25 Ocak 2021 Pazartesi

MANŞET-MANŞET-MANŞET BUGÜNÜN ÖNEMLİ HABERLERİ

          MANŞET-MANŞET-MANŞET

      BUGÜNÜN ÖNEMLİ HABERLERİ

ULUSAL YORUM: Sözcü gazetesi manşete Vali Yardımcısı Bürokratı taşımış. Devleti yöneten bürokrat kadrolarda çalışanlardan ahlaklı olanlarda vardır ahlaksız olanlarda. Bulunduğu mevkiyi kendi çıkarı için kullananlar hep olmuştur. Geçmişte de oldu gelecekte de olacaktır. İlk önce ahlaklı insanları yetiştirmek gerek. Suçlu yasalar gereği mutlaka cezalandırılacaktır. 
ULUSAL YORUM: Hürriyet gazetesi el değiştirdikten sonra, artık tamamen magazin haberleri ile dolu bir gazete haline geldi. Eskiden çok etkili haberler yapar, gündemi bile belirlerdi. Yukarıdaki haberleri görüyorsunuz. Yorum yapılacak haberler değil. En iyisi bizler sizlere bırakıyoruz yorumları. 


ULUSAL YORUM: Cumhuriyet gazetesi ilkeli bir şekilde yayınlarına devam ediyor. Az satsa da, batmadan ayakta kalmasını beceriyor. Uğur Mumcu'dan bahsederek en üst manşete Karanlığa Işık oldu diyerek Uğur Mumcu'yu anlatıyor. Evet çok değerli bir kişi idi Uğur Mumcu. Söylemleri ve yazıları ile çok ciddi ikazlar yaptı. İyi bir Kuvayı Milliyeci idi. İnsanlar kaybedildikten sonra değerleri daha iyi anlaşılıyor. Halen gerçekler ortaya çıkmadı. Pisi pisine öldürüldü. Devletimiz güçlü bir devlettir. Her ne olursa olsun, gerçekler ortaya çıkarılmalı, gerçek katiller açıklanmalıdır. 


ULUSAL YORUM: Bakan Koca diyor ki: Avrupa aşıda bize yetişemedi. Çok sevinelim.  Avrupa ile nasıl baş edebiliyoruz. Biz onlardan daha iyiyiz. Kalkınmış ve refah ülkeyiz. Bakın Korona ile Avrupa'yı geçtik. Sabah gazetesini okuyunca içimiz açılıyor. Ne rahat ve huzurlu ülkeyiz diye teselli buluyoruz. Sokaklardaki gerçek sesler buralara yansımıyor. Bizler övünerek teselli bulan bir milletiz. Koskoca Bakan böyle diyorsa, demek ki doğrudur. İster inanın, ister inanmayın. Sabahın haberi bu. 

3 Ocak 2021 Pazar

2021 yılının başında seçtiğimiz üç gazete başlıkları ve yorumlarımız.


2021 YILININ BAŞINDA SEÇTİĞİMİZ ÜÇ GAZETE BAŞLIKLARI VE YORUMLARIMIZ 
ULUSAL YORUM:(Kılıçdaroğlu demiş ki: "Hiç bir kadın vitrin süsü değildir" Kadınlar vitrin süsü olamaz. Onlar anadır, eşdir, kızkardeştir. Teyzedir, Haladır. Onlar, olmasa, hangi erkek, ne şekilde dünyaya gelebilecektir. Kadın en önemlisi insandır. Mustafa Kemal Atatürk ne demiş Türk kadını için: 
-Ey Kahraman Türk kadını, sen yerde sürüklenmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın. - Şuna inanmak lazımdır ki; dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir. -Kadınlarımız eğer milletin gerçek anası olmak istiyorlarsa, erkeklerimizden çok daha aydın ve ziletli olmaya çalışmalıdırlar. 
ULUSAL YORUM: (AKP'den vekil olamadı, Boğaziçi'ne rektör oldu.) Boğazici Rektörlüğüne atanan Prof. Melih Bulu hakkında sosyal medya'da ve muhalefet kanadında eleştiriler yapılıyor ve kişinin buraya layık olmadığı konusunda yorumlar yapılıyor. Neden kızıyorsunuz ki, AKP iktidarı ve bilhassa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kendi sözünden çıkmayan her kişiyi ödüllendiriyor. Bu da onun en tabii hakkı. Çünkü güç onda. Siz ne derseniz deyin, o istediğini yapıyor. 
ULUSAL YORUM: Sözcü'nün manşet haberi: (Yunan Şaşırma, sabrımızı taşırma) Yunan hiç şaşırmıyor. Bilinçli bir şekilde gerekeni yapıyor. İşgal ettiği adalara bu güne kadar ne yapıldı? Bir avuç yunan devleti, Türkiye'ye kafa tutuyor. Kimden alıyor bu gücü? Neden böyle yapıyor? Türkiye'den neden korkmuyor? Bunlar sorgulanmalı, araştırılmalı. 



ULUSAL YORUMLARIMIZ:
Türkiye'nin bir vakitler en çok satan gazetesi konumundaki Hürriyet gazetesinin yukarıdaki manşet haberlerini görmüşsünüzdür. Acun Ilıcalı sağ üst köşeye yerleşmiş. Solunda da rahmetli Kemal Sunal ile bir haber. (Mutasyon var, iki kere dikkat) diyerek Korona ile ilgili haberi manşete taşımış. İngiltere'de mutasyona uğrayan Korona virüsü, tehlikeli olmaya devam ediyor. Hayret ettik. Neden en üste Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Kömürhan Köprüsü'nün görkemli açılışını manşete taşımamış. Sabah gazetesi taşımış. Elbette gazetenin kendi tercihi. 
Yunanistan'ın Ege'de yaptığı askeri şov'u da önemsenmemiş. Söz cü manşete taşımış, Hürriyet o kadar önemli değil diyerek, kendi tercihini başka manşetlerde kullanmış. Eh saygı duymak gerek. 
ULUSAL YORUMLARIMIZ:
Sabah gazetesinin manşetlerini görmüşsünüzdür. En önemli haberi Türkiye'nin gücü'nün sembolü olarak Kömürhan Köprüsü'nün açılışı olarak manşete taşımış. Demek ki, köprüler ile Türkiye Güçlü bir devlet oluyor. Ne diyelim. Herkesin görüş ve düşüncesine saygı duymak gerek. Bir de (Ayırımcı zihniyete tepkiler çığ gibi) diye baş örtüsü ile ilgili haberi koymuş. Kimsenin baş örtülü veya baş örtüsüz diye kimseyi, bilhassa kadınlarımızı aşağılamaya ve küçük görmeye hakkı yoktur. İnanç insanların içlerindeki duygudur. Kim neye inanıyorsa inansın. Sen inançlısın, sen inançsızsın diye de kimseyi suçlamamak gerek. Kızmamak gerek. Kim hangi göreve layık ise o göreve getirilir ve o kişi de kanunlara ve vicdanının sesine uyarak görevini yapar. Engelli Leyla'nın Hayat Dersleri ile ilgili haberi de okumak gerek. Demek ki hayat dersi almaya hepimizin ihtiyacı var. 

 

9 Kasım 2020 Pazartesi

Unutmadık, unutturamayacaklar, unutmayacağız. Atamızı özlemle anıyoruz.


ATAM SENİ UNUTMADIK, UNUTTURAMAYACAKLAR, UNUTULMAYACAKSIN.


10 Kasım 1938. Türk milleti atasını son yolculuğuna uğurluyor. Unutmadık. Unutturamayacaklar ve Unutulmayacaksın ATAM

Atatürk'ün söylemiş olduğu sözlere dikkat etmeli ve ders almalıyız. Her sözünün altında derin manalar gizlidir. Bu güne kadar Atatürk'ü anlayabilmiş olsa idik, bugün içinde bulunduğumuz zor şartları yaşamazdık. 


Sizlere soruyoruz. Bu sözler doğru sözler değil midir? Ders almamız gerekmez mi?

Atatürk'çü olmak gerçekten kolay değildir. Onu iyi anlayabilmek ve onun izlediği yoldan gidebilmektir. Namuslu vatandaş olmaktır. Devletine, milletine zarar vermemektir. İlimden, Bilimden uzaklaşmamaktır. Dinine, Diline, Kültürüne ve Vatanına sahip çıkmaktır. 

TÜRK OLMAK'TA AYRICALIKTIR. BİNLERCE YILDIR TÜRK ULUSU VARLIĞINI KORUMUŞTUR. BUNDAN SONRA DA KORUYACAKTIR. ATA'SININ İZİNDEN AYRILMAYACAKTIR. 

Atatürk eğer ülken zor durumda ise, sen kendi içinden bir lider çıkaracaksın ve onun etrafında birleşerek ülkeni kurtaracaksın, diyor. Bir lider gelecekte, beni kurtaracak diye bekleme. Liderini sen bul ve çıkar. 

İşte Mustafa Kemal Atatürk'ün büyük lider olmasının sebebi bu. Tüm dünya insanlığını düşünüyor. Sadece Türk insanını düşünmüyor. İnsanlığa düşmanlık yapanlara düşmanız biz diyor. Bugün Korona ile insanlığa düşmanlık yapanlara, Atatürk sağ olsaydı, kim bilir ne düşünürdü. Biran önce aşıyı buldurur ve insanlığın hizmetine sokardı. 

Sadece Fidel Castro değil, tüm dünya liderleri Mustafa Kemal Atatürk'ü son yüzyılın en büyük dehası, komutanı ve devlet adamı olarak değerlendirirken ve onun önünde saygı ile eğilirken, bu vatanın içerisinde yaşayan ve Atatürk'e dil uzatanlara ne demek gerek, bilemiyoruz.!

Mustafa Kemal Atatürk ve yanında bulunan silah arkadaşları, Osmanlı'nın  topraklarının düşmanlar tarafından işgal edilip, paylaşıldığı bir anda, İstiklal savaşını kazanarak yeni bir devlet olan Türkiye Cumhuriyeti devletini kurmuş, düşmanları Anadolu topraklarından atmıştır. Bu mirası sonsuza kadar korumak,Türk ulusunun görevi olmalıdır. 







BİZLER, TÜRK VE MÜSLÜMAN OLANLAR, BUGÜN ELLERİMİZİ  YUKARIDA MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN YAPTIĞI GİBİ AÇIP,  BİZLERE TÜRKİYE CUMHURİYETİNİ EMANET EDEN, BU VATAN TOPRAKLARI ÜZERİNDE HUZURLU BİR ŞEKİLDE YAŞAMAMIZA VESİLE OLAN MUSTAFA KEMAL ATATÜRK VE SİLAH ARKADAŞLARI İLE, CANLARINI VATAN UĞRUNA FEDA EDEN ŞEHİTLERİMİZE DUA EDELİM. 


28 Ekim 2020 Çarşamba

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Kutlu olsun.

EMPERYALİST BASKILARIN OLDUĞU BİR DÖNEMDE BİRLİK VE BERABERLİĞİMİZİN KORUNMASI VE HALKIN UMUTLARININ YOK OLMAMASI İÇİN; 

TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN 97. YILININ BÜYÜK BİR ÇOŞKU İLE KUTLAMA ARZUMUZ BU SENE DE KORONA 19  YÜZÜNDEN KUTLANAMIYOR.  

Yukarıdaki haritaya herkesin iyi bakmasını isteriz. Eğer, Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde İstiklal Savaşı kazanılmasaydı, soldaki haritada yer alan ve Türk Bayrağının olduğu bölge de belki ortadan kalkacaktı. Ne Cumhuriyet ilan edilecekti, ne de Sağdaki harita'da gözüktüğü gibi ülkemizde bizler rahat yaşayabilecektik. 
29 EKİM 1923

Cumhuriyet ilan edildi. Mustafa Kemal Atatürk Cumhuriyetin ilk Cumhurbaşkanı oldu.

Gazi Mustafa Kemal, Cumhurbaşkanı olduğu 1923 yılında dört yıl iki gün süreyle görev yapmıştı.

1927,1931 ve 1935'teki Milletvekili seçimlerinin ardından da Atatürk üç kez daha Cumhurbaşkanlığına seçilmiştir.

(Bugün Türkiye Cumhuriyeti Devletini idare edenler, Mustafa Kemal Atatürk'ün 1923 de ilan ettiği Türkiye Cumhuriyeti Devleti sayesinde görevlerini yapmaktalar. )

Cumhuriyetin ilan edilmesinden sadece on yıl geçmiştir. Cumhuriyet hangi koşullarda kurulmuştu. Ülke yoksuldu. Hiç bir şey yoktu. Okuma oranı sıfır denecek kadar azdı. Her taraf hastalıktan kırılıyordu. Fabrika yoktu, traktör yoktu. Üretim yoktu. Yoksul ve çaresiz bir millet Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk sayesinde çaresini bulmuş, umutları yükselmiş ve çok kısa sürede Çağdaşlığa doğru adımını atmıştı. 

Yoksul bir ülke, nasıl çok kısa bir zamanda üstteki haritada görüldüğü gibi bolluk ve bereketlik içerisine gelmişti. Osmanlı'dan kalma dış borçlar ödenmiş, fabrikalar kurulmuş, üretim artmış, hastalıklar son bulmuştu. Bugün ise alttaki haritada görüldüğü gibi her şeyimizi dışarıdan almak mecburiyetinde kalmış bulunmaktayız. Neden?

Cumhuriyetin Onuncu Yıl Nutku

Türk Milleti!

Kurtuluş Savaşı'na başladığımızın on beşinci yılındayız. Bugün Cumhuriyetimizin onuncu yılını doldurduğu en büyük bayramdır. Kutlu olsun!


Şu anda, büyük Türk milletinin bir ferdi olarak, bu kutlu güne kavuşmanın en derin sevinci ve heyecanı içindeyim.


Yurttaşlarım!

Az zamanda çok ve büyük işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, temeli, Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyetidir. Bundaki muvaffakıyet, Türk milletinin ve onun değerli ordusunun bir ve beraber olarak, azimkârane yürümesine borçluyuz. Fakat yaptıklarımızı asla kâfi göremeyiz; çünkü, daha çok ve daha büyük işler yapmak mecburiyetinde ve azmindeyiz.

Yurdumuzu, dünyanın en mamur ve en medeni memleketleri seviyesine çıkaracağız. Milletimizi, en geniş, refah, vasıta ve kaynaklarına sahip kılacağız. Millî kültürümüzü, muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız. Bunun için, bizce zaman ölçüsü, geçmiş asırların gevşetici zihniyetine göre değil, asrımızın sürat ve hareket mefhumuna göre düşünülmelidir. Geçen zamana nispetle daha çok çalışacağız, daha az zamanda daha büyük işler başaracağız. Bunda da muvaffak olacağımıza şüphem yoktur

Çünkü,Türk milletinin karakteri yüksektir; Türk milleti çalışkandır; Türk milleti zekidir. Çünkü, Türk milleti millî birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmesini bilmiştir. Ve çünkü, Türk milletinin, yürümekte olduğu terakki ve medeniyet yolunda, elinde ve kafasında tuttuğu meşale, müspet ilimdir. Şunu da ehemmiyetle tebarüz ettirmeliyim ki, yüksek bir insan cemiyeti olan Türk milletinin tarihî bir vasfı da, güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir. Bunun içindir ki, milletimizin yüksek karakterini, yorulmaz çalışkanlığını, fıtrî zekâsını, ilme bağlılığını, güzel sanatlara sevgisini ve millî birlik duygusunu mütemadiyen ve her türlü vasıta ve tedbirlerle besleyerek inkişaf ettirmek millî ülkümüzdür. Türk milletine çok yakışan bu ülkü, onu, bütün beşeriyette, hakikî huzurun temini yolunda, kendine düşen medenî vazifeyi yapmakta muvaffak kılacaktır.



Büyük Türk milleti!

On beş yıldan beri, giriştiğimiz işlerde muvaffakiyet vadeden çok sözlerimi işittin. Bahtiyarım ki, bu sözlerimin hiç birinde milletimin hakkımdaki itimadını sarsacak bir isabetsizliğe uğramadım. Bugün, aynı iman ve katiyetle söylüyorum ki, millî ülküye, tam bir bütünlükle yürümekte olan Türk milletinin büyük millet olduğunu, bütün medenî âlem az zamanda bir kere daha tanıyacaktır. Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük medenî vasfı ve büyük medenî kabiliyeti, bundan sonraki inkişafı ile, atinin yüksek medeniyet ufkundan yeni bir güneş gibi doğacaktır.

Türk milleti!

Ebediyete akıp giden her on senede, bu büyük millet bayramını daha büyük şereflerle, saadetlerle, huzur ve refah içinde kutlamanı gönülden dilerim.
 
Ne mutlu Türküm diyene!

ATAM SENİN NACİZ VÜCUDUN TOPRAK OLDU, ANCAK FİKİRLERİN HER GEÇEN GÜN DAHA DA KIYMETLENEREK İNSANLARA YOL GÖSTERMEKTEDİR. 

Mustafa Kemal Atatürk'ün yolunda gitmeliyiz, onun uyguladığı politikaları benimsemeli ve uygulamalıyız. 

2 Ekim 2020 Cuma

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Meclis açılışında milletvekillerine hitap etti.

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ 27’NCİ DÖNEM 4’ÜNCÜ YASAMA YILI AÇILDI.

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Meclisin 4'ncü Yasama Yılı Açılışında milletvekillerine şöyle hitap etti:

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki çatışmanın önemine değindi.

“Ermenistan devletinin hiçbir hakkının olmadığı ve işgal ettiği Azerbaycan topraklarından derhal çekilmesi gerektiğini söyleyerek, Azerbaycanlı kardeşlerimizin artık neticeye gitmelerini ve kendi göbeklerinin bağını kesmelerini istedi. Türkiye olarak da kardeş Azerbaycanın yanlarında olduğumuzu bir kez daha ifade etmek istiyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin haklarına saygı gösterilmesi gerektiğini ifade ederek, “Biz diyalog kanallarını açık tutacağız. Barış için Türkiye kadar mücadele eden acaba kaç ülke var” diye de sordu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Kudüs konusuna da değinerek şu ifadede bulundu: “Kudüs meselesi bizim için bir jeopolitik sorun değildir. Kudüs bizim şehrimizdir, bizden bir şehirdir.” Dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan çok uzun bir konuşma yaptı Türkiye Büyük Millet Meclisinin 27’inci dönem 4’üncü yasama yılında.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD, Rusya ve Fransa'nın uzun süredir sorunu ihmal ettiğini vurguladı, "Bu nedenle ateşkes arayışları kabul edilebilir bir şey değildir" dedi.

Erdoğan, Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin kararlı duruşunun süreceğini ifade etti, "Bizi sahillere hapsedecek taleplerle karşımıza çıkanlar önce adımlarımıza tehdit dilini denediler. Kahraman ordumuzun desteklediği kararlı duruş karşısında ise diyalogu kabul etmek zorunda kaldılar. Gerilimi yeniden tırmandırmak da, çatışma çıkarmak da karşımızdakilerin tercihidir. Biz diyalog kanallarını açık tutacağız." diye konuştu.

Erdoğan, İsrail'in Filistinlilere yönelik saldırı girişimlerini de unutmadı, Kudüs ile ilgili dikkat çeken ifadeler kullandı.

Sabah gazetesinin bugünkü manşetine bir göz attığımızda; Cumhurbaşkanı Recep tayyip Erdoğan'ın Ermenistan'ı haydut devlet olarak ilan ettiğini, ve Karabağ'ı derhal terk et diye sert bir çıkış yaptığını görüyoruz. 

Sözcü Gazetesinin bugünkü manşetine baktığımızda ise, en üstte Korona ile ilgili haberleri görüyoruz. 

Her iki gazetenin değerlendirilmesini de okuyucularımıza bırakıyoruz. 

Kaynak: https://www.sabah.com.tr/gundem/2020/10/01/son-dakika-baskan-recep-tayyip-erdogandan-tbmmde-flas-aciklamalar.Haber üzerinde düzenlemeler yapıldı. 



8 Eylül 2020 Salı

Cumhurbaşkanı Erdoğan emperyal güçlere "Anı geldiğinde korkarım ki bedelini ağır ödemezler" dedi.

 

HADDİNİZİ BİLİN HADDİNİZİ, HADDİNİZİ BİLMEZ İSENİZ BİLDİRİRİZ HADDİNİZİ

Türk milleti vatan söz konusu olduğunda, tek vücut olur ve Kadını, Yaşlısı, Genci, çocuğu, ülke de yaşayan bütün  Kürdü, Türkü, Lazı, Çerkezi, Zasası, Egelisi, Akdenizlisi, Trakyalısı, Doğusu, Batısı, Anadolusu, Karadenizi, hepsi tek vücut olur ve düşmana karşı bir olur, diri olur.

Osmanlı’yı kurduğunuz bin bir tuzaklarla,  yıkmak için  bütün güçleriniz ile saldırdınız. Yıktık, yok ettik, Türkleri tarihten sildik, diye sevinirken, tüm emperyalist güçler Anadolu’da Mustafa Kemal Atatürk ve onun silah arkadaşlarının sayesinde, bütün ümmet olan toplum bir den millet oldu ve sizlere büyük bir dersi verdi. 

Unutmayın, zaten unutamıyorsunuz ve unutamazsınız da!..

Bunu tekrar yaşamak mı istiyorsunuz?

Haddinizi bilin haddinizi. Herkes hakkına razı olsun, adaletli davranılsın, boş yere kaşınmayan yerleri kaşımaya çalışmayın .

Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan emperyalist güçlere cevabını verdi: 


Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Anı geldiğinde korkarım ki bedelini ağır ödemezler” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ”Kendi vatandaşlarının güvenliğini ve refahını tehlikeye atma pahasına Türkiye’nin karşısına dikilenler için, o kadar açık söylüyorum, anı geldiğinde korkarım ki bedelini ağır ödemezler” dedi.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde yapılan Kabine toplantısı sonrasında açıklama yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Doğu Akdeniz konusunda Yunanistan’ı uyardı.

Sakarya doğal gaz rezervinin 1,9 milyar varil eşdeğeri olan petrol karşılığı ile dünyada bu yıl keşfedilen ikinci en büyük kaynak olduğunu söyleyen Erdoğan, gaz kalitesi bakımından dünyadaki sayılı rezervlerden olduğunu belirtti.

Son 7 yıldır Türkiye üzerinde oynanan oyunları hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Doğu Akdeniz’de 780 bin kilometrekare toprağı olan bir ülkeyi 10 kilometrekarelik adalar üzerinden sahillerine hapsetmeye çalışanların oyunlarını bozduğumuzda kimseyi yanımızda bulamadık. BM zemini başta olmak üzere uluslararası kurallara uygun şekilde yaptığımız anlaşmalara dayalı olarak yürüttüğümüz faaliyetlere karşı sergilenen haksız ve hukuksuz girişimleri esefle izledik. Kıbrıs’ta bunca yıldır Türklere uygulanan haksızlıkların yeni boyutlar kazanarak artırılması gayretlerini acı bir tebessüm ile kaydettik.

Geçmişte Türkiye’yi sürekli küçümseyen, önemsiz gören, kararlarında ve icraatlarında hesaba katmayanlar aynı tavrı sürdüreceklerini veyahut sürdüremeyeceklerini gördükçe daha da azgınlaştılar. Her türlü diplomatik ve hukuki belgeyi, teamülü, uygulamayı hiçe sayanlar, güç gösterileri ile netice almaya kalktıklarında karşılarında bambaşka bir Türkiye olduğunu gördüler.

Ülkemize karşı yapılan her siyasi, diplomatik, askeri yanlış veya saygısızlık bizi yolumuzdan döndürmek bir yana azmimizi perçinliyor. Türkiye’yi siyasi, askeri ve ekonomik olarak getirdiğimiz seviye sayesinde ülke ve millet olarak hakkımızı, hukukumuzu, çıkarlarımızı her zeminde ve şartta koruma imkanına kavuştuk” diye kavuştu.

“Anı geldiğinde korkarım ki bedelini ağır ödemezler”

Türkiye’nin; istiklalini ve istikbalini korumak için gerektiğinde diplomasiden askeri güve kadar her mekanizmayı etkin şekilde devreye sokabilecek alt yapıya ve iradeye sahip olduğu için bu derece dikkate alındığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son günlerde doğu Akdeniz ve Ege’de tarihten ibret almadan Türkiye’nin hakkını ve hukukunu hiçe sayarak emrivaki yapmaya çalışanlarda eninde sonunda bu gerçeği kabullenecektir. Kendi vatandaşlarının güvenliğini ve refahını tehlikeye atma pahasına Türkiye’nin karşısına dikilenler için o kadar açık söylüyorum, anı geldiğinde korkarım ki bedelini ağır ödemezler.

Her fırsatta anlaşmazlıkları görüşmeyle, konuşmayla, müzakereyle, uzlaşmayla çözmeden yana olduğumuzu söylüyoruz. Bizimle masaya oturmak yerine kırık dökük askeri güçleri ile efelenenlere tarihi bir kenara bırakıyorum, en azından son 4 yıldaki diplomasi çalışmalarımızı ve askeri harekatlarımızı iyi incelemelerini tavsiye ediyorum. AB başta olmak üzere bu konuda haklı haksız, adaletli adaletsiz, ahlaklı ahlaksız ayrımı yapmadan, kör bir taassupla ülkemize karşı tavır alanları da hakkaniyete ve sağduyuya davet ediyorum.

Kıbrıs, Suriye ve Libya’da iyi bir sınav veremeyen Avrupa ülkelerinin hiç değilse Doğu Akdeniz’de tutarlı bir çizgi izlemelerini umuyoruz. Türkiye sınır güvenliği konusunda olduğu gibi Doğu Akdeniz’deki hakları hususunda sonuna kadar kararlı ve aktif bir politika izlemeyi sürdürecektir” şeklinde konuştu.

Kaynak: https://www.haberso.com/haber/5335520/cumhurbaskani-erdogan-ani-geldiginde-korkarim-ki-bedelini-agir-odemezler

ulusalhaber-ulusalajans