22 Nisan 2020 Çarşamba

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılışının 100.yılı kutlu olsun.


NE MUTLU TÜRK ULUSUNA 
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 100. yıldönümünü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımızı kutluyoruz.
EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR.
Egemenlik kayıtsız şartsız milletindirTeşkilat-ı Esasiye Kanunundan bu yana Türkiye anayasasında yer alan, TBMM'de kürsünün arkasındaki duvarda tamamı büyük harflerle yazılı bulunan ve Türk milleti adına Türkiye'nin kuruluşunu ilan eden Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin temel dayanağını oluşturan ilkedir.

TÜM DÜNYAYI ETKİSİ ALTINA ALAN KORONAVİRÜS BELASINA RAĞMEN 
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 100. yıldönümünü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımızı kutluyoruz.
"Çocuklar geleceğimizin güvencesi. yaşama sevincimizdir. 
Bugünün çocuğunu, yarının büyüğü olarak yetiştirmek hepimizin insanlık görevidir."demiştir (Mustafa Kemal Atatürk.)

1.ci Dünya Harbinin sonlanmasından sonra 16 Mart 1920’de İstanbul itilaf devletleri tarafından  resmen işgal edildi.

Anadolu topraklarını ise İngilizler, Fransızlar, İtalyanlar, Yunanlılar işgale başladılar.
19 Mayıs 1919 da İstanbul’dan Samsuna çıkan Mustafa Kemal Atatürk,  Osmanlı’nın yurdun kurtulmasında gerekli çabayı gösteremeyeceğine inanmış ve Anadolu insanlarını yaptığı toplantılar ve yayınladığı bildiriler ile vatan topraklarını işgal eden düşmana karşı bilinçlendirmeye çaba harcamıştır.
16 Mart 1920 de İstanbul’u işgal eden İtilaf Devletleri bazı milletvekillerini tutuklayarak Maltaya sürmüştü.
Bu şartlar altında İstanbul’daki Mebussan Meclisin faaliyetini sürdürmesi imkânsız olduğundan dağılmasına karar verildi.
İstanbul Mebussan Meclisinden gelen mebuslardan bazıları ile yeni seçilen milletvekilleri Ankara’da toplanarak 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisini oluşturdular.

1920 - Ankara'da Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılması.
Atatürk'ün, Meclis'in hangi üyelerden oluşacağına dair Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde demeci: "Yüksek meclisiniz, bildiğiniz gibi, olağanüstü yetkiye sahip olarak, yeniden seçilen milletvekilleri ile taarruza uğrayan Hükûmet Merkezi'nden canını kurtararak buraya gelen milletvekillerinden oluşmuştur."
1920 - Cuma günü yapılan açılış toplantısına 115 mebus katıldı. Meclisin en yaşlı üyesi Sinop mebusu Şerif Bey'in açılış konuşmasında hür ve istiklali tam millet olarak yaşamayı amaçladıklarını ve bu yolda mücadele vereceklerini ilan etti.
Hakimiyet-i Milliye' nin bugün çıkan sayısında Büyük Millet Meclisi'nin açılışı "tarihi bir olay" olarak değerlendirildi.  
Birinci Meclis ve Ankara Hükümeti Milli Mücadele hareketinin tek meşru temsilcisi oldu.
7 Haziran 1920’de kabul edilen bir kanunla, İstanbul’un işgal edildiği belirtilerek; 16 Mart 1920 tarihinden itibaren TBMM’nin onayı dışında İstanbul Hükümeti tarafından yapılmış bütün anlaşmalar ve icraatlar geçersiz sayıldı.
Böylece TBMM si kendisini yasama ve yürütme erkine sahip tek meşru siyasal organ olarak tanımladı.
1921 Teşkilatı Esasiye Kanunu (ANAYASASI): TBMM’nin en önemli yasama faaliyetlerinden birisidir.  1921’de kabul edilen Teşkilat-ı Esasiye Kanunu ile rejimin temelleri halk egemenliği ve meclis üstünlüğü üzerinden tanımlandı. Teşkilat-ı Esasiye Kanununun ilk üç maddesi rejimin temel niteliklerini belirlemekteydi.
1.     Maddesi egemenliğin kayıtsız şartsız millette olduğu ilkesini kabul ederken,
2.     Madde, TBMM’nin milletin tek ve gerçek temsilcisi olduğunu ve yasama, yürütme kuvvetlerinin TBMM’de toplandığını belirtmekteydi.
3.     Maddeye göre ise Türkiye Devleti Büyük Millet Meclisi tarafından idare olunacak ve hükümet, “Büyük Millet Meclisi Hükümeti” unvanını taşıyacaktı. Bu maddelerin içeriği Cumhuriyet Rejiminden başka bir şey değildi.

Meclisin en önemli amacı, vatanı düşman işgalinden kurtarıp, ulusal iradeyi hakim kılmaktı.
TBMM'nin açılmasının önemi ve özellikleri
Milli egemenlik ilkesi kurumlaştı
Halkçı, ulusçu ve demokratik bir Türk devleti oluştu.
Temsil heyetinin görevi sona erdi.
Ulusal örgütlenme tamamlandı
23 Nisan 1920, Türk milletinin iradesini temsil eden Birinci Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı ve Türk halkının egemenliğini ilân ettiği tarihtir.
Atatürk, 23 Nisan 1924'te '23 Nisan' gününün bayram olarak kutlanmasına karar vermiştir. Bu tarihten 5 yıl sonra 23 Nisan 1929’da Atatürk bu bayramı çocuklara armağan etmiştir ve 23 Nisan ilk defa 1929 yılında Çocuk Bayramı olarak da kutlanmaya başlanmıştır. 


1979'da, yine ilk olarak altı ülkenin katılmasıyla uluslararası boyuta taşıdığımız bu millî bayramımıza, ortalama olarak her yıl kırkın üzerinde ülkeden gelen ve Türk çocuklarının misafiri olan yabancı ülke çocukları da katılmaktadır. Dünya’da çocuklarına bayram hediye eden ve bu bayramı bütün dünya ile paylaşan ilk ve tek ülke Türkiye’dir.
Türk milletinin gönlünde, onun bağımsızlığının sarsılmaz ifadesi olarak en önemli yeri işgâl eden 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, her yıl yurdumuzda ve yurtdışındaki temsilciliklerimizde, bütün kurumlarımızda, okullarımızda ve her evde çeşitli etkinliklerle kutlanarak millî birliğimizin kenetlenmiş ifadesini temsil etmektedir.
Büyük önder Atatürk’ün düşüncesinde çocuklar, milletin geleceğidir. 
Onlara duyduğu sarsılmaz güvenin ve büyük sevginin ifadesi olarak, millî bayramımız olan 23 Nisanlar’ı çocuklara armağan etmiştir. Tarihimizin gurur dolu sayfalarının yeni nesillerce öğrenilmesi ve Türk Devleti’nin devamını emanet edeceğimiz yeni Cumhuriyet bekçilerinin bu bilinçle yetişmesi amacıyla 23 Nisanlar, önemli birer vesiledir.
Milletimize ve bütün çocuklara kutlu olsun.
Atatürk diyor ki:
“Bütün cihan bilmelidir ki artık bu devletin ve bu milletin başında hiçbir kuvvet yoktur, hiçbir makam yoktur. Yalnız bir kuvvet vardır. O da millî egemenliktir. Yalnız bir makam vardır. O da milletin kalbi, vicdanı ve mevcudiyetidir.


11 Nisan 2020 Cumartesi

Halkın sağlığı önemlidir. Panik yapmaya gerek yok.

HALKIN SAĞLIĞI ÖNEMLİDİR. 

PANİK YAPMAYA GEREK YOK. 
UZMANLARIN GÖRÜŞLERİNE KULAK VERİN  VE EVİNİZDE OTURUN.

31 ilde 48 saat süreyle sokağa çıkma yasağı ilan edildi: Kimler sokağa çıkabilecek: 

İçişleri Bakanlığı, 10 Nisan saat 24.00’den 12 Nisan günü saat 24.00’e kadar büyükşehir statüsündeki 30 ilde Adana, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kayseri, Kocaeli, Konya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Ordu, Sakarya, Samsun, Şanlıurfa, Tekirdağ, Trabzon, Van ile Zonguldak’ta sokağa çıkma yasağı getirdi. Genelge, saat 22.15 itibarıyla valiliklere gönderildi. Hafta sonu sokağa çıkma yasağının uygulanacağı 31 ilde tüm sağlık ürünleri ve tıbbi malzemelerin üretiminin yapıldığı iş yerleri, fırın ve unlu mamül ruhsatlı iş yerleri ile hastaneler ve eczaneler açık olacak.


İçişleri Bakanlığınca, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında, bu geceden itibaren 12 Nisan saat 24.00'e kadar 30 büyükşehir ve Zonguldak'ta il sınırları içerisinde uygulanacak sokağa çıkma yasağına ilişkin valiliklere genelge gönderildi.

Genelgede, Kovid-19 salgınının görüldüğü andan itibaren, Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulunun önerileri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatları doğrultusunda, salgının toplum sağlığı ve kamu düzeni açısından oluşturduğu riski yönetme, sosyal izolasyonu temin, sosyal mesafeyi koruma ve yayılım hızını kontrol altında tutma adına birçok tedbirin hayata geçirildiği hatırlatıldı.
ULUSAL YORUM: 
(Ülkemizde tüm tedbirler alınmaya çalışılırken, İktidar Partisi ile muhalefet partilerinin aynı görüş ve düşünceler altında, birlik ve beraberliklerini bozmadan, halkı paniğe sevk etmeden, yoksul ve çaresiz vatandaşların yardımına koşmak için tüm kurum ve kuruluşlarla birlikte hareket etmesinde yarar vardır. Elbette bu günler de geçecek ve ülkemiz eskisinden daha iyi olacaktır.)

DIŞ BASINDAN TÜRKİYE'NİN GÖRÜNÜŞÜ: Türkiye'nin Covid-19 enfeksiyon oranı dünyada en hızlı yükseliyor!
Günlük 3.000'den fazla yeni vaka bildirildi, ancak Erdoğan normal çalışmaların devam etmesi gerektiğinde ısrar ediyor.
Yüz maskesi takan tapçılar İstanbul Eyüp Sultan Camii'nde dua ediyorlar. Uluslararası uçuşların askıya alındığı ve okulların kapatıldığı ülkede maske takılması zorunludur. Fotoğraf: Erdem Şahin / EPA

Türkiye'nin korona virüs enfeksiyonu sayısı günde 3.000'in üzerinde artmakta ve ilk vaka dört hafta önce doğrulandığı için 30.217'ye ulaşmaktadır.
Bildirilen ölümler 649'da diğer kötü etkilenen ülkelerden çok daha düşük kalmaktadır, ancak enfeksiyon rakamları Türkiye'nin dünyadaki en hızlı artan sayıda doğrulanmış vakaya sahip olduğunu göstermektedir.
Genellikle ağır taktiklere yabancı olmayan Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan, doktorların sendikaları ve muhalefet politikacılarının, insanların “ekonominin tekerleklerinin dönmeye devam etmeleri” konusunda ısrar etmelerini emretmeye çağırdı.
Türkiye hala 2018 para birimindeki bir çöküşten kurtuluyor, ekonomistlerin ve politika yapıcıların koronavirüs kaynaklı bir durgunluktan korkmaları kaçınılmaz.
Hükümet, uluslararası uçuşların askıya alınması, sınır geçişleri ve şehirler arasında seyahat, halk toplantıları ve toplumsal dua yasağı ve okulların ve çoğu dükkanın kapatılması da dahil olmak üzere virüsle mücadele tedbirlerini giderek artırdı.
20 yaşın altındaki ve 65 yaşın üzerindeki insanlar sokağa çıkma yasağına tabidir ve komşu Suriye'deki asker hareketleri salgınla savaşmakla sınırlıdır. Pazartesi itibariyle Erdoğan, yüz maskelerinin satışının yasaklandığını ve bunun yerine maskelerin hane halklarına ücretsiz dağıtılacağını söyledi. Kullanımları artık toplu taşıma, mağazalar ve kamusal alanlarda zorunludur.
Cumhurbaşkanı ayrıca İstanbul'da, her biri 1.000 yatak kapasiteli iki saha hastanesinin, biri eski Atatürk havalimanının yerinde ve diğeri de Sancaktepe'de, şehrin Asya yakasında 45 gün içinde faaliyete geçeceğine söz verdi. Yaklaşık 17 milyon insanın yaşadığı Türkiye'nin kültürel ve ekonomik kalbi İstanbul, ülkenin Covid-19 vakalarının% 60'ına sahip.
Sağlık ve ekonomik krizlerin yanı sıra, salgın Türkiye'nin derin siyasi bölünmelerini de iltihaplandırdı.
Bu hafta meclis tarafından geçmesi gereken bir yasa tasarısı, Türkiye'deki tutuklu veya erken tahliye konusunda hapishane nüfusunun üçte birine kadar serbest kalacak, ancak yüzlerce hapsedilmiş insan hakları aktivisti, gazeteci ve muhalif politikacı uygun olmayacak .
Cinsiyet suçlularını ve cinsiyete dayalı şiddetten hüküm giymiş olanları içeren tasarıya ilişkin erken taslaklar, kadın hakları gruplarının muhalefetinden sonra düştü. Koronavirüs korumaları başladığından bu yana en az 14 kadın öldürüldü ve bu da Türkiye'nin korkunç aile içi şiddet sorununu şiddetlendirdi.
İktidar partisiyle ve bazı devlet memurlarıyla bağları olan bazı şirketlerde çalışanların maaşlarından zorunlu bağış yapmak zorunda kaldıkları anlaşıldıktan sonra, bir hükümet bağış kampanyası da eleştirildi . Aynı zamanda, İstanbul, Ankara ve İzmir'deki muhalefet kontrolündeki büyükşehir belediye meclislerinin fon yaratma çalışmaları durduruldu.
Sınır Tanımayan Gazeteciler yedi gazetecinin salgını haber verdiği için tutuklandığını ve “yayılma paniği” ile suçlandığını söyledi. En az 385 kişi eleştirel sosyal medya gönderileri için soruşturuluyor.


Coronavirus en son: bir bakışta
Küresel koronavirüs salgını içindeki en büyük gelişmelerin bir özeti
YayınlandıCum 10 Nis 2020 18.26 BST

Cuma günü küresel koronavirüs salgını ile ilgili önemli gelişmeler şunlardır:
Küresel ölüm bilançosu 98.000'i geçti
Johns Hopkins Üniversitesi'ndeki araştırmacılara göre, dünya çapında en az 1.6m enfeksiyon saymış en az 98.401 kişi öldü. Kurum, 365.000'den fazla insanın iyileştiğini söylüyor.
İngiltere'nin ölüm oranı kötüleşiyor.
Ülke günde 980 ölüm kaydetti , salgın başladığından bu yana en kötü durum hastanelerde ölenlerin toplamını 8.958'e çıkardı. Sağlık sekreteri Matt Hancock, her gün yaklaşık 19.000 test yapıldığını ve şu anda 19.000'den fazla kişinin semptomlarla hastanede olduğunu söylüyor.
Boris Johnson'ın durumu düzeliyor
İngiltere başbakanı, “iyileşmesine yardımcı olmak için aldığı bakımın bir parçası olarak dinlenme süreleri arasında kısa yürüyüşler yapabildi” diyor Downing Street . Johnson Perşembe günü yoğun bakım ünitesinden çıkarıldı.
İngiltere sağlık çalışanları koruyucu ekipman alacak
Hancock, hükümetin kimin kişisel koruyucu ekipmana ihtiyacı olduğu ve kimin ihtiyacı olmadığı konusunda rehberlik yaptığını ve bunun sadece klinik bir ihtiyaç olduğunda kullanılacağını da sözlerine ekledi. Ekip, gelecek haftadan itibaren günlük olarak hastanelere dağıtılacağına ve gelecek için üretim ve ithalatın artırılacağına söz veriyor.
Bakanlar, tüm sağlık çalışanlarına kendilerini koruma araçları sağlama konusunda sürekli başarısız olmaları üzerinde giderek artan bir baskı altına girmiştir.
Güney Kore: 91 'iyileşmiş' hasta tekrar pozitif test etti
Salgını sona erdirme umuduna bir başka darbe daha varacak olursak, Güney Kore'deki yetkililer virüsten temizlendiği düşünülen 91 hastanın tekrar pozitif olduğunu test ettiler . Birçok ülke enfekte olmuş popülasyonların bağışıklık geliştireceğini umduğundan, insanların yeniden enfekte olma olasılığı uluslararası bir endişe kaynağıdır.
Spain lift bazı kısıtlamalar
Bazı zorunlu olmayan işçiler Pazartesi gününden itibaren işe geri dönecek ve kamu hayatındaki kısıtlamaların bazılarını hafifletmek için hükümet planları kapsamında metro ve tren istasyonlarında yüz maskeleri dağıtılacak.
Fabrika ve inşaat işçileri, kilitlenmenin gevşemesinin bulaşıcılığın artmasına neden olabileceği uyarılarına rağmen gelecek hafta yeniden başlayacaklar. İspanya , kilitlenme stratejisinin işe yaradığını gösteren bir işaretle Perşembe-Cuma günleri arasında, önceki 24 saat boyunca 683'ten 605 ölüm kaydetti .
İrlanda kısıtlamalarını genişletiyor
Taoiseach, Leo Varadkar, İrlanda'nın ortaokul sınavlarının iptal edildiği için en az üç hafta daha kısıtlamalara katlanması gerektiğini söyledi. Orijinal önlemlerin süresi Pazar günü dolacaktı.
“Birçoğumuz işlerin ne zaman normale döneceğini bilmek istiyoruz. Gerçek şu ki, kimse ne zaman olacağını kesin olarak bilmiyor. Şimdilik tek yapabileceğimiz her gün bir gün almak ”diyor.
Bolsonaro, donut alırken Brezilya'da yuhalandı
Coronavirüsü “küçük bir grip” olarak görevden alan, sosyal izolasyonun eleştirel bir eleştirmeni olan Brezilya Cumhurbaşkanı Jair Bolsonaro, bir fırına gittikten sonra başkent Brasília'daki insanlar tarafından yuhalandı ve boğuldu .
"Eve git!" insanlar yakındaki apartmanlardan bağırıyor ve “Bolsonaro dışarı!” Diğerleri, çevrimiçi olarak yaygın olarak paylaşılan videolarda saksıları ve tavaları her gece saat 20.30'da evden yaptıkları protestoları yansıtarak duyulabilirdi.


1 Şubat 2020 Cumartesi

İNGİLTERE AVRUPA BİRLİĞİNDEN AYRILDI


AVRUPA BİRLİĞİ  ÇÖKMEYE DOĞRU GİDİYOR.

Kökü Çankırı'ya dayanan İngiltere Başbakanı Boris Johnson İngiltere'yi A.B.den kopardı.


1973 YILINDA KATILDIĞI AB DEN 47 YIL SONRA İNGİLTERE, BAŞBAKAN BORİS JOHNSON’UN BAŞKANLIĞINDA AYRILDI.
Boris Johnson yeni bir çağın şafağında olduklarını söyledi.
BORİS AVRUPA BİRLİĞİNE YUMRUĞU ATTI
İngiltere, 1973'te katıldığı AB'den yerel saatle 23.00'te (TSİ 02.00) ayrılırken, "Brexit günü" kapsamında hem devlet kurumları hem de özel kuruluşlar çeşitli kutlamalar yaptı.

Bu kapsamda, Başbakanlık binası "10 Numara"ya yansıtılan saatle geriye sayım yapıldı. Bazı hükümet binaları, İngiliz bayrağı renklerinde ışıklandırdı.

 
İngiliz Merkez Bankası, 50 penilik madeni parayı tedavüle soktu. "31 Ocak 2020" tarihini taşıyan paranın üzerinde "Bütün milletlerle barış, refah ve dostluk" ifadesi yer aldı.
Aşırı sağ siyasetçi ve AB karşıtı kampanyanın mimarlarında Nigel Farage'ın liderliğindeki Brexit Partisi, parlamento önünde kutlama partisi düzenledi.

Brexit yanlıları, saatler 23.00'ü gösterdiğinde hep beraber sevinç gösterilerinde bulundu. 
"Yeni bir çağın şafağı"
Başbakan Johnson, İngiliz televizyonlarından ulusa sesleniş konuşmasında, genel olarak Brexit sürecinde kamuoyunda oluşan kutuplaşmayı sona erdirme ve "yaraları sarma" çağrısında bulundu. 
Hükümet olarak görevlerinin ulusu bir araya getirme ve ülkeyi ileriye taşıma olduğunu vurgulayan Johnson, "Bu gece söylenecek en önemli şey, bunun bir son değil, başlangıç olduğudur. Bu, gerçek bir ulusal yenilenme ve değişim zamanı. Bu, yeni bir çağın şafağı." değerlendirmesinde bulundu.
Johnson, artık vatandaşların kaderini ülkenin doğdukları bölgelerinin belirlemeyeceğini belirterek, Brexit'le "bütünleşme ve ilerlemeye başlanılan bir anın yaşandığını" ifade etti. 
Saatlerin 23.00'ü göstermesiyle AB ile bağlantılı resmi kurumlardaki AB bayrakları indirildi, ayrıca Brexit sürecini yürütmek için kurulan bakanlık lağvedildi. 

İngiliz vekillerin Avrupa Parlamentosu (AP) üyeliği sona ererken, İngiltere'nin AB iç yazışmalarına erişimi de kesildi. 
Geçiş süreci başladı
İngiltere'nin AB üyeliğinin bitmesiyle, geçiş süreci dönemi başladı. Bu süre zarfında İngiltere,  başta ticaret olmak üzere güvenlik, sağlık, ulaşım gibi alanlarda anlaşmaya varmak için Birlikle müzakereler yürütecek.
İngiltere'nin 30 Haziran'a kadar talep etmesi halinde geçiş dönemi, 2 yıl daha uzatılabilecek. Ancak Johnson liderliğindeki İngiliz hükümeti, bu sürenin uzatılmayacağını ilan etmiş bulunuyor.

İngiltere, bu süreçte gümrük birliği, ortak pazar ve serbest dolaşım gibi AB üyeliği unsurlarını sürdürecek ve AB kurallarına tabi kalacak. Ancak ülke, AB'nin karar alma mekanizmalarında söz hakkını kaybedecek.

Brexit süreci 
İngiltere'de 2016'da yapılan referandumda, seçmenin yüzde 52'si ülkenin AB'den ayrılmasına (Brexit) destek vermişti.
İngiltere ile AB arasında 2 yıl devam eden müzakereler sonucunda 2018 sonunda Brexit anlaşmasına varılmış, ancak dönemin Başbakanı Theresa May liderliğindeki azınlık hükümeti, anlaşmayı parlamentodan geçirmeyi başaramayınca 29 Mart 2019'da gerçekleşmesi gereken Brexit, 3 kez ertelenmişti.
May'in yerine gelen Johnson, parlamentodaki tıkanıklığı aşmak için ülkeyi 2019 Aralık'ta erken seçime götürmüş ve tek başına iktidara gelmişti.

Brexit karşıtı muhalefetin, parlamentoda çıkardığı engellerin ortadan kalkmasıyla Johnson, Brexit anlaşmasını hızla yasalaştırmış ve yasal süreç 23 Ocak'ta tamamlanmıştı.
Kaynak:

26 Ocak 2020 Pazar

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kılıçdaroğlu Depremle ilgili açıklamalar yaptılar


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Depremle İlgili Açıklama Yaptı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Cezayir ziyareti öncesinde havalimanında açıklamalarda bulundu.

Elazığ’daki 6,8 büyüklüğündeki depreme değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan:
“20,55’te yaşadığımız 6,8 büyüklüğündeki deprem nedeniyle bölge halkına ve milletime geçmiş olsun dileklerimi iletmek istiyorum. Şu ana kadar 31 vatandaşımız hayatını kaybetti. Enkaz altından kurtulan vatandaşımızın sayısı 45. Hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyorum”. Dedi.
Devletin deprem anından itibaren tüm kurumları ve imkanlarıyla vatandaşların yardımına koştuğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İhtiyaç duyulan her türlü personel, araç, gereç ve teçhizat çok kısa sürede deprem bölgesine ulaştırılmıştır. Hem arama ve kurtarma çalışmaları hem yaralıların tahliyesi ve tedavisi hem de evleri yıkılan vatandaşlarımızın iaşe, ibatesi konusunda gereken tüm tedbirler süratle alınmıştır” diye konuştu.

Kaynak:
&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&
Son dakika… Kılıçdaroğlu’ndan Elazığ depremi açıklaması: Allah başka acılar vermesin!
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Elazığ depremiyle ilgili açıklama yaptı.

Kılıçdaroğlu, "Zor bir süreç yaşıyoruz. Beni bu süreç içerisinde duygulandıran olay, bu tür felaketlerle karşı karşıya kaldığımızda siyasi görüşü, kimliği ne olursa olsun bütün vatandaşlarımızın gönül birliği içinde yaraları sarmak için olağanüstü bir çaba göstermesidir. Allah başka acılar vermesin" dedi.
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, THY’nin tarifeli seferiyle Ankara’dan geldiği İstanbul Havalimanı VIP Salonu’nda basın toplantısı düzenledi. Elazığ’da meydana gelen depremle ilgili konuşan Kılıçdaroğlu, haberi duyduğunda önce Elazığ Valisi Çetin Oktay Kaldırım ile görüştüğünü söyledi.
Görüşme sırasında o an itibariyle bir can kaybı bilgisinin olmadığının aktarıldığını aktaran Kılıçdaroğlu, daha sonra televizyonlardan can kaybıyla ilgili haberlerin gelmesi üzerine iki genel başkan yardımcısını Malatya ve Elazığ’ya gitmesi için görevlendirdiğini açıkladı.
BÜYÜKŞEHİR BAŞKANLARI BÖLGEDE
Bu sabah İstanbul, Ankara, İzmir, Adana ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlarının bölgeye hem yardım hem de araç gönderdiğini aktaran Kemal Kılıçdaroğlu, ayrıca İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun deprem bölgesine gittiğini belirterek şu ifadeleri kullandı;
* Tabii zor bir süreç yaşıyoruz. Beni bu süreç içerisinde duygulandıran olay, bu tür felaketlerle karşı karşıya kaldığımızda siyasi görüşü, kimliği ne olursa olsun tüm vatandaşlarımızın gönül birliği içinde yaraları sarmak için olağanüstü bir çaba göstermeleridir.
* Bu, tasada ve kıvançta beraber olmanın bütün güzelliklerini gösteriyor bize. Tabii Allah başka acılar vermesin, bu tür acılar bizleri birleştiriyor ama keşke bu tür acılar olmasa. Her türlü önlem alınsa ve dolasıyla da bir can kaybı yaşanmasa. En büyük arzularımızdan birisi de budur. Bu çerçevede olaya bakıyoruz. Bu çerçevede arkadaşlarımız oradalar. Bölgenin bütün ihtiyaçlarını belediye başkanlarımızla birlikte merkezi yönetim de karşılıyor zaten.
* Dolayısıyla vatandaşlarımız da bölgeye olan sempatilerini, yardımlarını esirgemiyorlar. Hem Elazığlılara hem Malatyalılara baş sağlığı dileklerimi iletiyorum. Milletimizin başı sağ olsun diyorum. Yaralananlara da acil şifalar diliyoruz. Onlar da inşallah kısa süre içerisinde iyileşir ve evlerine dönerler.
“ELİMİZDEN GELEN HER TÜRLÜ KATKIYI YAPMAYA ÇALIŞIYORUZ”
Bir gazetecinin “Siz de deprem bölgesine gidecek misiniz?” şeklindeki sorusuna Kemal Kılıçdaroğlu, şöyle yanıtladı;
* Belediye başkanlarımızın yaptığı yardımlar var. Bir belediye başkanımız, 2 genel başkan yardımcımız ve milletvekillerimiz orada. Hem Elazığ hem Malatya’da alanda geziyorlar.
* Sorunları takip ediyorlar ve ilgileniyorlar. Belli aralıklarla bana bilgi veriyorlar. Tabloya bakacağız. Saat saat arkadaşlar bilgi veriyor. Sağ olsun il başkanımız, milletvekili arkadaşlarımız, genel başkan yardımcılarımız, hem kent merkezi hem de köylerde olabildiğince vatandaşlara ulaşmaya çalışıyorlar. Belediye başkanlarımızın bu konuda gönderdiği araçlar, bölgedeki enkazın kaldırılmasına yönelik yardımlarda bulunuyorlar.
* Aynı zamanda 3 bin kişilik çadır, sıcak yemeğin verileceği bir ortam sağlandı. Elimizden gelen her türlü katkıyı yapmaya çalışıyoruz. Bölgedeki insanın acısını paylaşmanın ötesinde bir şekliyle onların günlük ihtiyaçlarının karşılanması konusunda da belediye başkanları da ellerinden gelen gayreti gösteriyor. DHA

31 Aralık 2019 Salı

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN ve KILIÇDAROĞ'LUNDAN YENİ YIL MESAJI


Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan yeni yıl mesajı


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yeni yıl dolayısıyla bir mesaj yayınladı
Erdoğan mesajında, "Milletimizin 60 yıllık hayalini gerçeğe dönüştüren Türkiye’nin Otomobili Projesinin ilk araçlarının ön gösterimini yaptık. Gebze’de ilk defa kamuoyuyla paylaşılan araçlar, tasarımları ve özellikleriyle ülkemizin doğru yolda ilerlediğinin işaretidir. Her ne kadar, her şey gibi otomobilin de yerli ve millisine tahammül gösteremeyenler çeşitli kulplar takmaya çalışsa da, bu projenin milletimiz tarafından benimsenmiş olması, başarısının ispatıdır " ifadelerine yer verdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Libya ile imzalanan 'Güvenlik ve Askeri İşbirliği Mutabakat Muhtırası' ile 'Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası'nın ülkeye çok önemli stratejik kazanımlar sağladığını söyledi. Erdoğan, "Türkiye’yi Akdeniz’den tamamen dışlama projeleri, attığımız son adımlarla tümüyle akamete uğramıştır. İnşallah Libya'daki meşru Trablus Hükümetine vereceğimiz destekle, bu anlaşmaların tüm unsurlarıyla hayata geçirilmesini sağlayacağız" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni yıl nedeniyle mesaj yayımladı. Erdoğan, her yıl olduğu gibi 2019 yılını da yurt içinde ve yurt dışında oldukça yoğun, önemli, verimli programlarla, çalışmalarla ve hizmetlerle değerlendirdiklerini bildirdi. Yurt içinde 88 ziyaret gerçekleştirdiklerini kaydeden Erdoğan, yurt dışında ise Türkiye'yi temsilen 14 ülkeye 19 ziyaret yaptıklarını kaydetti. Bunların yanında, Ankara ve İstanbul’da pek çok programa katıldıklarını, pek çok toplantı yapıp görüşme gerçekleştirdiklerini belirten Erdoğan, "Her biri ülkemizin kalkınma yolculuğunda birer köşe taşı olan yatırım ve hizmetleri milletimizin istifadesine sunduk. Ülkemizi, büyük ve güçlü Türkiye hedefine biraz daha yaklaştırmak için geceli-gündüzlü çalışıyoruz. 31 Mart seçimleriyle, önümüzdeki 5 yıl boyunca şehirlerimizi yönetecek belediye başkanlarımızı, belediye meclis üyelerimizi, il genel meclis üyelerimizi ve mahalle muhtarlarımızı belirledik. Seçim sonuçlarının bir kez daha hayırlı olmasını temenni ediyorum. Böylece Türkiye, 2023 yılı Haziran ayında yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği seçimine kadar kesintisiz bir icraat dönemine girmiş oldu. Yeni yaptığımız ve dünyanın en büyüklerinden olan İstanbul Havalimanımız, Nisan ayı başında tam kapasiteyle hizmete girdi. Geçtiğimiz günlerde 50 milyonuncu yolcusunun törenini yaptığımız havalimanımız, inşallah her yıl daha da büyüyerek, ülkemizi dünyada gururla temsil etmeyi sürdürecektir" ifadelerini kullandı.
'YOL HARİTASINI KAMUOYUYLA PAYLAŞTIK'
Erdoğan, Yargı Reformu Strateji Belgesini açıklayarak, Türkiye’nin demokrasi ve hukuk devleti yolunda kararlı adımlarla ilerlemeye devam edeceğinin yol haritasını kamuoyuyla paylaştıklarını ifade ederek, "Ekim ayında ilk yargı paketinin Meclis’te kabul edilmesiyle, strateji belgesinin somut adımlarını atmaya da başlamış olduk. Ağustos ayında, Kurban Bayramının hemen öncesinde tüm hatlarıyla hizmete açtığımız İstanbul-İzmir Otoyolu da, ülkemizin en önemli ulaşım projelerinden biridir. Eylül ayında Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nda yaptığımız konuşma ve gerçekleştirdiğimiz görüşmeler, Türkiye’nin insani duruşunu ve yapıcı politikalarını bir kez daha tüm dünyaya göstermiştir" dedi.
'4300 KİLOMETREKAREYE YAKIN ALANI TERÖRDEN ARINDIRDIK'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 9 Ekim’de başlatılan Barış Pınarı Harekatı ile terörle mücadele ve Türkiye'nin güvenliği konusundaki kararlılığı fiilen ortaya koyduklarını hatırlatarak, mesajında şu ifadelere yer verdi:
"Bilindiği gibi, 2016 yılı Ağustos ayında Cerablus-El Bab bölgesinde Fırat Kalkanı Harekâtını, 2018 yılı Ocak ayında ise Afrin bölgesine yönelik Zeytin Dalı Harekâtını gerçekleştirmiştik. Böylece 4 bin kilometrekarelik bir alanı DEAŞ’lı ve PKK/YPG’li teröristlerden temizlemiş, 370 bin Suriyeli sığınmacının kendi vatanlarına geri dönmesini sağlamıştık. Barış Pınarı Harekâtıyla Resulayn-Telabyad arasındaki 4 bin 300 kilometrekareye yakın bir alanı daha terörden arındırdık. Kasım ayı sonunda Libya ile imzaladığımız 'Güvenlik ve Askeri İşbirliği Mutabakat Muhtırası' ile 'Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası' ülkemize çok önemli stratejik kazanımlar sağlamıştır. Bu muhtıralarla, daha önce Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile yaptığımız anlaşma ile başlattığımız süreci, çok daha genişletmiş ve yaygınlaştırmış olduk. Türkiye’yi Akdeniz’den tamamen dışlama projeleri, attığımız son adımlarla tümüyle akamete uğramıştır. İnşallah Libya’daki meşru Trablus Hükümetine vereceğimiz destekle, bu anlaşmaların tüm unsurlarıyla hayata geçirilmesini sağlayacağız."
'PROJENİN MEMNUNİYETİNİ HEP BİRLİKTE YAŞADIK'
Aralık ayının ilk yarısında kamuoyuyla paylaştıkları 100 bin sosyal konut inşası projesinin, 81 ilin tamamında büyük ilgi ve taleple karşılandığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin konut talebi sürdüğü müddetçe, bu kampanyayı her yıl 100’er binlik seriler halinde devam ettirmeyi planladıklarını vurguladı. Erdoğan, "2019 yılının son günlerinde, 82 milyonun tüm fertlerinin gururla karşıladığına inandığım bir projenin memnuniyetini hep birlikte yaşadık. Milletimizin 60 yıllık hayalini gerçeğe dönüştüren Türkiye’nin Otomobili Projesinin ilk araçlarının ön gösterimini yaptık. Gebze’de ilk defa kamuoyuyla paylaşılan araçlar, tasarımları ve özellikleriyle ülkemizin doğru yolda ilerlediğinin işaretidir. Her ne kadar, her şey gibi otomobilin de yerli ve millisine tahammül gösteremeyenler çeşitli kulplar takmaya çalışsa da, bu projenin milletimiz tarafından benimsenmiş olması, başarısının ispatıdır. 2022’nin sonunda satışa sunulacak Türkiye’nin otomobilini hep beraber heyecanla bekleyeceğiz" dedi.
'HER MÜCADELEDEN ALNIMIZIN AKIYLA ÇIKTIK'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanal İstanbul projesini adım adım ilerleterek, mutlaka neticeye ulaştıracaklarını kaydederek, "Türkiye, son 7 yıldır terörden ekonomiye her alanda planlı bir kuşatma girişimiyle yüzleşmektedir. Ülkemizin toprak bütünlüğünden milletimizin birliğine, ekonomimizden güvenliğimize kadar birçok boyutu olan saldırıları, hamdolsun, hep birlikte göğüslemeyi başardık. Ne sokakları karıştırmaya çalışanların oyunlarına, ne terör örgütlerinin kanlı saldırılarına, ne içimizdeki hainlerin sinsi darbe girişimlerine, ne de ekonomimize kurulan tuzaklara boyun eğdik. Gazi Mustafa Kemal’in 'Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır' anlayışıyla, ülkemize ve milletimize yönelen saldırılara karşı tüm cephelerde mücadele yürüttük. Allah’ın yardımı, mazlumların duası ve aziz milletimizin güçlü desteğiyle, girdiğimiz her mücadeleden alnımızın akıyla çıktık" ifadelerini kullandı.'
'HEP BİRLİKTE TÜRKİYE OLACAĞIZ'
Türkiye'nin geleceğine, dün olduğundan çok daha güvenle ve umutla baktığını kaydeden Erdoğan, mesajını şöyle tamamladı:
"Dün Türkiye’yi kaosla, terörle, darbeyle, krizle, istikrarsızlıkla tehdit edenler, bugün attığımız adımlar karşısındaki çaresizliklerini itiraf ediyor, uzlaşma yolları arıyor. Hep söylediğim gibi, bizim en büyük gücümüz birliğimiz, dayanışmamızdır. Bunun için her fırsatta, 'bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız' diyoruz. İnşallah 2020, bunca yıldır verdiğimiz mücadelelerin, yaptığımız fedakârlıkların, harcadığımız emeklerin meyvelerini toplamaya başladığımız bir yıl olacaktır. Bu büyük mücadelede gözlerini kırpmadan ölüme yürüyen şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize sıhhat ve afiyet diliyorum. 2020 yılının ülkemiz, milletimiz ve tüm insanlık için barış, huzur, esenlik ve refah getirmesi temennisiyle, hepinize sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum."
&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&
 KILIÇDAROĞ'LUNDAN YENİ YIL MESAJI



CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yeni yıl mesajında 2020 yılının ülkemize, bölgemize ve tüm insanlığa demokrasi, adalet, huzur, bolluk ve bereket getireceğine duyduğum inançla tüm yurttaşlarımıza mutluluk ve sağlık diliyorum. 
İnanın; 2020’de her şey çok daha güzel olacak" dedi.
CHP Lideri Kılıçdaroğlu, 2020 yılına dair umutlarının arttığını belirterek, “Çünkü 2019 bir kırılmanın yılıdır. 2019, kibre karşı alçak gönüllülüğü, kendisini ve yandaşlarını zengin kılmayı amaçlayana karşı hep birlikte üretmeyi ve paylaşmayı, tahammülsüzlüğe karşı hoşgörüyü savunanların yılıdır. 2019, sadece kendileri için adalet isteyenlere karşı herkes için adalet diyenlerin birlikteliğinin yılıdır. 2019, kendisi gibi düşünmeyenleri düşman görenlere karşı, fikri ve vicdani özgürlüğü savunanların yılıdır. Bu sayededir ki 2019 yılında, Mart'ın sonunu bahar kıldık. Bu başarıyı, sadece CHP’nin başarısı olarak görmüyoruz. Bu başarı, Cumhuriyetimizi demokrasiyle taçlandırma hedefimiz doğrultusunda kurulmuş Millet İttifakı'nın ve tüm demokratların, vatanseverlerin başarısıdır. 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde tercihlerimizi demokrasiden yana yaptık; bu sayede karamsarlığın yerini umut, tereddütün yerini azim ve kararlılık aldı” ifadelerini kullandı.
2020, ADALET MÜCADELESİNİN KÖKLEŞTİĞİ BİR YIL OLACAK’
Kılıçdaroğlu, 2020 yılında Cumhuriyeti demokrasiyle taçlandırma hedefine bir adım daha yaklaşacaklarını söyleyerek, şöyle devam etti:
2020, liyakate dayalı istihdam politikasını, şeffaflığı, kuvvetler ayrılığını, parlamenter demokrasiyi savunanların, erkek egemen şiddete boyun eğmeyen kadınların ve akla, vicdana, ahlaka sığmayan dayatmaları reddeden gençlerin demokratik taleplerinin yükseldiği; hak, hukuk ve adalet uğruna verdiğimiz mücadelenin kökleştiği bir yıl olacak.
*2020, siyasi iktidarın yok saydığı ekonomik krizin yarattığı ağır tablonun, toplumsal dayanışma ve planlı üretim politikasıyla ortadan kalkacağına inananların daha çok öne çıktığı bir yıl olacak.
*2020, komşularımızla barış içinde yaşamak isteyenlerin, fabrika bacalarının yeniden tütmesini, çiftçimizin tarlasıyla, çocuklarımızın bilimsel, çağdaş ve laik bir eğitimle buluşmasını isteyenlerin sesinin yükseldiği bir yıl olacak.
*Çünkü 2020, yaşanan tüm acılara ve baskılara rağmen her şeyin güzel kılındığı 2019’un umut dolu devamıdır.
2020’DE HER ŞEY ÇOK DAHA GÜZEL OLACAK’
Kılıçdaroğlu, 100 yıl önce Mustafa Kemal Atatürk’ün TBMM’nin kuruluş hazırlıklarını 1 Ocak 1920’de, Ankara Ziraat Mektebi'nin sobayla ısıtılan bir odasında başlattığına işaret ederek, “Demem odur ki, içinde bulunduğumuz durum ve koşullara rağmen 100 yıl öncesinin de verdiği ilhamla, ülkemizi en kısa sürede hak, hukuk ve adalet temelinde huzura kavuşturacağımızı biliyorum. Bu duygularla, Astsubay Üstçavuş Esma Çevik'in manevi şahsında terörle mücadelede hayatlarını kaybeden tüm şehitlerimize, 2019 yılında kaybettiğimiz sevdiklerimize Allah'tan rahmet, ailelerine sabır dileklerimi iletiyorum. Gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. 2020 yılının ülkemize, bölgemize ve tüm insanlığa demokrasi, adalet, huzur, bolluk ve bereket getireceğine duyduğum inançla tüm yurttaşlarımıza mutluluk ve sağlık diliyorum. İnanın; 2020'de her şey çok daha güzel olacak” ifadelerini kullandı.
KAYNAK: