terör-tedhiş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
terör-tedhiş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Temmuz 2015 Salı

Acaba, devam edegelen malûm süreç ne oldu? Bu yeni süreç de neyin nesi?...

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Süreç başlamıştır!...
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çin Halk Cumhuriyeti'ne yapacağı ziyaret öncesi Esenboğa Havalimanı'nda açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bu ülkede, milli birliğimize, kardeşliğimize kast edenlerle, bir çözüm sürecini devam ettirmek mümkün değil. Olması gereken nedir? Milli birliktir, kardeşliktir" dedi. Erdoğan, HDP'nin kapatılması ile ilgili soruya da şöyle cevap verdi: "Parti kapatılmasını doğru bulmuyorum, dokunulmazlıklarının kaldırılmasıyla parti yöneticileri bunun bedelini ödemeli" Erdoğan bir gazetecinin 'Son gelişmelerle birlikte çözüm süreci artık bitti mi? sorusuna şu cevabı verdi;
BUNLARLA ÇÖZÜM SÜRECİ YÜRÜMEZ
-Sürecin başlangıcına bakalım geldiğimiz ana bakalım. Biz demokratik açılım olarak başlattık. Bu hükümetin samimi niyetiydi. Mesafe aldıkça olayı milli birlik ve kardeşlik projesi olarak zenginleştirdik. Akil insanlar çalışmasını başlattık.
-Anadolu'nun dört bir yanına temsilcileri göndererek nabız yokladık. O arada malum çözüm sürecini anlattılar. Bundan rahatsız olanlar oldu destekleyenler oldu. Yerel seçimlere giderken bir şeyi gördük. Çözüm sürecinin istismarını gördük. Çözüm süreci Mart'ta başbakan olarak partimin başındaydım ve maalesef karşılığını bulmadı. Genel seçimlere geldiğimizde bu işin ciddi manada hasar gördüğünü gördük. Bu hasarla birlikte artık ortada bir gerçek var.
-Bu ülkede milli birliğimize kardeşliğimize kast edenlerle bir çözüm sürecini devam ettirmek mümkün değil. Olması gereken nedir, milli birliktir.
-Çözüm süreci denen başlığın çok çok önemli olan içeriği zengin bir başlıktır. Bununla bu ülkede 78 milyon vatan evladı verilmiş haklar neyse aynen kullanacaktır. Burada bir geri adım söz konusu değildir. Ret ve inkar politikalarını ayaklar altına alan iktidar bizim iktidarımız.
"DEVLET BU VARLIĞINI BÜTÜN İMKANLARIYLA SEFERBER ETMEK SURETİYLE ORTAYA KOYACAKTIR"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti, teröristlerden de onları destekleyen sözde siyasetçi, sözde aydın, sözde sivil toplum kuruluşu temsilcisi herkesten de şehitlerimizin kanlarının hesabını sorma gücüne sahiptir. Burada herhangi bir geri adım atma söz konusu olmayacaktır. Şehirlerimizde, şehirlerimizin ilçe merkezlerinde, kırsalda nerede olursa olsun bu ülkenin her santimetre karesinde devlet vardır. Devlet bu varlığını bütün imkanlarıyla seferber etmek suretiyle ortaya koyacaktır. Süreç şu anda başlamıştır, bu süreç herhangi bir rehavete fırsat vermeden de devam edecektir" diye konuştu.
"BU MİLLETİN SABRINI İSTİSMAR EDENLER HAK ETTİKLERİ CEVABI ALACAKLARDIR, ALMAYA DA BAŞLADILAR"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, adı ve amacı ne olursa olsun ülkesine ve milletine karşı ihanet içerisine giren her türlü paralel devlet yapılanmasıyla mücadele etme dirayetine sahiptir. Bu milletin ve devletin hoş görüsünü, sabrını istismar edenler hak ettikleri cevabı en kısa zamanda alacaklardır, almaya da başladılar. Vatandaşlarımızın ellerindeki belgeleri güvenlik güçlerine ulaştırmalarının gerekliliğine inanıyorum" dedi.
"ULUSLARARASI HUKUKTAN KAYNAKLANAN NE HAKKIMIZ VARSA KULLANIYORUZ"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bugün, NATO'nun olağanüstü bu konuyu muhtevi toplantısı var. Burada da NATO üzerine düşen neyse bu adımı atmaya hazır olduğunu beyan edeceğine inanıyorum. NATO üyesi olan bir ülke saldırıya uğraması halinde NATO, üyesi olan ülkeyle ilgili kendisine her türlü desteği verir. Şu anda saldırıya uğramış olan Türkiye, burada kendisini koruma, güvence altına alma haklarını şu anda kullanmaktadır, bunu sonuna kadar da kullanacaktır. Burada uluslararası hukuktan kaynaklanan ne hakkımız varsa kullanıyoruz, kullanmaya da devam edeceğiz. Diyoruz ki 'burada NATO'ya da düşen görevler her an olabilir dolayısıyla NATO'nun da bu konuda hazırlıklı olması talebimiz var" diye konuştu.
BALİSTİK FÜZELER
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Balistik füzelerle ilgili olarak işin başında en uygun teklifi bize veren ülke Çin Halk Cumhuriyeti olmuştur. Daha sonra bazı gelişmeler oldu, bu gelişmeler sebebiyle bazı aksamalar söz konusu. Bu ziyarette, bu konuları tekrar ele alacağız. Bu uygun teklifi zenginleştirecek teklif, bizler tarafından da makul karşılanacaktır" dedi.
GÜVENLİ BÖLGE
İlk adımın güvenli bölgenin alt yapısını oluşturmak'' olduğunu söyleyen Erdoğan, Konuyla ilgili olarak benim geçtiğimiz çarşamba sayın Obama ile yaptığımız görüşmede bunları etraflıca ele aldığımız gibi, daha önce Dışişleri bakanlığımızın ABD'li yetkililer ile yaptığı görüşmelerde de bu konular konuşuldu. Herşeyden önce malum terör örgütüyle DEAŞ ile özellikle Kuzey Suriye'deki mücadelenin verilmesi büyük önem arzediyor. Aynı zamanda ulusal güvenliğe tehdit oluşturan bölgedeki malum unsurlar var.'' dedi. ''Bizler için ikmal bölgesi dediğimiz bölgenin tehditten arındırılması ve güvenli bölge oluşturulması takdir edersiniz ki bizdeki 1 milyon 700 bin Suriyeli vatandaşların artık ülkelerine dönme beklentisi içinde olmaları bakımından zemin oluşturacaktır.'' diyerek sözlerine devam eden Erdoğan; ''İlk etapta buraların arındırılması ve temizlenmesi ve güvenli hale getirilmesinden sonra güvenli bölge tanımı yapılmasının adımı atılmış olacaktır.'' dedi.
TERÖR SADECE TÜRKİYE'Yİ İLGİLENDİRMİYOR
Terör mevzi bir sorun değil, uluslararası bi sorundur, herkesi ilgilendiriyor.  Türkiye 16 bin yabancı savaşçıya engel koymuştur.  Teröre karşı sadece Türkiye'nin mücadelesiyle olmaz.
NATO
NATO üyesi bir ülkeyiz. Şu an Türkiye bir saldırı içerisindedir.  Türkiye'de NATO'dan gelen tüm haklarını kullanmaktadır.  NATO üyeleri de "Türkiye'nin yanındayız" diyorlar... NATO'nun üzerine düşeni yapmayı devam edeceğini beyan edeceğini düşünüyorum.
PARTİ KAPATILMASINI DOĞRU BULMUYORUM
Parti kapatılmasını doğru bulmuyorum, parti yöneticileri bunun bedelini ödemeli. Gerçek kişilerle uğraşmalıyız tüzel kişilerle değil. "Terör örgütlerini kendi arkalarında gösterenler, 'biz sırtımızı şuraya, buraya dayıyoruz' diyenler, bu ifadelerin bedelini ödemelidirler ama partinin kapatılmasını asla doğru bulmuyorum."

3 Şubat 2015 Salı

ÖZEL DOSYA; TBMM Başkanlığı'na sunulan iç güvenlik paketinin özü ve haber özeti

Anarşi, terör-tedhiş, nitelikli dolandırıcılık, yankesicilik, hırsızlık ve yolsuzluk duracak!..
İşte TBMM Başkanlığı'na sunulan iç güvenlik paketinin özü ve haber özeti
Sokak eylemlerine verilen hapis cezalarının artırılmasını ve Jandarma'nın İçişleri Bakanlığı'na bağlanmasını öngören 'İç Güvenlik Reformu Paketi' Meclis Başkanlığı'na sunuldu
Jandarma, emniyet ve nüfus idaresinin görev alanları ile yetkilerinde çeşitli düzenlemeler içeren "İç Güvenlik Reformu Paketi" TBMM Başkanlığı'na sunuldu. Paket, sokak eylemlerine verilecek hapis cezalarının artırılmasını, molotof’a silah muamelesi yapılmasını ve polislerin arama yapmasının amir iznine bağlanmasını öngörüyor.
Jandarmayı İçişleri Bakanlığı'na bağlayacak düzenlemenin de yer aldığı 'İç Güvenlik Reformu Paketi'nden detaylar şöyle:
Jandarmaya yetki
Belediye sınırları içinde olmakla birlikte, hizmet gerekleri bakımından uygun görülen yerler jandarmanın görev alanı olarak tespit edilecek.
Jandarmayı içişleri atayacak
Jandarma teşkilatında daire başkanı ile il ve ilçe jandarma komutanlarını atama yetkisi, İçişleri Bakanlığı’na verilecek. General düzeyindeki subay atamaları, müşterek kararname ile yapılacak. Sahil Güvenlik komutanlarını, İçişleri Bakanı atayacak.
Jandarmaya kaymakam denetimi
İl ve ilçelerde jandarmanın disiplin amiri vali ve kaymakamlar olacak. Kaymakamlar, askeri görevler dışında jandarmayı denetleyecek. Bu madde için Genelkurmay’dan görüş alınacak.
Suç işleyen jandarmayı, bakan uzaklaştıracak
İçişleri Bakanı, Jandarma Genel Komutanı hariç, jandarma teşkilatı personelini, askeri nitelikte olmayan görevleri nedeniyle işledikleri suçlardan dolayı görevden uzaklaştırabilecek. Askeri suçlarla ilgili kararı, Jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanlığı, kendi bünyesinde alacak.
Amir izniyle arama
Polis; suç işlemenin önlenmesi, kaçan failin yakalanması, yurttaşların hayatlarına, mal varlığına veya topluma yönelik tehlikenin önlenmesi amacıyla amirin emriyle kişilerin üstünü, eşyasını ve aracını arayabilecek.
Uzaklaştırma
Polis, toplumsal olayları önlemek için kişileri o anda bulundukları yerden geçici olarak uzaklaştırabilecek veya bir yere girmelerini engelleyebilecek.
Molotofa karşı silah
Molotof, silah olarak kabul edilecek. Vatandaşın canına, konutuna, işyerine, aracına, halkın tek tek veya toplu halde bulunduğu açık ve kapalı alanlara molotof ve benzeri maddelerle saldırılması hallerinde kolluk güçleri silah kullanabilecek.
Polise ek gözaltı
Polise, 48 saate kadar gözaltı hakkı verilen düzenleme, sadece suçüstü hallerini kapsayacak. Cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu imali, fuhuş, cebir ve şiddet içeren suçlar, sokağa çıkma yasağını ihlal etme, bulaşıcı hastalıklara ilişkin önlemlere aykırı davranma, kolluk kuvvetlerine direnme ve mukavemet, sokağa çıkma yasağının ihlali durumunda bu yetki kullanılacak.
Demir bilye, taş ve sapana hapis
Gösterilere; silah, taş, sopa, sapan, demir bilye ile havai fişek, yakıcı, yaralayıcı maddelerle katılanlara 2.5 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası verilecek.
Maskeye 4 yıl
Gösterilerde yüzlerini bez ve benzeri unsurlarla tanınmayacak biçimde kapatanlara, 2.5 yıldan 4 yıla kadar hapis verilecek. Terör örgütünün propagandası şekline dönüştürülen toplantı ve gösterilerde yüzünü kapatıp şiddete başvuranlara verilecek cezaların alt sınırı 1 yıldan 2.5 yıla çıkarılacak.
Uyuşturucu cezalarına artış
Uyuşturucu kullanan ve satanların cezaları; bu suçun okul, yurt, hastane ve ibadethane gibi yerlerde işlenmesi halinde yarı yarıya artırılacak.
Vali ve kaymakama yetki
Valiye ve kaymakama, adli kolluk amir ve memurlarına suçluları arama ve suçun aydınlatılmasıyla sınırlı ‘emir verme’ yetkisi veriliyor. Vali ve kaymakamlar, asayişi sağlamak amacıyla kamu kurum ve kuruluşlarının araç, gereç ve personelinden yararlanabilecek. Buna uymayanlar, oluşan zararlardan sorumlu tutulacak.
‘Sokağa çıkma’ya hapis
Toplumsal olaylar sırasında alınan tedbirlere uymayanlara, 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası verilecek.
- Polis koleji kapatılacak. Öğrenciler, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı dengi okullara aktarılacak. Güvenlik bilimleri fakültesi kapatılacak ve polis amir eğitim merkezine dönüştürülecek.
- Polis akademilerindeki personelin görevine son verilecek. Buradaki öğretim üyeleri YÖK'e yönlendirilecek, öğrenciler ise üniversitelere yerleştirilecek.
- Polis eğitim merkezi müdürüne il emniyet müdürü maaşı ödenecek.
[Ulusal Haber & Ulusal Ajans, 03 Şubat 2015_19.30 // Zekeriya Tümer-İstanbul)