unsurlara göre devletin yeniden inşasını hedeflemektedir. Böylece, “ademi merkeziyet” ve “özerkliği” de içeren “çok-etnikli ortaklık devlet” kurulacaktır. Ancak bu defa PKK olmadan sürdürüleceği anlaşılan bu siyasetin olmazsa olmazı sözde “Başkanlık Sistemi” değil midir?
Yargı ve ordu gibi kurumlar “vesayet” altına alındığı, anayasa 132 defa değiştirildiği halde, Başbakanın “vesayet Anayasası değişecek” ısrarının anlamı ne olabilir? “Türk Milleti, egemenliğini seçtiği temsilcileri aracılığıyla ve halk oylaması yoluyla kullanır” şeklindeki AKP teklifinin yasalaşması değil midir?
Bu durumda, milletvekilleri gibi Başkan da seçilmiş olacağından, Meclis çoğunluğu ile birlikte egemenliği kullanarak; yasama, yürütme ve yargının yerine Başkan geçmiş ve Türkiye tek bir kişiye teslim edilmiş olacaktır. Meclis çoğunluğu ile dar bölge gibi seçim sistemi ve iki partili düzene geçilebilir, bir parti mecliste anayasayı değiştirecek çoğunluğa ulaşabilir, böylece “çok ortaklı devlet” kurma emeli gerçekleşebilir.
Değerli dava arkadaşlarımız, sayın milletvekilleri,  
Malum; pazarlıklarla da özü değişmeyen sözde “Başkanlık Sistemi”, BOP çerçevesinde Türkiye’yi “dönüştürme” projesidir. Hedefte  “millî egemenliğimizin” gaspı vardır; bu toptan yıkıma asla izin verilmemeli ve mutlaka HAYIR denilmelidir. Sizden, kutsal davamız adına bunu istemeye hakkımızın olduğunu düşünüyoruz. Saygılarımızla., 28 Kasım 2016
Ali Fuat EYÜBOĞLU (Yozgat), Agâh Oktay GÜNER (Konya), Mehmet DOĞAN (Kayseri), Sadi SOMUNCUOĞLU (Aksaray), Servet BORA (Yozgat), Tahir ŞAŞMAZ (Elazığ).

2 Aralık 2016 Cuma

DAHİLDE (İÇERİDE) YOĞUNLAŞAN: İHANETE ÇANAK, HAİNLERE YARDIM, YATAKLIK VE YALTAKLIK!.. "AVRUPA’NIN PKK SEVGİSİNİ KINAYALIM AMA DÖNÜP KENDİMİZE DE BAKALIM!.."

AVRUPA’NIN PKK SEVGİSİNİ, ELBETTE VE MUTLAKA ŞİDDETLE KINAYALIM; AMA DÖNÜP KENDİMİZE DE BİR BAKALIM!..
Belçika makamlarından izin alınarak Kasım ayında Brüksel’de yapılan menfur gösteride Belçika polisi, PKK’yı simgeleyen bez parçalarına ve ihanet şebekesi elebaşısı, bebek katili Abdullah Öcalan’ın resimlerinin taşınmasına "terör örgütüne aleni destek, açık himaye, yardım ve yataklık" durumu nedeniyle müdahale etmemiştir. Türkiye Cumhuriyetine karşı açık düşmanlık, şiddetli tahrik ve tahkir anlamına gelen, insanlık dışı "alçakça ve düşmanca" gösteride; Halihazır yürütülen terör soruşturmalarında ifade vermeye gitmediği için haklarında gözaltı kararı alınan HDP Şırnak parlamenteri (ve pkk temsilcileri) Faysal Sarıyıldız ve HDP Van Milletvekili Tuğba Hezer Öztürk ile PKK’nın sözde Avrupa liderlerinden ve hakkında kırmızı bültenle yakalama kararı bulunan (ama buna rağmen bütün AB hinterlandında serbestçe dolaşarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetine açıkça ve küstahça meydan okuyan) Remzi Kartal da yer almıştır.
CUMHURBAŞKANLIĞI SÖZCÜSÜ İBRAHİM KALIN
Avrupayı dize getirme ve menfur terör örgütüne yaşam alanı verdirmeme görev/vazife ve yetkisine haiz Cumhurbaşkanlığı sözcüsü İbrahim Kalın bu duruma usulen tepki göstererek ve aşağıdaki açıklamalarda bulunmuştur: “Belçika hükümeti, açıkça ortada olan gerçekleri inkar etmek yerine terörle mücadele konusunda samimi, kararlı ve ilkeli bir tutum benimsemeli, yaşanan vahim yanlışları düzeltecek adımları gecikmeksizin atmalıdır… Avrupa Birliği tarafından terör örgütü kabul edilen PKK’nın, Belçika’da rahatça faaliyet gösterdiği uluslararası kamuoyu tarafından bilinmektedir. Mart ayında düzenlenen Türkiye-AB Zirvesi sırasında Brüksel’de bir PKK çadırı açılarak terör propagandası yapılmasına, Ağustos ayında ise PKK terör örgütünün 1984 yılında gerçekleştirdiği ilk terör saldırısının yıl dönümü sebebiyle düzenlenen yürüyüşe izin verilmesi, Belçika makamlarının PKK konusunda izlediği politikayı açıkça ortaya koymaktadır.”
FEHRİYE ERDAL KATİLİ İLE ÇOK SAYIDA DHKP-C TERÖRİSTİ 
Kalın; Belçika’nın, Özdemir Sabancı suikastının faili Fehriye Erdal ile çok sayıda DHKP-C terör örgütü mensubunu da topraklarında himaye ettiğini, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında masum insanları katleden Fetullahçı Terör Örgütü mensuplarının faaliyetlerine göz yumduğunun bilindiğini de vurgulamıştır. Kalın ayrıca, halkın oylarıyla seçilmiş (milletvekili değil!.) parlamenter Mahinur Özdemir’in 1915 olayları hakkında şahsi kanaatleri gerekçe gösterilerek partisinden ihraç edildiğine dikkati çekmiştir: “Belçika hükümeti açıkça ortada olan gerçekleri inkâr etmek yerine, terörle mücadele konusunda samimi, kararlı ve ilkeli bir tutum benimsemeli, yaşanan vahim yanlışları düzeltecek adımları gecikmeksizin atmalıdır.”
SÖZDE NATO ÜYESİ TERÖRİST DEVLET
Sözde NATO üyesi (Adalet ahlâkı ve Hukuka saygılı, adil ve eşit ilkelere sahip, doğru, dürüst ve demokratik bir devlet olması gereken) Belçika’nın bu (asi ve mafyavari, çeteci zihniyete dayalı) tavır, davranış türü ve evrensel hukuka aykırı tutumunu onaylamak mümkün değildir. Şu hale nazaran; Her şeye egemen Cumhurbaşkanlığı kurumunun sözcüsü İbrahim Kalın haklı olarak Belçika’yı eleştirmektedir. PKK konusunda Türkiye Belçika’ya tepki gösterirken, Nisan 2016’da TİKKO yöneticisi Ermeni kökenli ASALA teröristi Armenak Bakırcıyan’a ait anıt mezarın Tunceli’de açılmasına göz yumulmuştur. Bu durum, ülkemizdeki hukuki ve yasal muhatapların iki yüzlülüğünü, çifte standart aczini, zayıflığını ve samimiyetsizliğini göstermektedir.
AGOS gazetesinin 28 Nisan 2015 tarihli sayısında yer alan habere göre; 26 Nisan 2016’da Tunceli’nin Nazımiye İlçesi’ne bağlı Aşağıdoluca (Harık) Köyü’nün Pembelik Baraj Gölü’nün kıyısında inşa edilen ve üzerinde “Ermeni soykırımını lanetliyoruz. Armenak Bakırcıyan’ı anıyoruz ve Hrant’ı anıyoruz. 100’üncü yılında Ermeni soykırımı devam ediyor” yazılı sözde Ermeni soykırım anıtı açılmıştır. Haberde, 1935 yılında kurulan Tunceli yerine “Dersim” adının kullanılması ve teröristlerden “kahramanlar” olarak söz edilmesi dikkat çekicidir. Bu haberin tekzip edilmemesi, sorumlulardan hesap sorulmaması ve Tunceli yerine dersim kelimesini "ad" olarak kullananların şiddetle men edilerek, cezalandırılmaması hayret ve ibreti muciptir.  
TUNCELİ’YE DERSİM DİYEN HAİNLER
Bahse konu menfur mezbelenin açılış töreninde sözde soykırım iddiaları içeren pankart açılmasını, millet adına yetkili ve görevli oldukları halde; Şiddetle men ve red etmeleri gereken bir rezilliği sadece izlemekle yetinmiş, bu iğrenç durum Türk milletini derinden yaralamış ve üzmüştür. Anıt mezarın üzerinde Hrant Dink’in adının yanında çeşitli zamanlarda öldürülen Ermeni teröristlerin de adı yazılmıştır. Törende üzerinde sözde soykırım iddialarının yazılı olduğu pankartlar bulunduğu için Jandarma ile törene katılanlar arasında gerginlik yaşanmıştır. Törene HDP Tunceli milletvekili adayları Alican Önlü ve Edibe Şahin, Tunceli Belediye Eş Başkanı Nurhayat Altun, HDP, DBP, DHF, EMEP, ESP, DERADOST, Partizan gibi dernek, parti ve örgütlerden temsilcilerin yanı sıra (onursuz ve sorumsuz "sözde" yetkililerden yüz bulan, pusudaki hain ve alçak) Yunanistan, Fransa ve diğer ülkelerden gelen Ermeni diasporası mensupları da katılmıştır.
19 Ocak 2007 tarihinde bir suikaste kurban giden gazeteci Hrant Dink’in adınının kalkan yapıldığı anıt üzerinde ASALA ve PKK’lı teröristlerden Armenak Bakırcıyan, Manuel Demir, Nubar Yanıkyan, Kevork Çavuş, Monte Melkonian, Antranik Uzunyan’ın da isimleri de vardır. TKP-ML/TİKKO’nun merkez komitesi Armenak Bakırcıyan, 13 Mayıs 1980 tarihinde Elazığ’da jandarmayla girdiği çatışmada öldürülmüştü.
GÜNEYDOĞU BELEDİYE TABELALARI REZİLLİĞİ; İHANET, ALÇAKLIK VE KÜSTAHLIK
Monte Melkonian ise Ermeni ASALA terör örgütünün liderlerindendi. 1993 yılındaki Karabağ Savaşı’na, Ermenistan Silahlı Kuvvetleri desteğindeki Ermeni milislerin komutanı olarak katılmıştı. 1980’li yıllarda ASALA örgütü adına Avrupa’da Türk diplomatlara karşı çeşitli saldırılarda bulunmuş ve karıştığı bu cinayetler sonrasında Fransa’da tutuklanmıştı. Ermenistan, bu terörist için anma pulu bastırmıştı.
Melkonian, Hocalı’ya yakın bölgede Ermeni askeri birliklerine komutanlık yaptıktan sonra Hocalı çevresinde gördüklerini günlüğünde anlatmıştır. Melkonian’ın ölümünden sonra Markar Melkonian, kardeşinin günlüğünü “Benim Kardeşimin Yolu” (My Brother’s Road: An American’s Fateful Journey to Armenia, I. B. Tauris,2005) isimli kitapta toplamış ve Hocalı katliamı için şunları yazmıştır: “Hocalı stratejik bir amaç olmasından başka aynı zamanda bir öç alma eylemiydi.”
ERMENİCE, İBRANİCE VE KÜRTÇE TABELALARA İZİN VEREN MENFURLAR
Türkiye Cumhuriyeti bu durumun biraz geçte olsa farkına varmış ki, Tunceli Valiliği TİKKO yöneticisi Armenak Bakırcıyan’a ait anıt mezarı yıkma kararı almıştır. Acaba Ermenistan’da ASALA Ermeni teröristlerin şehit ettikleri 36 Türk diplomat arasında bir Ermeni kökenli Türk vatandaşı diplomat olsaydı, bunun için Ermenistan’da bir anıt dikilir miydi? 36 şehit arasında bulunan Atina Büyükelçiliği Müsteşarı Haluk Sipahioğlu benim yakın arkadaşımdı ve Paris OECD Büyükelçiliğimizde birlikte görev yapmıştık.
HAKİKATTE, TÜRKİYE’Yİ TANIMAYAN AMERİKA
Bu kapsamda ABD’de Türkiye aleyhine çıkartılmış olan sözde Ermeni soykırımın her yıl 24 Nisan’da ABD Başkanı tarafından anılmasına yönelik 22 Nisan 1981 tarihli Kararname’nin ortadan kaldırılması amacıyla ABD’de başlatılmış olan girişime, Türk vatandaşlarının da destek vermesinin yerinde olacağını düşünüyorum. Bu amaç doğrultusunda ABD ve Türkiye’de ortaklaşa çalışacak bir Türk-Amerikan Platformu’nun kurularak etkin hale getirilmesinde yarar vardır.
YA LOZAN-I ABD’YE KABUL ETTİRMEK; MİLLİ MECLİSİNDE ONAYLATMAK VEYA REDDETMEK ZORUNDASINIZ
ABD Başkanlarından hiçbirisi Lozan Anlaşması’nı (24 Temmuz 1923) şimdiye kadar resmen tanımamıştır. ABD’deki Ermeni Diaspora’sına güç veren bu Kararname Türkiye aleyhine ayrımcılık yaratmıştır. Bunun için Lozan Anlaşması’nın ABD tarafından tanınmasının (recognition) sağlanması gerekir. Yeni ABD Başkanı tarafından alınacak karar, 1981 yılından bu yana yürürlükte olan kararnameyi etkisiz kılacaktır. 40’ncı ABD Başkanı Ronald Reagan’ın ilk başkanlık döneminde çıkarılan ve Türkiye’ye karşı uluslararası hukuk dışı bir yaptırım öngören kararnamenin kaldırılması için çaba harcanmalıdır. (TURKISHFORUM)