İSTANBUL'DAKİ FELAKETİN
NEDENİ SÜPER HÜCRE Mİ? SÜPER HÜCRE NEDİR?
İstanbul'daki felaketin nedeni Süper hücre mi? Süper hücre nedir İstanbullu vatandaşlar 9 günde 2 kez facia atlattı. Hava durumunun ani değişimi ve temmuz ayında dolu yağması insanları şaşırttı. Meteoroloji uzmanları ise bunun süper hücre olduğunu ve ara sıra Anadolu'da da yaşandığını söylüyor. Süper Hücre'nin en önemli özelliği 'mezosiklon' özelliği. Genişliği 3 ila8 kilometre civarında
olan siklondur. Bunu bir bulut oluşumunda dönen bir bulut gibi
gözlemleyebilirsiniz.
İstanbul'daki felaketin nedeni Süper hücre mi? Süper hücre nedir İstanbullu vatandaşlar 9 günde 2 kez facia atlattı. Hava durumunun ani değişimi ve temmuz ayında dolu yağması insanları şaşırttı. Meteoroloji uzmanları ise bunun süper hücre olduğunu ve ara sıra Anadolu'da da yaşandığını söylüyor. Süper Hücre'nin en önemli özelliği 'mezosiklon' özelliği. Genişliği 3 ila
İstanbul dün çok
şiddetli dolu ve yağmurun etkisi altındaydı. 9 gün önce de aynı durumun
yaşanmasının nedeni süper hücre. Peki süper hücre nedir hava durumunu nasıl
etkiliyor? 19 Mayıs Üniversitesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü'nden
Yrd. Abdullah Kahraman İstanbul'da yaşanan felaketle ilgili açıklamalarda
bulundu. Abdullah Kahraman dün akşam yaşananlarla ilgili olarak şu
açıklamalarda bulundu: Bu süper hücreli fırtınaydı. Bu sistem bizim birkaç
gündür takip ettiğimiz bir sistemdi. Bir önceki seldeki durum bir süper hücre
değildi teknik olarak. O orta ölçekli konvektif sistemdi.Süper hücreli fırtına
genişliği yaklaşık 10 km
mertebesinde olan fırtınadır. Orta ölçekli konvektif fırtına çok daha geniş bir
alanda olur. Bugünü karmaşık yapan şu. Orta ölçeklif konvektif sistem söz
konusuydu Trakya'dan. Bir de güneybatıdan gelen bir orta ölçekli konvektif
sistem vardı.
SÜPER HÜCRE NEDİR?
Süper Hücre'nin
en önemli özelliği 'mezosiklon' özelliği. Genişliği 3 ila 8 kilometre civarında olan
siklondur. Bunu bir bulut oluşumunda dönen bir bulut gibi gözlemleyebilirsiniz.
Kenarları, çeperleri çok belirlidir. Geçen haftaki selde böyle bir durum yoktu.
Dün süper hücre karakterini işaret eden çok sayıda emare gördük. Yüzde 99
'süper hücre'ydi.
EKSTREM BİR OLAY
Gökgürültülü
fırtınanın belki de yüzde 1'i süper hücredir. Çok çok az görülür. Bir keresinde
15 Ağustos 2004'te İstanbul üzerinden geçmişti. Yalova'da hortum yapmıştı.
Ekstrem bir olay. İstanbul'a denk gelmesi talihsizlik.
ANADOLU'DA OLUYOR
Türkiye'de uzun
yıllardır kayıtlarda olan bir hadise. Anadolu'nun pek çok yerinde seyrek olarak
görülüyor. Bugünün önemi İstanbul'a denk gelmesi. Çok büyük zararı olmuştur.
Dolu dışında hasar yapan şey de şiddetli rüzgardı. Soğuk havanın aşağı doğru boşalması gibi bir mekanizma var. Normalde gök
gürültülü fırtınalar aşağıdan yukarıya doğru bir hareketle başlarlar, yerin çok
fazla ısınmasıyla ilgili bir durumdur. Hava ne kadar nemliyse o kadar hafiftir.
Isınan hava yükselir.
FIRTINA NEDENİ SICAKLIK
FARKI
Dünkü durumda
yer sıcaktı, yukarı seviyede soğuk hava vardı. Dolayısıyla sıcaklık farkı çok
fazlaydı. Bu durumda çok fazla fırtına enerjisi meydana geliyor.
TAM İSTANBUL ÜZERİNDE DENK
GELDİ
Çevre koşulları
o şekilde gelişti ki, yukarıdaki hava aşağıdaki havaya göre çok ağır ve soğuk
kaldı. Olduğu gibi aşağıya çöktü. Dolayısıyla hem bir dolu hem bir fırtına
etkisi var. Bu fırtına tam İstanbul üzerinde denk geldi. Yani bu açıdan ilginç
bir olaydı. 2014'te de bir hortum yaşamıştık. İstanbul bu tip hadiselere çok
uzak değil. 1914'teki hortumda Büyükçekmece'de 2 kişi hayatını kaybetmişti.
"TÜRKİYE ÇEVRE
MÜHENDİSLERİ ODASI” YOL GÖSTERDİ, AKIL VERDİ VE ACİLEN TEDBİR ALINMASI İÇİN SORUNLULARI UYARDI!
Küresel iklim
değişikliğine ilişkin tartışmaların Türkiye için yeniden gündeme geldiğini
söyleyen Çevre Mühendisleri Odası Genel Başkanı Bozoğlu, ‘İç Anadolu’da
kuraklık, Ege ve Akdeniz’de ise sel riski var’ dedi. Dünya üzerinde iklim değişikliğinden en çok etkilenecek ülkenin Türkiye
olduğunu belirten Baran Bozoğlu, “Çünkü üç tarafı denizlerle çevrili ve Akdeniz
Havzası’nda. Bilimsel modelleme çalışmalarında sel felaketleri, bazı bölgelerde
kuraklık ve tarımsal üretimin düşüşü özelinde en büyük etkinin Türkiye’de
olacağı görülüyor. En çok etkilenecek şehirlerin başında ise İstanbul ve
İzmir’in geldiğine dair bir akademik çalışma yeni yayınlandı” ifadelerini
kullandı.
[29 Temmuz 2017,
Çevre Mühendisleri Odası Başkanlığı / Ankara]
İstanbul’da yaz
ortasında yaşanan sel ve fırtına, tüm dünyanın üzerinde durduğu küresel iklim
değişikliğine ilişkin tartışmaların, Türkiye özelinde yeniden gündeme gelmesine
neden oldu. Çevre Mühendisleri Odası Genel Başkanı Baran Bozoğlu, dünyanın
hızlı bir iklim değişikliği problemi ile karşı karşıya bulunduğunu belirterek,
“Bu durum zaman zaman doğrudan bazen de hissettirmeden hayatımızı etkiliyor.
İklim değişikliği dendiğinde genelde ilk aklımıza gelen şey küçük bir buzun
üzerindeki kutup ayısıdır. Yapayalnız kalmış, buz eriyor ve ölme tehlikesiyle
karşı karşıya gibi bir imaj kafamızda canlanıyor. Ancak iklim değişikliği aynı
zamanda sel felaketi karşısında İstanbul’da arabaların tepesinde mahsur
kalan insanlar da demek. Yani sadece kutup ayıları değil hepimiz tehlikedeyiz”
ifadelerini kullandı.
KURAKLIK VE SEL RİSKİ
KURAKLIK VE SEL RİSKİ
Bozoğlu, şu
değerlendirmelerde bulundu: “Sanayi Devrimi’nden sonra dünya yüzeyinde yaklaşık 1.1 santigrat derece
sıcaklık artışı olduğunu görüyoruz. İklim değişikliğinin anlamı; buzulların
erimesi, sel felaketlerinin artması, kuraklığın çesitli bölgelerde
yoğunlaşması, biyoçeşitlilik dediğimiz türlerin risk altına girmesi, ekolojik
dengenin bozulması ve gıdaya erişimde sorun yaşanması demektir. Vücudumuzdaki
2-3 derecelik bir artış bizi nasıl hasta ediyorsa dünyada da sıcaklık dengesi
bozulduğu anda bütün sistem alt üst oluyor. Dünyanın ısınma potansiyeline
bakınca çok daha büyük felaketlerle karşı karşıya kalacağımızı görmek
gerekiyor. Türkiye özelinde ise İç Anadol’da ciddi kuraklık, temiz içme
suyuna erişimde sıkıntı, Ege ve Akdeniz’de ise sel ve taşkın riskiyle
karşı karşıyayız.”
‘YAĞMUR KANALLARI AYRILMALI’
Bozoğlu, İstanbul’daki yapılaşmaya da dikkat çekerek, “İstanbul’da her taraf betonlaşmış. Mevcut park ve bahçeler daraltılıyor. İşte kent merkezindeki yeşil alan azaldığı zaman yüzeyden akan suyun yer altı suyuna karışması engelleniyor. Betonun üzerine yağacak yağmuru tutacak kanalları da yeterince inşa etmiyoruz. Şehirde kanalizasyon sistemi ile yağmur toplama kanallarının ayrılması gerekiyor. Herkesin vicdanını ortaya koyması lazım... Koca kentte 50-150 santimetreçapındaki borularla kanalizasyonu yönetmeye çalışırsak, mazgalları temizlemezsek sel felaketi kaçınılmaz olur” dedi.
TOPLU TAŞIMA ÖNERİSİ
Bozoğlu, söyle devam etti: “İklim değişikliğinin temel sebeplerinden birisi de araç kullanımı. Raporlar Ankara’nın hava kirliliğinin yüzde 33’ten fazlasının araçlardan kaynaklı olduğunu gösteriyor. İstanbul, Ankara ve İzmir’de temiz hava solumuyoruz. Araba kullanımı azaltılıp toplu taşıma geliştirilmeli. Küresel ısınma ile birlikte orman yangınlarında artış olduğu bilimsel raporlara yansımış durumda. Yaz aylarında etrafa atılan sigara izmaritleri, cam parçaları, hafriyat kamyonlarının orman alanlarına izinsiz bir şekilde hafriyat dökmeleri büyük sorun. Çevresel suç işleyenlerin mutlaka kanun önünde yargılanması gerekiyor. Sorumlu bürokrat ve siyasilerde bu konuda hesap verebilir nitelikte olmalı.”
‘EN ÇOK TÜRKİYE ETKİLENECEK’
Dünya üzerinde iklim değişikliğinden en çok etkilenecek ülkenin Türkiye olduğunu belirten Baran Bozoğlu, “Çünkü üç tarafı denizlerle çevrili ve Akdeniz Havzası’nda. Bilimsel modelleme çalışmalarında sel felaketleri, bazı bölgelerde kuraklık ve tarımsal üretimin düşüşü özelinde en büyük etkinin Türkiye’de olacağı görülüyor. En çok etkilenecek şehirlerin başında ise İstanbul ve İzmir’in geldiğine dair bir akademik çalışma yeni yayınlandı” ifadelerini kullandı.
HAYDARPAŞA LİMANI SAVAŞ MEYDANI GİBİ
Kötü hava koşullarının en fazla zarar verdiği Haydarpaşa Limanı’nda ortaya çıkan zarar gün ışığıyla birlikte ortaya çıktı. Devrilen vinçler ve ardından başlayan yangın nedeniyle dün limanda yükleme ve boşaltma yapılamadı. Liman sahasında zarar tespit çalışmalarının sürdüğü, tamamlanmasının ardından enkazların kaldırılma işlemlerine geçileceği öğrenildi.
ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI SORUMLULUĞU HALKA YÜKLEDİ VE MİLLETİ UYARDI: "METEOROLOJİ’NİN DUYURU, HABER VE İKAZLARINI DİKKATE ALIN"
‘YAĞMUR KANALLARI AYRILMALI’
Bozoğlu, İstanbul’daki yapılaşmaya da dikkat çekerek, “İstanbul’da her taraf betonlaşmış. Mevcut park ve bahçeler daraltılıyor. İşte kent merkezindeki yeşil alan azaldığı zaman yüzeyden akan suyun yer altı suyuna karışması engelleniyor. Betonun üzerine yağacak yağmuru tutacak kanalları da yeterince inşa etmiyoruz. Şehirde kanalizasyon sistemi ile yağmur toplama kanallarının ayrılması gerekiyor. Herkesin vicdanını ortaya koyması lazım... Koca kentte 50-150 santimetreçapındaki borularla kanalizasyonu yönetmeye çalışırsak, mazgalları temizlemezsek sel felaketi kaçınılmaz olur” dedi.
TOPLU TAŞIMA ÖNERİSİ
Bozoğlu, söyle devam etti: “İklim değişikliğinin temel sebeplerinden birisi de araç kullanımı. Raporlar Ankara’nın hava kirliliğinin yüzde 33’ten fazlasının araçlardan kaynaklı olduğunu gösteriyor. İstanbul, Ankara ve İzmir’de temiz hava solumuyoruz. Araba kullanımı azaltılıp toplu taşıma geliştirilmeli. Küresel ısınma ile birlikte orman yangınlarında artış olduğu bilimsel raporlara yansımış durumda. Yaz aylarında etrafa atılan sigara izmaritleri, cam parçaları, hafriyat kamyonlarının orman alanlarına izinsiz bir şekilde hafriyat dökmeleri büyük sorun. Çevresel suç işleyenlerin mutlaka kanun önünde yargılanması gerekiyor. Sorumlu bürokrat ve siyasilerde bu konuda hesap verebilir nitelikte olmalı.”
‘EN ÇOK TÜRKİYE ETKİLENECEK’
Dünya üzerinde iklim değişikliğinden en çok etkilenecek ülkenin Türkiye olduğunu belirten Baran Bozoğlu, “Çünkü üç tarafı denizlerle çevrili ve Akdeniz Havzası’nda. Bilimsel modelleme çalışmalarında sel felaketleri, bazı bölgelerde kuraklık ve tarımsal üretimin düşüşü özelinde en büyük etkinin Türkiye’de olacağı görülüyor. En çok etkilenecek şehirlerin başında ise İstanbul ve İzmir’in geldiğine dair bir akademik çalışma yeni yayınlandı” ifadelerini kullandı.
HAYDARPAŞA LİMANI SAVAŞ MEYDANI GİBİ
Kötü hava koşullarının en fazla zarar verdiği Haydarpaşa Limanı’nda ortaya çıkan zarar gün ışığıyla birlikte ortaya çıktı. Devrilen vinçler ve ardından başlayan yangın nedeniyle dün limanda yükleme ve boşaltma yapılamadı. Liman sahasında zarar tespit çalışmalarının sürdüğü, tamamlanmasının ardından enkazların kaldırılma işlemlerine geçileceği öğrenildi.
ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI SORUMLULUĞU HALKA YÜKLEDİ VE MİLLETİ UYARDI: "METEOROLOJİ’NİN DUYURU, HABER VE İKAZLARINI DİKKATE ALIN"
Orman ve Su İşleri
Bakanlığı’nca, önceki gün İstanbul’da meydana gelen sağanak yağışın
ardından, Meteoroloji’nin yapmış olduğu uyarının tam anlamıyla
gerçekleştiğinin görüldüğü belirtilerek, “Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün
tahmin ve uyarıları dikkate alınırsa bu tip hadiseler daha az zararla
atlatılabilir” ifadesi kullanıldı. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün
perşembe günü 10.45’te yayımladığı 168 numaralı uyarıda söz konusu dolu yağışı,
yıldırım hadisesi, ani sel, su baskını ve yağış öncesi kısa süreli fırtına
konusunda gerekli ikazların yapıldığı, yapılan ikazların da anında ilgili
mercilere iletildiği kaydedildi. Açıklamada, şu ifadelere yer verildi: “İstanbul’da meydana gelen hadiseler
dikkate alındığında Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün uyarısının tam anlamıyla
gerçekleştiği görülüyor. Ayrıca basında bir bilgi kirliliği yaşanıyor ve herkes
bir tahminde bulunuyor. Bu yüzden bütün ilgili birimler, basın ve vatandaşlar
Meteoroloji’nin uyarılarını dikkate alırsa bu tip hadiseler daha az zararla
atlatılabilir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder