Cumhurbaşkanı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cumhurbaşkanı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Mart 2023 Cuma

Marmara Üniversitesi'nden Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın diplomasına ilişkin açıklama

 

Marmara Üniversitesi'nden Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın diplomasına ilişkin açıklama

Marmara Üniversitesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın mezuniyeti ve üniversite diploması olmadığı yönündeki iddialara ilişkin açıklama yaptı. Üniversiteden yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a 1 Kasım 1991'deki resmi başvurusu üzerine gerekli inceleme ve işlemler yapıldıktan sonra dönemin rektörü Prof. Dr. Orhan Oğuz ve dekanı Prof. Dr. Ömer Faruk Batırel'in imzalarıyla diplomasının verildiği belirtildi.

Marmara Üniversitesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın  mezuniyeti ve üniversite diploması olmadığı yönündeki iddialara ilişkin açıklama yaptı.

Üniversiteden yapılan yazılı açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Marmara Üniversitesinden mezuniyeti ve diploması hakkında görsel ve yazılı basın ile sosyal medyada yer alan bilgi kirliliğinin ortadan kaldırılması için kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi ihtiyacının ortaya çıktığı belirtildi.

"1974 YILINDA KAYIT YAPTIRDI"

Açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 1974'te Üniversitelerarası Seçme Sınavı'na girdiği, bu sınavın sonucunda verilen resmi sonuç belgesiyle İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisine bağlı ve 4 yıllık eğitim veren Aksaray İktisadi ve Ticari İlimler Yüksekokuluna öğrencilik hakkı kazandığı, aynı yıl 2443 öğrenci numarası ile bu okula resmen kayıt yaptırdığı aktarıldı.

"1981'DE MEZUN OLDU"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 1980-1981 eğitim-öğretim yılı içinde sorumlu olduğu bütün derslerden başarılı olarak 1981 yılının şubat ayında öğrenimini tamamladığı vurgulanan açıklamada, "Talebi üzerine 3 Nisan 1981 tarihinde dönemin dekanının imzasıyla düzenlenen 440-687 numaralı bir 'geçici mezuniyet belgesi' kendisine verilmiştir. Söz konusu tarihte Yüksekokul, Ticari Bilimler Fakültesine dönüştüğünden Cumhurbaşkanımızın mezuniyeti, dönemin diğer mezuniyetleri gibi Ticari Bilimler Fakültesine kayıtlı olarak gerçekleşmiştir." ifadeleri kullanıldı.

"DİPLOMA DEFTERİNDE KAYITLI"

Marmara Üniversitesinin 1982 yılında kurulduğu anımsatılan açıklamada, İstanbul'da o sıralar faaliyet gösteren diğer akademi, enstitü ve yüksekokullarla birlikte Ticari Bilimler Fakültesinin de Marmara Üniversitesine bağlandığı kaydedildi.

Açıklamada, üniversitenin kuruluşu esnasında bu fakülte ve diğer 3 fakültenin ''İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi" adı altında birleştirildiğine işaret edilerek, şu ifadelere yer verildi:

"1 Kasım 1991'de Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın diplomasını almak üzere resmi başvurusuna binaen gerekli inceleme ve işlemler yapılarak kendisine dönemin üniversite rektörü Prof. Dr. Orhan Oğuz ve fakülte dekanı Prof. Dr. Ömer Faruk Batırel'in imzalarıyla diploma verilmiştir. Cumhurbaşkanımızın diploma kaydı, aynı bölümden mezun olanların diploma kayıtlarıyla birlikte, Marmara Üniversitesi iktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Lisans Diploma Defteri'nde bulunmaktadır. Diplomanın verildiğine dair kayıt 4694 kütük numarasına bağlı olup 8345 sayısı ile diploma numaralandırılmıştır.

"TÜM BELGELER ÜNİVERSİTEDE MUHAFAZA EDİLMEKTEDİR"

Sayın Cumhurbaşkanımızın üniversite yıllarında aldığı bütün derslerin dökümü ve başarı notlarını havi transkript belgeleri, öğrenci fişleri, dilekçeleri, fotoğrafları, askerlik tehiri ve mezuniyet kayıtları gibi olağan öğrencilik ve mezuniyet işlemlerine ilişkin belgeler, diğer mezunlarımızınki gibi üniversitemizde muhafaza edilmektedir. Görsel ve yazılı basın ile sosyal medyada ortaya atılan iddiaların hiçbir hukuki ve resmi dayanağı yoktur. Mezunumuz olması vesilesiyle iftihar ettiğimiz gerek Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan hakkında gerekse ülkemizin güzide ve köklü üniversitelerinden biri olan Marmara Üniversitesi gıyabında mesnetsiz ithamlar üniversitemiz mensup ve mezunlarını rencide etmiştir."

Yıllardır Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın diploması konusunda tereddütler olduğu söylendi. Ancak, bir türlü gerçekler de ortaya konmadı. Üniversitenin açıklamasının haricinde bizde googleden şu sorgulamayı yaptık. İsteyen de aynı şekilde sorgulama yaparak diploma konusunda bir bilgiye ulaşabilir.

RECEP TAYYİP ERDOĞAN (DİPLOMA SORGULAMASI)
Diploma Sorgulama Linki : http://diploma.marmara.edu.tr/
Mezuniyet Yılı : 1981
Fakülte/Yüksekokul/Enstitü : İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (Akademi)
Bölüm/Program/Anabilim Dalı : İşletme

Adı : RECEP TAYYİP
Soyadı : ERDOĞAN
Baba Adı : AHMET

Bu sorgulamanın neticesinde aldığımız bilgi:


Sonuç;  Marmara Üniversitesi Recep Tayyip Erdoğan'ın diplomasının kaydının olduğunu belirtmektedir.


Ayrıca merak ettik Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın askerlik resimlerini araştırdık. Arkadaşımızda varmış, gönderdi. Bizde burada yayınlamak istedik. Askerliğini Yedeksubay olarak yaptığı resimler.




Kaynak:https://www.sektormedya.com.tr/marmara-universitesinden-cumhurbaskani-erdoganin-diplomasina-iliskin-aciklama/


7 Aralık 2022 Çarşamba

7.12.2022 gazete manşetlerinden seçilenler.

 7.12.2022 tarihli Gazete manşetlerinden seçtiklerimiz




ULUSAL YORUM: Sevgili okurlar yukarıdaki resimde neler gördüğünüz belli. Burası  Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurucu Meclisi. İktidar milletvekilleri kendilerine yapılan eleştirilere tahammül edemeyerek muhalefet milletvekillerine saldırarak, yumruklaşma oldu. Ülkemiz her türlü şiddete karşı mücadele ederken, en önemli yer olan Meclis çatısı altında yapılan bu hareketleri elbette tüm vatandaşlar olarak kınamak hakkımız olsa gerek. 

Muhalefet milletvekilleri de eleştiri yaparken, iktidar partisi milletvekillerini tahrik eden sözler söylememeli. Elbette eleştiriler olacaktır. Yapıcı eleştiriler olmalı. İktidar partisi Milletvekilleri de daha sabırlı olarak bu eleştirileri dinlemeli ve uygun gördükleri hususlarda da gerekli tedbirleri almalılar. 

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye İşverenler Sendikası Konfederasyonunda yaptığı konuşmada Türkiye'nin yeni bir şahlanış içine girdiğini söylemiş. Yılbaşında sonra yeni iyileştirmeler olacak herhalde. Beklemeye alıştık. Bekleyeceğiz ve göreceğiz. Elbette temennimiz herşeyin iyiye gitmesi ve iyi olması. 

İKİ DEVLET TEK TATBİKAT yapılıyor. Azarbaycan ve Türkiye birlikte askeri tatbikatlarını sürdürmekteler. Bu yeni kurulan koridorun açılmasına yönelik olabilir. Biliyorsunuz, Nahcıvan ile Azarbaycan arasında Göyce Zengezur devleti kuruldu. Bu devlet gerçekten çok önem arzetmektedir. Bütün Türk Cumhuriyetleri desteklemelidir. Elbette bu devletin kurulmasından İran, Ermenistan ve Rusya dahil bir çok ülkeler rahatsızlık duyacaklardır. Türk halkı olarak hepimiz gerekli desteği vermeliyiz. 

ERİTRELİ MÜLTECİ ECE'Yİ ÖLDÜRDÜ:  Bu kabil haberler artık hepimizi bıktırdı. Devletimiz gereken tedbirleri daha üst seviyede almalı ve bu kadın öldürmelerine bir son verilmeli. Temennimiz kısa zamanda bu tedbirler alınır ve acılara son verilir. 

                      SABAH GAZETESİ 7.12.2022


ULUSAL YORUM: Manşetteki haber dikkatinizi çekmiştir. İki haberi yan yana koymuş Sabah Gazetesi. Kılıçdaroğlu'nun vizyonu şaştı diye haber yapmış. Haberde CHP liderinin ilk önce Atatürk düşmanı Acemoğlu'nu danışman yaptığı, PKK savcısı Foggoyu ise yönetici yaptığı yazılmış. Üstelik Kılıçdaroğlu'nun FETO ağzıyla Gazi Meclise hakaret ettiğini yazmış. Bunları nerede söylemiş, iddia öyle. Yeni Yüzyıla Çağrı adlı vizyon toplantısında.  İktidar yanlısı olan gazeteler elbette muhalefetin açıklarını yakaladıklarında böyle manşet haberler yaparlar. CHP lideri de daha dikkatli hareket etmeli. CHP nin kurucusu olan Mustafa Kemal Atatürk'ün yolunda hareket ederek, ülkeyi ayrıştırmaya değil birleştirmeye ve kalkındırmaya yönelik tedbirler alarak halkın karşısına çıkması gerektiği kanısındayız. 

ASGARİ ÜCRETLİLER İÇİN FEDAKARLIK YAPACAĞIZ DEMİŞ CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN. Emekliler için fedakarlık da yapılsa çok sevinir garip emekliler. 

ULUSAL YORUM: Sözcü'nün manşetinde de Gazi Mecliste'ki yumruklaşma en üst manşete taşınmış. Yumruğu atan milletvekilinin eline dikkat ederseniz güzel bir yüzüğün olduğunu görürsünüz. Elbette o yüzükle kafaya yumruk atılırsa, mutlaka bir yaralanma olayı olur.

Bu olay Meclis dışında başka bir yerde olmuş olsaydı, bu yumruğu atan herhalde göz altına alınırdı. Yumruğu yiyen yoğun bakımda. Eğer Allah muhafaza ölürse, yumruğu atan herhalde tutuklanır ve yıllarca hapis yatabilirdi. Bakalım meclisteki bu hareketin cezası ne olacak?

Sevgili okurlar, bugün üç gazeteden seçtik haberleri. Bence yeterli. Çok şeyler ifade eden manşet haberleri. Fazla yoruma da gerek yok. Her şey ortada. Enflasyon zaten durmadan yükseliyor. Yeni yılla birlikte daha iyi tedbirlerin alınacağı İktidar tarafından söyleniyor. Muhalefet ise, Bütçe görüşmeleri nedeniyle Gazi Meclisimizde eleştirilerini yapıyor. Eleştirilere tahammül edemeyen İktidar milletvekilleri de sinirleniyor. Halkımız umutla yeni yılda gelecek zamları beklerken, bu zamlar hem maaş zamları hem de piyasadaki mallara gelen zamlar. 

Kış geldi. Yakacak pahalı, elektrik, su pahalı. Yiyecek, içecek pahalı. Vatandaş şaşkın, üzgün, süzgün, 2023 yılını bekliyor. 

ulusalhaber-ulusalajans

7.12.2022


3 Ocak 2021 Pazar

2021 yılının başında seçtiğimiz üç gazete başlıkları ve yorumlarımız.


2021 YILININ BAŞINDA SEÇTİĞİMİZ ÜÇ GAZETE BAŞLIKLARI VE YORUMLARIMIZ 
ULUSAL YORUM:(Kılıçdaroğlu demiş ki: "Hiç bir kadın vitrin süsü değildir" Kadınlar vitrin süsü olamaz. Onlar anadır, eşdir, kızkardeştir. Teyzedir, Haladır. Onlar, olmasa, hangi erkek, ne şekilde dünyaya gelebilecektir. Kadın en önemlisi insandır. Mustafa Kemal Atatürk ne demiş Türk kadını için: 
-Ey Kahraman Türk kadını, sen yerde sürüklenmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın. - Şuna inanmak lazımdır ki; dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir. -Kadınlarımız eğer milletin gerçek anası olmak istiyorlarsa, erkeklerimizden çok daha aydın ve ziletli olmaya çalışmalıdırlar. 
ULUSAL YORUM: (AKP'den vekil olamadı, Boğaziçi'ne rektör oldu.) Boğazici Rektörlüğüne atanan Prof. Melih Bulu hakkında sosyal medya'da ve muhalefet kanadında eleştiriler yapılıyor ve kişinin buraya layık olmadığı konusunda yorumlar yapılıyor. Neden kızıyorsunuz ki, AKP iktidarı ve bilhassa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kendi sözünden çıkmayan her kişiyi ödüllendiriyor. Bu da onun en tabii hakkı. Çünkü güç onda. Siz ne derseniz deyin, o istediğini yapıyor. 
ULUSAL YORUM: Sözcü'nün manşet haberi: (Yunan Şaşırma, sabrımızı taşırma) Yunan hiç şaşırmıyor. Bilinçli bir şekilde gerekeni yapıyor. İşgal ettiği adalara bu güne kadar ne yapıldı? Bir avuç yunan devleti, Türkiye'ye kafa tutuyor. Kimden alıyor bu gücü? Neden böyle yapıyor? Türkiye'den neden korkmuyor? Bunlar sorgulanmalı, araştırılmalı. 



ULUSAL YORUMLARIMIZ:
Türkiye'nin bir vakitler en çok satan gazetesi konumundaki Hürriyet gazetesinin yukarıdaki manşet haberlerini görmüşsünüzdür. Acun Ilıcalı sağ üst köşeye yerleşmiş. Solunda da rahmetli Kemal Sunal ile bir haber. (Mutasyon var, iki kere dikkat) diyerek Korona ile ilgili haberi manşete taşımış. İngiltere'de mutasyona uğrayan Korona virüsü, tehlikeli olmaya devam ediyor. Hayret ettik. Neden en üste Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Kömürhan Köprüsü'nün görkemli açılışını manşete taşımamış. Sabah gazetesi taşımış. Elbette gazetenin kendi tercihi. 
Yunanistan'ın Ege'de yaptığı askeri şov'u da önemsenmemiş. Söz cü manşete taşımış, Hürriyet o kadar önemli değil diyerek, kendi tercihini başka manşetlerde kullanmış. Eh saygı duymak gerek. 
ULUSAL YORUMLARIMIZ:
Sabah gazetesinin manşetlerini görmüşsünüzdür. En önemli haberi Türkiye'nin gücü'nün sembolü olarak Kömürhan Köprüsü'nün açılışı olarak manşete taşımış. Demek ki, köprüler ile Türkiye Güçlü bir devlet oluyor. Ne diyelim. Herkesin görüş ve düşüncesine saygı duymak gerek. Bir de (Ayırımcı zihniyete tepkiler çığ gibi) diye baş örtüsü ile ilgili haberi koymuş. Kimsenin baş örtülü veya baş örtüsüz diye kimseyi, bilhassa kadınlarımızı aşağılamaya ve küçük görmeye hakkı yoktur. İnanç insanların içlerindeki duygudur. Kim neye inanıyorsa inansın. Sen inançlısın, sen inançsızsın diye de kimseyi suçlamamak gerek. Kızmamak gerek. Kim hangi göreve layık ise o göreve getirilir ve o kişi de kanunlara ve vicdanının sesine uyarak görevini yapar. Engelli Leyla'nın Hayat Dersleri ile ilgili haberi de okumak gerek. Demek ki hayat dersi almaya hepimizin ihtiyacı var. 

 

8 Eylül 2020 Salı

Cumhurbaşkanı Erdoğan emperyal güçlere "Anı geldiğinde korkarım ki bedelini ağır ödemezler" dedi.

 

HADDİNİZİ BİLİN HADDİNİZİ, HADDİNİZİ BİLMEZ İSENİZ BİLDİRİRİZ HADDİNİZİ

Türk milleti vatan söz konusu olduğunda, tek vücut olur ve Kadını, Yaşlısı, Genci, çocuğu, ülke de yaşayan bütün  Kürdü, Türkü, Lazı, Çerkezi, Zasası, Egelisi, Akdenizlisi, Trakyalısı, Doğusu, Batısı, Anadolusu, Karadenizi, hepsi tek vücut olur ve düşmana karşı bir olur, diri olur.

Osmanlı’yı kurduğunuz bin bir tuzaklarla,  yıkmak için  bütün güçleriniz ile saldırdınız. Yıktık, yok ettik, Türkleri tarihten sildik, diye sevinirken, tüm emperyalist güçler Anadolu’da Mustafa Kemal Atatürk ve onun silah arkadaşlarının sayesinde, bütün ümmet olan toplum bir den millet oldu ve sizlere büyük bir dersi verdi. 

Unutmayın, zaten unutamıyorsunuz ve unutamazsınız da!..

Bunu tekrar yaşamak mı istiyorsunuz?

Haddinizi bilin haddinizi. Herkes hakkına razı olsun, adaletli davranılsın, boş yere kaşınmayan yerleri kaşımaya çalışmayın .

Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan emperyalist güçlere cevabını verdi: 


Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Anı geldiğinde korkarım ki bedelini ağır ödemezler” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ”Kendi vatandaşlarının güvenliğini ve refahını tehlikeye atma pahasına Türkiye’nin karşısına dikilenler için, o kadar açık söylüyorum, anı geldiğinde korkarım ki bedelini ağır ödemezler” dedi.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde yapılan Kabine toplantısı sonrasında açıklama yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Doğu Akdeniz konusunda Yunanistan’ı uyardı.

Sakarya doğal gaz rezervinin 1,9 milyar varil eşdeğeri olan petrol karşılığı ile dünyada bu yıl keşfedilen ikinci en büyük kaynak olduğunu söyleyen Erdoğan, gaz kalitesi bakımından dünyadaki sayılı rezervlerden olduğunu belirtti.

Son 7 yıldır Türkiye üzerinde oynanan oyunları hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Doğu Akdeniz’de 780 bin kilometrekare toprağı olan bir ülkeyi 10 kilometrekarelik adalar üzerinden sahillerine hapsetmeye çalışanların oyunlarını bozduğumuzda kimseyi yanımızda bulamadık. BM zemini başta olmak üzere uluslararası kurallara uygun şekilde yaptığımız anlaşmalara dayalı olarak yürüttüğümüz faaliyetlere karşı sergilenen haksız ve hukuksuz girişimleri esefle izledik. Kıbrıs’ta bunca yıldır Türklere uygulanan haksızlıkların yeni boyutlar kazanarak artırılması gayretlerini acı bir tebessüm ile kaydettik.

Geçmişte Türkiye’yi sürekli küçümseyen, önemsiz gören, kararlarında ve icraatlarında hesaba katmayanlar aynı tavrı sürdüreceklerini veyahut sürdüremeyeceklerini gördükçe daha da azgınlaştılar. Her türlü diplomatik ve hukuki belgeyi, teamülü, uygulamayı hiçe sayanlar, güç gösterileri ile netice almaya kalktıklarında karşılarında bambaşka bir Türkiye olduğunu gördüler.

Ülkemize karşı yapılan her siyasi, diplomatik, askeri yanlış veya saygısızlık bizi yolumuzdan döndürmek bir yana azmimizi perçinliyor. Türkiye’yi siyasi, askeri ve ekonomik olarak getirdiğimiz seviye sayesinde ülke ve millet olarak hakkımızı, hukukumuzu, çıkarlarımızı her zeminde ve şartta koruma imkanına kavuştuk” diye kavuştu.

“Anı geldiğinde korkarım ki bedelini ağır ödemezler”

Türkiye’nin; istiklalini ve istikbalini korumak için gerektiğinde diplomasiden askeri güve kadar her mekanizmayı etkin şekilde devreye sokabilecek alt yapıya ve iradeye sahip olduğu için bu derece dikkate alındığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son günlerde doğu Akdeniz ve Ege’de tarihten ibret almadan Türkiye’nin hakkını ve hukukunu hiçe sayarak emrivaki yapmaya çalışanlarda eninde sonunda bu gerçeği kabullenecektir. Kendi vatandaşlarının güvenliğini ve refahını tehlikeye atma pahasına Türkiye’nin karşısına dikilenler için o kadar açık söylüyorum, anı geldiğinde korkarım ki bedelini ağır ödemezler.

Her fırsatta anlaşmazlıkları görüşmeyle, konuşmayla, müzakereyle, uzlaşmayla çözmeden yana olduğumuzu söylüyoruz. Bizimle masaya oturmak yerine kırık dökük askeri güçleri ile efelenenlere tarihi bir kenara bırakıyorum, en azından son 4 yıldaki diplomasi çalışmalarımızı ve askeri harekatlarımızı iyi incelemelerini tavsiye ediyorum. AB başta olmak üzere bu konuda haklı haksız, adaletli adaletsiz, ahlaklı ahlaksız ayrımı yapmadan, kör bir taassupla ülkemize karşı tavır alanları da hakkaniyete ve sağduyuya davet ediyorum.

Kıbrıs, Suriye ve Libya’da iyi bir sınav veremeyen Avrupa ülkelerinin hiç değilse Doğu Akdeniz’de tutarlı bir çizgi izlemelerini umuyoruz. Türkiye sınır güvenliği konusunda olduğu gibi Doğu Akdeniz’deki hakları hususunda sonuna kadar kararlı ve aktif bir politika izlemeyi sürdürecektir” şeklinde konuştu.

Kaynak: https://www.haberso.com/haber/5335520/cumhurbaskani-erdogan-ani-geldiginde-korkarim-ki-bedelini-agir-odemezler

ulusalhaber-ulusalajans

10 Haziran 2015 Çarşamba

Bundan 12 yıl önce, 22 Şubat 2003'de de "Recep Tayip Erdoğan ile Deniz Baykal" görüşmüşlerdi!..

Cumhur Başkanı Erdoğan ile görüşen Deniz Baykal’dan ilk açıklamalar!..
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal bugün Dışişleri Bakanlığı resmi İkametgahı'nda görüştü. Baykal görüşme sonrası "Sayın Cumhurbaşkanı'nın, bu Meclis’e geçici başkan olarak görev yapacak bir milletvekili olarak Meclis çalışmalarıyla ilgili bir değerlendirme yapma ihtiyacı çerçevesinde bugün bu buluşma gerçekleşmiştir. Siyasi partililer kendi aralarında uzlaşmayı gerçekleştirdikleri takdirde, bunun Cumhurbaşkanlığı'ndan engellenmesi gibi bir şey söz konusu olmaz. Koalisyon oluşturma konusunda, Cumhurbaşkanı'nın özel çaba içinde olduğu izlenimini almadım" dedi.
İşte Deniz Baykal'ın açıklamalarından satırbaşları:
Telaşa gerek yok, sakin olun arkadaşlar. Yardımcı olmaya çalışacağım.  Seçimlerin tamamlanmasından sonra, yeni TBMM’nin açılışından önce Sayın Cumhurbaşkanı’nın bu Meclis’e geçici başkan olarak görev yapacak bir milletvekili olarak Meclis çalışmalarıyla ilgili bir değerlendirme yapma ihtiyacı çerçevesinde bugün bu buluşma gerçekleşmiştir. Aniden gerçekleşmiştir. Bu sabah bu şekillendi. Sayın Cumhurbaşkanı'nın böyle bir görüşmeyi gerçekleştirmek istediği ifade edildi. Onun üzerine ben Antalya’dan geldim ve Cumhurbaşkanı ile ayrıntılı kapsamlı tahmin edeceğiniz şekilde, önümüzdeki siyaset döneminde TBMM’nin gündemi, çalışma konuları, Türkiye’nin önündeki sorunlar ayrı ayrı kapsamlı bir şekilde konuşuldu.
KOALİSYON KONUŞULDU MU?
Burada benim bir koalisyon görüşmesi yapma konumum yok, olamaz. Ben milletvekiliyim. Partiler var, partilerin genel başkanları, yetkili organları var. Onlar çeşitli hazırlıklar yapıyorlardır, umarım, tahmin ederim. Benim o çalışmaların herhangi birisiyle ilgili somut girişimim söz konusu olamaz. Elbette Türkiye’de ne yapmak lazım, nasıl yapmak lazım, bu konularda genel, parlamentoda uzun süre görev yapmış milletvekili sıfatıyla Sayın Cumhurbaşkanı ile bir karşılıklı değerlendirme yaptık.
KEMAL BEY’İN BİLGİSİ VAR
Elbette. Sayın Cumhurbaşkanı'nın programı bakımından daha uygun oldu. Ben böyle bir durumdan haberdar olduğum andan itibaren sayın Kılıçdaroğlu’na bilgi verdim. Şimdi Kılıçdaroğlu’nun yanına gidiyorum. Uzun süredir birikmiş bir sürü sohbet gerektiren konular var. özel bir nedeni yok. Ciddi bir çalışma yapılmış gibi bir izlenim almamanız gerekir. Böyle bir şey yok çünkü. Bunun amacı o da değildi.
BAYKAL GÖRÜŞME SONRASINDA İZLENİMİNİ AÇIKLADI: ERDOĞAN, AKP'SİZ HÜKÜMETE KARŞI DEĞİL
7 Haziran seçimlerinin ardından hiçbir partinin tek başına hükümet kurma çoğunluğunu elde edememesi üzerine gözler Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a dönmüştü. Erdoğan'ın hükümeti kurma görevini kime vereceği kadar, kime vermeyeceği de Türkiye'de tartışma olmuştu. CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, Cumhurbaşkanı Erdoğan'la görüşmesi sonrasında bu tartışmalara son noktayı koydu. Baykal, Erdoğan'ın "muhalefetin kendi arasında koalisyon oluşturmasına karşı olmadığı izlenimini edindiğini" söyledi.  Bunun anlamı şu;" Baykal'ın bu sözleri Ankara siyasi kulislerinde şöyle yorumlandı; TBMM'de AKP dışındaki partiler de, kendi aralarında güvenoyu alabilecek bir çoğunluğu oluşturabilirseler, Erdoğan hükümeti kurma görevini vermemezlik etmeyecek. Baykal, "Cumhurbaşkanı'nın her türlü koalisyon çözümüne açık olduğunu gördüm. Muhalefetin kendi arasında koalisyona karşı olmadığını gördüm
"ERDOĞAN HÜKÜMETİN BİR AN ÖNCE KURULMASINDAN YANA"
 Baykal'ın görüşme sonrasında dikkat çeken bir başka cümlesi ise, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "hükümetin bir an önce oluşması anlayışı içinde olduğu"nu söylemesi oldu. Baykal, "Sayın Cumhurbaşkanı'nın kKoalisyonu oluşturma konusunda özel çaba içinde olduğuna ilişkin bir izlenim almadım" da dedi. Özel bir talebi yok, ama ben bazı tespitler yaptım tabi. Bir an önce istikrarın sağlanması, bir çözümün bulunması gerektiği konusunda ortak bir anlayışa sahip olduğumuzu gördüm. Bende bir an önce Türkiye bu belirsizlik dönemini aşmalı anlayışındayım. Her türlü koalisyona açık bir durumda olduğunu gördüm. Muhalefetin koalisyon oluşturmasına itirazı olmadığını gördüm. Ben bu aşamada olması gerektiği gibi sayın Cumhurbaşkanı’nın bir an önce hükümetin oluşması anlayışı içinde olduğunu, olası bütün modelleri değerlendirmeye oluşlu yaklaşacağı izlenimini edindim.
SEÇİM SONUÇLARINI KONUŞTUNUZ MU?
Yahu onları tartışmamız söz konusu olabilir mi?
SEÇİMLERDEKİ TUTUMUNU KENDİSİNE SÖYLEDİNİZ Mİ?
Ben demin söylediğim konularda düşüncelerimi aktardım. Genel siyasi bir sohbet oldu. Türkiye’deki büyük projelerden tutunuz, ülkenin iç dış sorunları, hepsiyle ilgili bir görüşme gerçekleştirdik. Koalisyonu kurması gereken siyasi partilerdir. Siyasi partililer kendi aralarında uzlaşmayı gerçekleştirdikleri takdirde, bunun Cumhurbaşkanlığı'ndan engellenmesi gibi bir şey söz konusu olmaz. Koalisyon oluşturma konusunda, Cumhurbaşkanı'nın özel çaba içinde olduğu izlenimini almadım. 
Deniz Baykal'ın açıklamalarına ilk tepki HDP'den
Habertürk TV'de Haber Masasına konuk olan HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Deniz Baykal arasındaki görüşmeyi değerlendirdi. HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken'den geldi. Baluken "Sayın Baykal'ın açıklamaları inandırıcı gelmedi" dedi. İşte Baluken'in konuşmasından satırbaşları:
Sayın Baykal'ın açıklamaları bana inandırıcı gelmedi. Çelişkilerle dolu açıklamalar. Baykal seçilmiş Meclis Başkanı değil, yaş durumundan dolayı Meclis'in ilk oturumunu yönetmesi söz konusu. Burada Cumhurbaşkanı'nın pozisyonu tartışmalı. Baykal'ın ya da CHP yönetiminin böyle pozisyona düşmesi talihsizlik olmuş.Cumhurbaşkanı anladığımız kadarı ile AKP Genel Başkanı gibi seçim sürecinde nasıl kampanya yürüttüyse koalisyon çalışmalarında da aktif çaba içinde bulunuyor açık şekilde anayasayı ihlal etmeye devam ediyor. Kendisinin koalisyon formülleri ile ilgili yetkisi yok. Bugün yapılan toplantının kendisi anayasaya aykırıdır. Sayın Baykal'ın toplantı gündemini Meclis çalışması olarak tanımlayıp sonra izlenimlerimi gidip genel başkanıma aktaracağım demesi de çelişki konusu. Koalisyon belli. Sayın Baykal CHP Genel Başkanlığı yapmış. Aracı pozisyonda gayri resmi boyutta görüşmeyi yapmış oluyor. Ama ilk görüşmeyi cumhurbaşkanı ile yapmış olması CHP açısında siyasi hata olarak değerlendiriyorum.
Kılıçdaroğlu Baykal ile görüşüyor. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Antalya'dan milletvekili seçilen Baykal ile görüşüyor. Antalya'dan milletvekili seçilen Deniz Baykal, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinin ardından, CHP genel merkezine geldi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile Baykal arasındaki görüşme başladı. (Haber & Muhabir: Barış Gündoğan)
Kılıçdaroğlu'ndan flaş erken seçim açıklaması
Kemal Kılıçdaroğlu: Erken seçim, zaman kaybından ve bizlere umut bağlamış halkımızın teveccühüne saygısızlıktan başka bir işe yaramayacaktır. Halk sandıkta kötü gidişe dur dedi. Bize düşen halkımızın çıkarları için bir yönetim belirlemek
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu olası erken seçime sıcak bakmadığını twitter'dan yaptığı açıklamayla ifade etti.  Kemal Kılıçdaroğlu sosyal medyadan paylaştığı mesajında 'Halkımız, ülkemizin kötü gidişine sandıkta 'dur' dedi. Bizlere düşen, halkımızın çıkarları doğrultusunda bir yönetim belirlemektir. Erken seçim, zaman kaybından ve bizlere umut bağlamış halkımızın teveccühüne saygısızlıktan başka bir işe yaramayacaktır.' dedi. (*) 12 yıl önceki ilk görüşme!..>>>
Erdoğan ile Baykal'ın yıllar sonra ikinci kritik görüşmesi
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile CHP Milletvekili Deniz Baykal, 12 yıl önce kritik bir görüşme gerçekleştirmişti. Bu görüşmeyle birlikte, siyasi yasağı bulunan Erdoğan'a Başbakanlık yolu açılmıştı. Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan'ın bugün CHP eski Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal'la yapacağı görüşme, ikilinin siyaseten yaptıkları ikinci kritik başbaşa görüşme olacak. Erdoğan-Baykal'ın ilk kritik görüşmesi 22 Şubat 2003'te gerçekleşmiş, bu görüşme sonrasında Erdoğan'ın milletvekilliği ve Başbakanlık yolu açılmıştı.
ANKARA’DA BOMBA GİBİ PATLAYAN GÖRÜŞME
Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde de bir şiir okuduğu gerekçesiyle hapis cezasına çarptırılmış, daha sonra AK Parti'nin kurucu Genel Başkanı olmasına rağmen, sicilindeki bu hapis cezası nedeniyle milletvekili adayı olamamıştı. 2002 seçimlerinde AK Parti tek başına iktidar çoğunluğunu kazandığında, Erdoğan partinin Genel Başkanlığı'nı yürütüyordu. Ancak milletvekili olamadığı için, 2002'de AK Parti'den Başbakanlık görevini Abdullah Gül üstlenmişti.
BAYKAL ERDOĞAN’A VEKÂLET Mİ EDECEK
Ak Parti, o dönemde de parlamentoda hükümet kurma çoğunluğuna sahip olmasına rağmen, Anayasa değişikliği konusunda yeterli vekile sahip değildi. İşte 2003 Şubatında, dönemin ana muhalefet partisi CHP'nin Genel Başkanı olan Deniz Baykal, Erdoğan'la Beylerbeyi Bosphorus'ta gizli bir ikili görüşme yapmış, bu görüşmeden çıkan uzlaşma sonucu, parlamentoda AK Parti ve CHP'nin oylarıyla gerekli Anayasa değişikliği geçirilmişti. Bu Anayasa değişikliği ile Erdoğan'ın cezasının milletvekilliğini engellemesi durumu ortadan kaldırılmış, Erdoğan da Siirt'te yapılan ara seçimlere girerek, TBMM üyeliğini kazanmıştı. O dönemde Başbakan olan Abdullah Gül, Erdoğan'ın Başbakanlığı'nın önünü açmak üzere istifa etmiş, Erdoğan da Siirt Milletkili sıfatıyla Başbakanlık görevini üstlenmişti. Baykal ile Erdoğan'ın bu gizli görüşmesi yıllar sonra, o dönemde vekil olan Zülfü Livaneli tarafından açıklanmış, Baykal da daha sonra yaptığı açıklamalarda bu görüşmeyi doğrulamıştı.
(**) Deniz Baykal, 20 Temmuz 1938'de Antalya'da doğdu.