23 Temmuz 2023 Pazar

Bugünkü gazete manşetlerinden seçtiklerimiz.

 BUGÜNKÜ  GAZETE MANŞETLETLERİNDEN SEÇTİKLERİMİZ


ULUSAL YORUM: CHP içten içe kaynıyor. Mayıs ayında yapılan Genel ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra iktidarı yakalayamayan Kılıçdaroğlu'na tepkiler büyüyor. Tabandan gelen seslerde de, başarısızlığın faturası Kılıçdaroğlu'na çıkarılıyor. Değişim yapılmasını isteyen CHP içerisindeki muhalefet kanadı da gittikçe sesini daha çok duyurmaya başladı. Sözcü'nün manşetindeki habere göre de Değişim kanadının videosunun sızdırılmasının ardından, Kılıçdaroğlu ve değişim isteyen İmamoğlu, belediye başkanları toplantısında yüz yüze geldi. İki kanat arasında sert tartışmalar yaşandığı söyleniyor. 

Atatürk'ün kurmuş olduğu CHP'nin bölünmesi veya parçalanması demek ülkenin çok şeyi kaybetmesi demektir. CHP'de çok acele Atatürk çizgisine gelmelidir. 


ULUSAL YORUM: Türkiye gazetesi İstanbul'daki nüfusun azaltılması hususunda çalışmalardan bahsetmiş. Çok isabetli bir karar olur. Her geçen gün İstanbul'un taşı toprağı altındır diye anadoludan devamlı göç geldiği gibi, bir de dünyadaki devletlerden akın akın yabancılar İstanbul'a gelmekte. 

İstanbul'da bir çok mahalleler, semtler ve bloklar yabancılar ile dolmuş bulunmakta. Hatta binaların yönetimleri bile yabancıların eline geçmekte. Bu duruma bir çare bulunmasında çok yarar var.

Marmara denizinde Musilaj tehlikesi gene artmaya başlamış. Bu çok tehlikeli. Marmara denizindeki balıklar yok olabilir. Çok acil gerekli tedbirler alınmalıdır. 

Burdur Gölü kurudu. Havaların sıcaklıklarının artması ile de göllerimiz ve denizlerimizde buharlaşma oranı artacaktır. İç göller yeterli su ile beslenemez ise, çok çabuk kuruyabilir. Bu konuda da tedbirler alınmalı, göllerin kurumaması için de mutlaka bir çözüm yolu bulunmalıdır. 


ULUSAL YORUM: Yangın söndürmeler için özel harekat timleri oluşturulmuş. Çok iyi bir girişim. Havaların aşırı derecede ısınması, yangınların artmasına sebep olacaktır. Yangın söndürme timlerinin yanında yangın söndürme uçakları da alınmalı ve yangınlar büyümeden müdahale edilmelidir. Ağaçlar insanlar için büyük bir nimettir. Onlar olmazsa oksijensiz kaldığımız gibi, sanayi sektöründe de ağaçların çok rolleri vardır. 

Ülkemiz Cezayir'le de 5 anlaşma yapmış. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan her gittiği ülkede anlaşmalar yaparak dönüyor. Bu anlaşmaların sonucunda ülkemiz hangi şekilde yararlar görebilir, bunları zaman gösterecektir. 




ULUSAL YORUM: Karar gazetesi gene Müslümanların Kutsal değerlerine saldırı'yı manşetine taşımın. Hiç bir Müslüman, eline bir başka dinin kutsal saydığı kitabını veya bir başka değerini alıp, yakmaz, üstüne çıkıp çiğnemez. Danimarka'da iki milyar Müslüman'ın kutsal olan Kur'anı Kerim'i yakma eylemi şimdi de Danimarka'ya sıçramış. Sizlerin amacınız ne? Buna teşebbüs eden kişi acaba, Kuran'ı bir kere eline alıp okumuş mu? Bu tehlikeli davranışların amacı ne? 
Bu konuda elbette Avrupa entellektüel kamuoyunun nefret suu ve ifade hürriyeti kavramların yeniden  tartışmaya açmasında yarar görülmekte. İslam alemi de bu konuda ortak bir duruş sergiBlemelidirler. 

1 Temmuz 2023 Cumartesi

1948 Hürriyet gazetesinin ilk sayısında İnönü ve Celal Bayar'ın makaleleri



YIL 1948. MÜESSİSİ SEDAT SİMAVİ. HÜRRİYET GAZETESİ YAYIN HAYATINA BAŞLIYOR. 1 MAYIS 1948 TARİHİNDE İLK SAYISI ÇIKIYOR VE SATIŞ BEDELİ 10 KURUŞ.

Derleyen: Zekeriya Tümer

Hürriyetin ilk sayısında güçlü iki kalem var. İki Makale gönderiliyor. Bunlar çok önemli kişiler. Makaleyi yazanlar kim mi? Türkiye Cumhurbaşkanı İsmet İNÖNÜ. Diğer makaleyi yazan ise Celal BAYAR. Gazetenin aslından önemli olan bu iki makaleyi alarak Sektör Medya okurlarımıza sunmak istedik.

Ancak daha önce Hürriyet gazetesinin hangi amaçla çıktığını Sol köşede yazan Gazetenin sahibi Sedat Simavi'nin BU GAZETE başlığı altında yazmış olduğu yazıda çok önemli olduğundan ilk önce Sedat Simavi'nin yazısını okurların dikkatine sunmak istedik. Bu yazının akabinde Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ile D.P'nin Başkanı Celal Bayar'ın makalelerini okuyacaksınız.

"BU GAZETE,,

Hürriyet'in programı kısadır: Memleketimizde gelişmeye başlayan demokrasi zihniyetini kökleştirmek ve müdafaa etmek için ortaya atılıyoruz ve demokrasinin memleketimizin bünyesine en uygun bir rejim olduğunu iman etmiş bulunuyoruz.

Demokrasinin müdafi i olduğumuz ileri sürmekle, Demokrat Partinin körü körüne taraftarlığını ve Halk Partisinin düşmanlığını yapacağımızı zannetmeyiniz! HÜRRİYET hiç bir partiye bağlı değildir. HÜRRİYET hür ve müstakil kalacaktır. Devlet Reisimiz İnönü ile muhalefet partisi lideri Celal Bayar'ın HÜRRİYET için nezaket göstererek yazdıkları makaleleri bu ilk sayımızda neşretmekle bunu ispat ettiğimize kaniyiz.

HÜRRİYETİN bütün kuvveti yalnız kendi maddi imkanlarına dayanarak çıka bilmesindedir. Bundan dolayı da kimseyi gücendirmekten korkmayacak ve kimseyi memnun bırakmak kaygusunu gütmeyecek tir.

İki sene evvel Amerika'ya sipariş ettiğimiz ve şimdi elimizde bulunan gazeteyi basan bu makine en son sistem ve en sür'atli rotatif makinesidir.  Saatte beş renk üzerinden 44 bin nüsha basan bu maki nanın evsafı, zaman zaman, en geç gelen havadisleri, sabaha karşı vaki olan hadiseleri fotoğraflariyle tespit ederek size yetiştirdiğimiz zaman anlayacak ve takdir edeceksiniz.

Size şimdiden çok vaatlerde bulunmak istemiyoruz. Doğru havadis veren, hakkı gözeten dürüst bir gazete çıkarabilmek için ortaya atıldık. Bu gayeye varabilmek için doğruyu seven, riya, iftira ve haksızlıktan nefret eden okuyucularımızla el ele yürümek istiyoruz.

Vatan ve milletimize faydalı olabilmek için, hür ve müstakil bir gazete kürsüsünün her hangi bir makam sandalyesinden daha verimli olduğuna kani bulunduğumuzdan şahsımıza ait hiç bir siyasi gaye gütmeyeceğiz. Elimizde hazır bir gazete varken kolay bir şöhret vasıtası varken, kolay bir şöhret vasıtası olan muharrirlik hevesinde de değiliz. Baş sütunlardaki yazılar daima HÜRRİYET imzasını taşıyacak ve her mevzu mütehassısı tarafından en doğru şekil ile okuyucularımıza gözü önüne serilecektir.

Bu izahatı imzam altında vermeye mecbur olduğum için okuyucularımdan özür dilerim.

SEDAT SİMAVİ

(NOT: BİLİNDİĞİ ÜZERE BUGÜN HÜRRİYET GAZETESİ SEDAT SİMAVİ AİLESİNE AİT DEĞİLDİR VE EL DEĞİŞTİRMİŞTİR. )

Hürriyet Günlük Müstakil Siyasi gazete. 1 Mayıs 1948-sene 1, sayı 1.

İNÖNÜ'NÜN MAKALESİ
GAZETEMİZE YAZDIĞI BİR MAKALEDE İÇ VE DIŞ MESELELERİ TAHLİL EDERKEN DEVLET REİSİ DİYOR Kİ:

Dünyanın nereye varacağı belli olmayan buhranı içinde Türkiye'nin demokratik gelişmesinin zehirsiz ve sakin bir hava içinde ilerlemesi memleket için hayati bir ehemmiyettedir.

YENİ BİR HİZMET UNSURU

Yazan; İSMET  İNÖNÜ
Türkiye Cumhurbaşkanı

Basın alemimize girdiğinden haberdar olduğum "Hürriyet gazetesine, arzusu üzerine, iyi dileklerimi yazıyorum. Bu vesile ile 1948 ilkbaharı başında memlekette yaptığım oldukça geniş seyahatten memnun döndüğümü söylemek isterim. Çukurova felaketinde vatandaşlarımı, ıstırabın şiddetli olduğu günlerde görmüş ve çok müteessir olmuştum. Onları on gün sonra milletçe ve hükumetçe kendilerine gösterilen ilgiden ümitleri artmış ve çalışıp kalkınma arzuları tazelenmiş olarak bulmak beni çok teselli etti.

Seyahatimin, iyi bir tesadüfle, kıymetli hatırasını Raman dağındaki petrol kuyusu teşkil ediyor. Bir bütün gün Raman'ın yeni cevherini seyrettik; memleket için geniş ve hayırlı ihtimaller üzerinde uzmanların tetkik ve tahminlerini zevkle dinledik.

Gaziantep, Maraş, Malatya, Elazığ, Tunceli, Bingöl, Diyarbakır, Mardin, Siirt illerimizin halkları, Urfa ve Bitlis illerimiz ve pek çok ilçelerimizin heyetleri ile memleket meseleleri görüştüm. Vatandaşların eksiklerini bilen ve bunların biran evvel tamamlanmasını isteyen bir arzu ile bütün düşüncelerini bana anlattılar. Dolaştığım yerlerde halkımızı meşgul eden mevzuları tekrar öğrenmiş olmak istifadeli olmuştur.

Siyasi partilerin karşılıklı münasebetlerinde tahakkuk eden terakkiyi derhal fark ettim. Evvelki seyahatimde başladığını gördüğüm iyilik büyük bir gelişme ve tekamül kazanmıştır. Herkes fikirlerini ve programlarını biliyor. Partiler emniyet ve huzur içinde siyasi davalarını azimle takibederken, partiler üstünde olan vatan meselelerini göz önünden ayırmıyor, hele birbirine hiç düşman olmuyorlar. Açık bir suretle göze çarpıyor ki, medeni bir insan cemiyetinde hür vatandaşlar münasebetlerini sağlam esaslar üzerine kurmuşlar. Dolaştığım geniş bölgelerde partilerin çalışmaları için koyduğum bu teşhisin büyük kıymeti vardır. Dünyanın nereye varacağı belli olmayan buhranı içinde Türkiye'nin demokratik gelişmesinin zehirsiz ve salim bir hava içinde ilerlemesi memleket için hayati bir ehemmiyettedir. Siyasi partilere mensup olan vatandaşlarım her yerde beni, iç ve dış büyük vatan meselelerinde beraber mücadele edeceklerine yürekten temin etiler.

Türkiye medeni alemin anladığı manada hürriyet ve demokrasi hayatı içinde yeni bir ilerleme ve gelişme yolundadır. Herşeyden kıymetli olan kendine güven ve vatanın geleceğine güven duyguları diri ve tazedir. Bu duyguları korumak yolunda tesirli bir hizmet unsuru olarak "Hürriyet gazetesine engin başarılar dilerim.

İSMET İNÖNÜ

CUMHURBAŞKANI

&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&

Hürriyet Günlük Müstakil Siyasi gazete. 1 Mayıs 1948-sene 1, sayı 1
Gazetemize yazdığı bir makalede

CELAL BAYAR DİYOR Kİ:

Demokrat Partinin programı kül halinde kabul ve tatbik olunduğu gün memleketimizde büyük değişiklikler olacağına ve milletimizin bu  yüzden refaha kavuşacağına şüphe yoktur.

DEMOKRASİ DAVASINDA ÜÇ DEVİR

Yazan: CELAL BAYAR
D.P.Genel Başkanı

Hürriyet gazetesi benden bir yazı istediği zaman neslimizin hürriyet uğrundaki mücadelelerinin hatıraları içinde kaldım.

Bizim neslimiz, hürriyet mefhumu üzerinde duran "Genç-Türk Edebiyatının tesiri altında siyasi hayata girmiştir. Ben de, Millet hayatı ile alakadar olan bu mevzuu ele almak istedim. Bazı tarihi hadiselere kısaca temas etmeyi düşündüm.

Henüz çok genç iken Mutlakıyet devrinin, padişahlar idaresinin tazyikini duymaya başlamış idim. İstibdadın ızdırabı altında kendimi bir kuyu içinde görüyordum. Hayatı da bu havasızlık içinde manasız buluyordum.

Meşrutiyet inkılabı tahakkuk eder etmez hürriyet aşkı büyük bir heyecan ile memleketi sardı. Bütün kalplerde taze bir ümid ve şevk uyandırdı. Bu arada ecnebi tazyikinin bariz bir ifadesi olan kapitülasyonlar gözümüze batmaya başladı. Görüyorduk ki, ferdi hürriyetle beraber milli hürriyet ve tam manası ile istiklalimize kavuşmak için kapitülasyonların memleketimizden sökülüp atılması iktiza ediyordu.

Diğer taraftan yabancılar, fena idare yüzünden zayıf düşmüş vatanımızı kolayca yutulur bir lokma sanıyorlardı.

Bu durum karşısında milli birliğe dayanan bir müdafaa ve emniyet cephesi yaratmak lazım geliyordu. İşte meşrutiyet devrinde, bu devri açanlara ve gençliğe düşen başlıca vazife bunlardı. 1914-1918  harbinin mağlupları arasında bulunuşumuz, memlekete çok pahalıya mal olmuştu. Ankara'da bin bir felaket içinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılışı ve hükumetinin kuruluşu bizim için bir kurtuluş, bir hamaset ve aynı zamanda milli hakimiyet devri olduğuna şüphe edilemez.

Burada, tam bir hakikat olarak ifade edilmelidir ki; memleketi, bir ferdin iradesi altında toplayarak kurtarmak prensibi fiilen iflas etmiş, buna mukabil milli hakimiyeti temsil eden kuvvetin muvaffakıyeti kendisini göstermiştir. Yani "Kayıtsız şartsız hakimiyet milletindir" düsturu muzafferiyetin amili olmuştur.

Ne garip tecellidir, Ankara'da çalışanlar, bir taraftan milli iradeye dayanan bir devletin temellerini atarken, diğer taraftan "Padişahımız efendimiz, hür ve müstakil olarak kendini Milletin aguşu sedakatinde gördüğü  gün Millet Meclisinin tanzim edeceği esasatı kanuniye dairesinde vazı muhterem ve mübecceliyeti ahz eder" diyorlardı. Saray ve Babıalinin hıyaneti ve hadiselerin nasıl inkişaf ettiği malumdur. En iyi devlet şeklinin Cumhuriyet olduğu neticesine varıldı. Bugünkü Anayasamız mütekamil şekli ile tedvin olundu.

Fakat salim bir surette işlemesi için yalnız bir Partinin varlığı kafi gelmediğinden Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ve onu takip eden Serbest Fırka kuruldu.

Her iki fırkanın yürümediği muvaffakiyet temin edemediği anlaşıldıktan sonra bir fasıla devri baş gösterdi. İşte bu fasıla devri arasında Demokrat Parti bin bir müşkülata göğüs gererek meydana atıldı.

Partimiz demokrasiyi milli menfaate ve insanlık haysiyetine en uygun bir prensip olarak tanıdı. Türk milletinin bütün meziyetlerine olduğu gibi siyasi hayatta da olgunluğuna inandı.

İnsanlık haysiyetine inanan ve bu haysiyetin ancak insanlık ana haklarının teminat altında bulunması ile korunabileceğini kabul eden Partimiz bütün devlet mevzuatında bu prensiplere aykırı hükümlerin bulunmamasını sağlamakla kendisini mükellef bilmektedir.

İnsanlık ana haklarından bahsederken bu mefhum arasında "korkudan masun olma hürriyetinin" de Mevcud olduğu kabul edilmelidir.

Herhangi bir zaruret veya sebeple bu prensiplere muhalif olarak yapılmış kanunların tadil ve tasfiyesine çalışmak Partimizin esaslı gayelerinden biridir. Demokrat Partinin Programı kül halinde tatbik olunduğu gün memleketimizde büyük değişiklikler olacağına ve milletimizin bu yüzden refaha kavuşacağına şüphe yoktur.

Bize temin edildiğine göre Hürriyet gazetesi bu prensiplerin sadık müdafi i olarak en ileri teknikle matbuat sahasında yer alacaktır. Şu halde bu değerli neşir vasıtasına muvaffakıyetler dilemek bizim için bir vazifedir.

Bu vazifeyi ifa ederken bahtiyarlık duymaktayım.

CELAL BAYAR.

 

 

22 Haziran 2023 Perşembe

Atatürk silüeti Damal'da görüldü

 


Ardahan'ın Damal ilçesinde Karadağ eteğinde, Haziran ayında havanın açık ve güneşli olması durumunda belli zamanda, belli günde Atatürk silüeti ortaya çıkmaktadır. 

Her yıl aynı zamanlarda görünen Atatürk silüeti, çok dikkati çekmekte ve bölgeye gelen turistler ve bölge halkının meraklı bakışları altında oluşan Atatürk silüeti fotoğraflar  çekilerek ölümsüzleştirilmektedir. 

Atatürk'ün silüetinin fotoğraflarını çekenler sosyal medyada paylaşımlar yaparak, bir başka kişilerinde bu doğa harikası olayı görmelerine vesile olmaktadırlar. 

Günlerdir bölgeye gelen ve silüeti görmek için havanın açılmasını bekleyen vatandaşlar, silüetin oluşumuna yoğun ilgi göstermekte.

Damal Belediyesi her yıl "Atatürk'ün izinde ve gölgesinde Damal Şenlikleri" düzenlemekte. 


28 Mayıs 2023 Pazar

İpi Tayyip Erdoğan göğüsledi

28 Mayıs 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimini Recep Tayyip Erdoğan tekrar kazandı.

Cumhur İttifakına yakın kişiler seçimden üç ay evvel, % 52.14 alarak kazanacaklarını ifade etmişlerdi. Söylenen çıktı. 

Bugün çıkan ulusal gazetelerden bir kaçına bakalım. 

Sözcü gazetesi ekonomik durumu anlatmış. Ancak, halk memnun ki Erdoğan'dan yeniden o'nu Cumhurbaşkanı yaptı. Halkın iradesi üstün geldi. 

19 Mayıs 2023 Cuma

19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı

19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı Kutlu Olsun.

Mustafa Kemal Atatürk'ün Türk gençliğine söylediği sözlerden bir kaçını sizler için derledik. Türk Gençliği Atatürk'ün tüm güvencesi ve umudu sizlersiniz. 

"Milletin bağrından temiz bir kuşak yetişiyor. Bu eseri ona bırakacağım ve gözüm arkamda kalmayacak. 


"Gençler! Benim gelecekteki emellerimi gerçekleştirmeyi üstlenen gençler! Bir gün bu memleketi sizin gibi beni anlamış bir gençliğe bırakacağımdan dolayı çok memnun ve mesudum. Buna gerçekten sevinmekteyim. Fakat beraber yaşadığımız sürece benim hedefime yürütmenizi hepimizden istemek, geçerli bir hakkım olarak tanınmalıdır."

-"Sizler, yeni Türkiye’nin geç evlatları, yorulsanız da beni izleyeceksiniz. Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler asla ve asla yorulmazlar. Türk gençliği amaca, bizim yüksek ülkümüze durmadan, yorulmadan yürüyecektir."

-"Gençler! Cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık ve medeniyetin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız. Yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz."

-"Gençliği yetiştiriniz. Onlara bilim ve kültürün olumlu fikirlerini veriniz. Geleceğin aydınlığına onlarla kavuşacaksınız. Özgür fikirler uygulamaya geçtiği zaman, Türk milleti yükselecektir."

-"Türkiye Cumhuriyetinin, özellikle bugünkü gençliğine ve yetişmekte olan çocuklarına hitap ediyorum: Batı senden, Türk'ten çok geriydi. Manada, fikirde, tarihte bu böyleydi. Eğer bugün batı teknikte bir üstünlük gösteriyorsa, ey Türk Çocuğu, o kabahat da senin değil, senden öncekilerin affedilmez ihmalinin bir sonucudur. Şunu da söyleyeyim ki, çok zekisin! .. Bu belli. Fakat zekânı unut! .. Daima çalışkan ol..."

-"Rica ile, merhamet dilenmekle bir millet ve devletin şeref ve istiklali kurtarılmaz. Türk milleti, gelecek nesiller için bunu unutmamalıdır. 19 Mayıs güven, sevinç, hareket günüdür."

 -“Biz her şeyi gençliğe bırakacağız... Geleceğin ümidi, ışıklı çiçekleri onlardır. Bütün ümidim gençliktedir.”

-"Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız. Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz. Kendinizin ne kadar önemli, değerli olduğunu düşünerek, ona göre çalışınız. Sizlerden çok şey bekliyoruz."

 -"Ordularımızın kazandığı zafer, sizin ve sizin ordularınızın zaferi için yalnız zemin hazırladı… Gerçek zaferi siz kazanacak ve devam edeceksiniz ve mutlaka başarılı olacaksınız."

-"Hayatta tam mutluluk ve esenlik ancak gelecek kuşakların şerefi, varlığı, esenliği için çalışmakta bulunabilir."

-"Büyük olmak için hiç kimseye iltifat etmeyeceksin; hiç kimseyi aldatmayacaksın; memleket için hakiki mefkûre ne ise onu görecek, hedefe yürüyeceksin. Herkes senin aleyhinde bulunacaktır; herkes seni yolundan çevirmeye çalışacaktır;...

..fakat sen buna mütehammil olacaksın; önüne nihayetsiz manialar yıkacaklardır. Kendini büyük değil, küçük, zayıf, vasıtasız, hiç telakki ederek, kimseden yardım gelmeyeceğine kani olarak bu maniaları aşacaksın. Bundan sonra da sana büyüksün derlerse, bunu söyleyenlere güleceksin'

- "Gençlerimiz ve aydınlarımız ne için yürüdüklerini ve ne
 yapacaklarını öncelikle kendi düşüncelerinde iyice kararlaştırılmalı, onları halk tarafından iyice benimsenip kabul edilebilir bir hâle getirmeli, onları ancak ondan sonra ortaya atmalıdır. Ben çok ümitliyim ki, gençlerimiz bunu yapacak derecede yetişkindir. "

-"Asla şüphe yoktur ki cumhuriyetin gelecek evlâtları, bizden daha çok bolluğa ve rahata kavuşmuş ve mutlu olacaklardır. 

 -"Bu memleketin gençliği, hakkımda pek büyük sevgi gösterdi. Bu kadar lâyık olduğumu bilmiyordum. Arkadaşlar! Bu memleketi ve bu milleti yüzyıllardan beri berbat edenler çoktan ölmüştür. Bütün gençlik, buna iman etmelidir. Bizim kanımız akmadıkça bunlar bir daha geri gelmeyecektir. "

-"Başımıza neler örülmek istenildiği ve nasıl karşı koyduğumuz ve daha doğrusu milletin arzu ve emellerine uyarak ve onun yardımıyla nasıl çalıştığımız görülmeli ve gelecek kuşaklar için ibret ve uyanıklığı gerektirmelidir."


1 Mayıs 2023 Pazartesi

Cumhur ittifakı ve millet ittifakı sokak afişlerinde




 14 Mayıs 2023 de yapılacak seçimler'de Cumhur İttifakı ile Millet İttifakı tarafından yollarda direklere, reklam panolarına, duraklara astıkları ve halkı etkilemek, onların oylarını almak için neler yapacaklarını yapmak istediklerini yazdıkları afişlerden seçtiklerimizi sizler için yayınlıyoruz. 

 CUMHUR İTTİFAKI VE MİLLET İTTİFAKI AFİŞLERİ








































11 Nisan 2023 Salı

Gümrük Müşavirleri sakın hasta olmayın, ekmeğiniz elinizden alınır.



GÜMRÜK MÜŞAVİRLERİ DİKKAT: Gözünüzde katarakt, ya da başka bir görme bozukluğu, kulağınızda az da olsa işitme bozukluğu var ise, Sağlık Kurul Raporunuzun Karar bölümünde, Gümrük Müşavirliği yapması uygun değildir, ibaresini görebilirsiniz.

4458 sayılı Gümrük Kanununun 5911 Sayılı Kanun ile değişik 225/2 nci maddesi "Doğrudan ve dolaylı temsilcilerin bu Kanunda öngörülen faaliyetlerini yapmalarına engel hastalığının bulunmaması gerekir. Tereddüt edilmesi halinde, Müsteşarlık tarafından tam teşekküllü resmi sağlık kurumlarından
sağlık raporu talep edilebilir." hükmü yer almaktadır.

Bu genelge (2013/37 sayı) ile 06.08.2013 tarihinde GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI
Gümrükler Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanmıştı.

Bu tarihten itibaren yukarıda genelge'de bahsedildiği gibi, tereddüt edilmesi halinde denilmesine rağmen, herkesten, tüm Gümrük Müşavirliği belgesine sahip, bilhassa 65 yaşın üzerindeki bütün Gümrük Müşavirlerinden sağlık kurulu raporu istenmeye başlanmıştı.

Gümrük Müşavirliği belgesini 4458 Sayılı Gümrük Kanununda belirtilen kıstaslara göre kanunen hak etmiş olan Gümrük Müşavirlik belgesini almış bulunan Gümrük Müşavirleri bu Genelge'ye göre eğer Tam Teşekküllü resmi sağlık kurumlarından sağlık raporu alamadıkları taktirde, Bakanlık Risk Kriterleri göz önünde bulundurularak Gümrük Müşavirinin imza yetkisi Bakanlık yetkililerince durdurulmakta ve Gümrük Müşavirleri iş yapamaz hale getirilmektedir.

Ayrıca; en önemli hususlardan bir tanesi de Gümrüklerde yasa gereği iş takip edecek olan Doğrudan temsilci sıfatına haiz bulunan Gümrük Müşavirleri olmadan Gümrük Müşavirlik Şirketleri kurulamamaktadır.

Şimdi gelelim esas konuya: Gümrük Müşavirlik belgesine haiz bulunan Gümrük Müşaviri olmadan şirket kurulamadığından, mecburen Gümrüklerde iş yapabilecek imkana sahip şirket ancak, Gümrük Müşavirlik belgesi olan tarafından kurulmakta ve tescil edilmektedir.

Şirketin tek yetkilisi de Gümrük Müşaviri olmaktadır. İmza Sirküleri Gümrük Müşavirine aittir. E İmza gene Gümrük Müşaviri'ne aittir. Bunlar olmadığı taktirde Gümrük Beyannamelerinin tescil edilmesi ve mükelleflerin işlerinin Gümrük Şirketlerince Gümrüklerde takibinin yapılabilmesi söz konusu değildir.

Bir Gümrük Müşaviri'ne şirket kurduruluyor. İmza yetkisi Gümrük Müşaviri'ne veriliyor. Sonra da deniyor ki, git bir sağlık kurumundan sağlık raporu al. Gümrük Müşaviri şirketi kuruyor, gidiyor Sağlık Kurulundan Gümrük Müşavirliği yapabilir diye bir rapor alıyor ve şirket çalışmaya başlıyor.

Ancak, raporun geçerliliği 2 yıl bazen 3 yıl da olabiliyor. 3 Yıl sonra Gümrük Müşavirinden tekrar bir rapor isteniyor. Bu zaman içerisinde Gümrük Müşaviri, kalp hastası olabilir, böbrek hastası olabilir, şeker hastası olabilir. Tansiyon hastası olabilir. vs. değişik hastalıklara maruz kalabilir. En önemli husus ise, aklını kaybetmesi. Alzheimer Hastalığına yakalanması.

Asıl sorun burada başlıyor. En önemli hastalık olan Alzheimer Hastalığına yakalanmayan, ancak çok basit bazı hastalıkları  olan Gümrük Müşaviri Şirket sahibi ve yöneticisi olmasına rağmen, Tam Teşekküllü bir hastaneden aldığı Sağlık Kurulu raporunda Gümrük Müşavirliği yapması uygun değildir, ifadeli bir rapor verildiği taktirde işte, Gümrük Müşaviri'nin tüm hayatı karanlık bir hale gelmekte.

Bu konuda yaptığımız araştırma ve bilgileri Sektör Medya olarak yukarıda belirttik.

Şimdi gelelim en önemli konuya.
(2013/37 sayı) lı genelge gereği MGM Gümrük Müşavirliği sahibi ve tek imza yetkilisi bulunan Ekrem Abat TC Sağlık Bakanlığı İstanbul İl Salık Müdürlüğü Beşiktaş Sait Çiftçi Devlet Hastanesi'ne Sağlık Kurulu Raporu almak üzere 07.03.2023 tarihinde  müracaat ediyor.

Daha önce aynı hastaneden iki kere rapor aldığı için üçüncü raporu da aynı hastaneden almak istemesi kadar doğal bir şey olamaz.

Bu rapora dikkat edecek olursak, Karar bölümünde Gümrük Müşavirliği yapmasında sakınca yoktur denilmektedir.

Bu ikinci raporda da Ekrem  Abat'a Gümrük Müşavirliği yapması uygundur raporu verilmiştir.

2013/37 sayı) lı genelge gereği MGM Gümrük Müşavirliği sahibi ve tek imza yetkilisi bulunan Ekrem Abat TC Sağlık Bakanlığı İstanbul İl Salık Müdürlüğü Beşiktaş Sait Çiftçi Devlet Hastanesi'ne Sağlık Kurulu Raporu almak üzere 07.03.2023 tarihinde  yaptığı müracaatta şaşırılacak bir kararın çıktığını söyledi

Sağlık Kurulu Raporunun karar bölümünde (Gümrük Müşavirliği yapması uygun değildir,) ibaresinin yer aldığını gören Gümrük Müşaviri Ekrem Abat şaşkınlıktan nerede ise, kalp krizi geçirecekmiş.

Konu bize, Sektör Medya yayın kurulunun Editörü'ne intikal etti. Editörümüzün de Gümrükten emekli ve  aynı zamanda Gümrük Müşaviri olması nedeniyle ve de , konuya son derece hakim ve yeterli bilgiye de sahip bulunduğundan,  Ekrem Abat'ın raporunu incelediğinde, o da hayretler içerisinde kaldı.

Ancak; yaptığı incelemede bu raporda bilerek bir yanlışın yapıldığını zannetmediğini, belki sehven bir yanlış anlaşılma neticesinde, böyle bir kararın alındığı şüphesini taşıdığını ifade etti.

Raporu incelediğimizde:

Raporun İç hastalıkları bölümünde; Yapılan Rutin muayenesinde herhangi bir hastalığa rastlanılmamıştır, denilmektedir.

Genel Cerrahi bölümünde: Haricen uygundur, denilmiştir.

Göz hastalıkları bölümünde: Yapılan harici göz muayenesinde: Görme keskinliği gözlükle sağ gözde 0,1 sol gözde 0.3 olarak bulunmuştur. Bilateral olgun katarkt. ifadesi yer almaktadır.

Kulak, Burun, Göz hastalıkları bölümünde: Yapılan odyometrik inceleme sonucuna göre bilateral çok hafif derecede SN tip işitme kaybı  mevcuttur. denilmektedir.

Nöroloji bölümünde ki en önemli bölümlerden biridir. Uygundur ifadesi yer almıştır.

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı: Ortopedik muayene normal, demiştir.

Psikiyari bölümü ki, bu da en hassas ve önemli bölümdür. Aktif psikopoloji saptanmamıştır.

Laboratuvar sonuçları yazılmış, Radyoloji bölümünde de Akciğer parankim alanlarında belirgin aktif spesifik lezyon izlenmedi. Aord ve arcus aorta hafif dilatedir, denilmektedir.

Gelelim sonuçtaki karar bölümüne: GÜMRÜK MÜŞAVİRLİĞİ YAPMASI UYGUN DEĞİLDİR. OY BİRLİĞİYLE ALINMIŞ, SAĞLIK KURULU KARARIDIR.  ibaresine yer verilmiştir.

Söz konusu rapor incelendiğinde, Gümrük Müşaviri Ekrem Abat'ın Şirket yönetmesine ve Gümrük Müşavirliği yapmasına engel olabilecek, çok önemli bir hastalığının olmadığı görülmekte iken, en önemli bölümlerde sağlıklı ifadesi yer almakta iken, göz'de ve kulakta'ki çok ufak arızalardan rapora olumsuz görüş verilmesine şaşırmamak mümkün değil!

Editörümüz'ün raporu incelemesinde, mutlaka burada sehven bir yanlışlık yapılmıştır. Bu rapora olumsuz görüş vermez Türk Doktorları, bir hata var, hadi beraber hastahaneye gidelim, bir de birlikte konuşalım, hatayı düzelttirelim denmiş ve hastaneye Ekrem Abat ile Editörümüz  birlikte gitmişlerdir.

İlk önce Yazı İşlerine gidilmiş, raporu yazan memurlarla görüşülmüş, bir hata var bu raporda, bunun düzeltilmesi gerekir denmiş, onlar da Sağlık Kurul Başkanı Uzm.Dr.Yakut Evcümen ile görüşün demişler ve Sağlık Kurul Başkanı Uzm.Dr.Yakut Evcümen ile görüşülmüştür.

Sağlık Kurul Başkanı rapora bakmış ve evet, bu iki ufak nedenden dolayı Gümrük Müşavirliği yapması uygun değildir, denmesi bir hatadır, bunun düzeltilmesi gerekir diyerek, raporu yazan bölüme kadar gelmiş, o bölümün yetkilisi ile telefonla görüşerek, bu yanlışlığın düzeltilmesini istemiştir.

Ancak; raporu hazırlayan ve Sağlık Kurul Başkanı Uzm. Dr. Yakut Evcümen'in de konuştuğu hanımefendi, raporu alarak, sizlerin konuşmasına gerek yok, ben gider kulak ve göz doktoru ile konuşurum demiş, her ikisi ile konuşmaya gitmiş, geri döndüğünde teşhislerinin doğru olduğunu söylemişlerdir.

Zaten teşhisler konusunda Ekrem  Abat'ın bir itirazı olmadığı söylenmiştir. Ancak, Karar bölümünde hata olduğu ifadesi her halde doktorlar tarafından Gümrük Müşavirinin ne iş yaptığı konusunda bilgi yetersizliğinden, raporun son karar bölümünde böyle yazılmış olabileceği ifade edilse de, bir neticenin böyle alınamayacağı, dilekçe ile müracaat ederek sorulmasının daha iyi olacağı, bu nedenle itirazınız var ise dilekçe ile müracaat edin, denmiştir.

Baş Hekim Uz.Dr.Mehmet Akif Seyl  ile görüşülmeye çalışılmış, toplantısı bitmediğinden görüşme yapılamamıştır.

Göz Hastalıkları doktoru Op.Dr.Bülent Züre ve Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Doktoru Op.Dr.Hande Kuşçu'nun Ekrem Abat'ta tespit etmiş oldukları çok ufak belirtiler nedeniyle, raporun Karar bölümünde Ekrem Abat'ın Gümrük Müşavirliği Yapması Uygun değildir, ibaresinin Ekrem Abat'ın yasal olarak almış olduğu Gümrük Müşavirliği belgesini kullanmasının engellenmesine sebep olmuş, Gümrükçe beyannameleri imzalama yetkisi elinden alınmış, şirket çalışamaz bir duruma düşmüş, maddi ve manevi kayıplara uğramaya başlanmıştır.

Bunun üzerine 10.04.2023 tarihinde ilgili hastahane Baş Hekimliğine Gümrük Müşaviri Ekrem Abat tarafından sehven yapıldığı tahmin edilen Raporun düzeltilmesi konusunda yeniden bir  dilekçe verilmiştir. Şimdi ise dilekçenin neticesinin ne olacağı merakla beklenmektedir.

Sektör medya olarak konuyu takip ediyoruz. Gelişmelerle ilgili bilgilendirmeler yapılacaktır.

Bu konu Gümrük Müşavirliği yapan kişiler için çok önem arz etmektedir. Bakanlığın da bu konuda çok açıklayıcı ve net bir kararla, Gümrük Müşavirliğini engelleyecek hastalığın hangisi olduğunu belirtmesi gerektiği, Gümrük Müşavirlerince  söylenmekte ve bu konu Gümrük Müşavirleri arasında kuşku ve huzursuzluğa sebep olmuştur.

Konuştuğumuz Gümrük Müşavirleri ve Hukukçular ile raporu değerlendirdiğimizde, gerçekten bu raporun bir yanlışlıkla verilmiş olabileceği , Gümrük Müşavirleri'nin belki ne iş yaptığını bilmeyen doktorların yanlış karar almasına sebebiyet verdiği düşünülebilir denilmekte. bu kararın mutlaka düzeltilmesi gerektiği ifade edilmektedir.

Şirket sahibi, yönetici ve Gümrük Müşaviri olan birisinin bu kadar basit bir hastalıktan meslekten men etmeye, kimsenin hakkının olamayacağı, bunun hukuki nedenlerinin dava konusu yapılabileceği söylenmekte. Çünkü, Bakanlığın bu rapora istinaden Ekrem Abat'ın imzasını kapatması, Şirketin çalışamaz hale gelmesine, iş kaybına uğramasına, haksız yere emekli bir müşavir olan Ekrem Abat'ın maddi ve manevi kayıplara uğramasına sebep verdiği söylenmekte.

Ekrem Abat Hastanenin bahçesindeki Atatürk'ün anıtında Atatürk'ün söylediği sözünü hatırlatarak, Atam, kendimi Türk Doktorlarına emanet ettim, ama, maalesef Türk Doktorları benim hayatım ile oynayarak, ilgi ve alakası olmayan hastalıktan dolayı benim çok sevdiğim mesleğimi yapmama engel oldular. Kusura bakma Atam, ben bu şartlarda Türk Doktorlarına nasıl güvenebilirim.!  diyerek, üzüntüsünü dile getirmektedir.