Ermeni soykırım yalanı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ermeni soykırım yalanı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Haziran 2016 Çarşamba

Bu ne cüret!.. REZİLLİK, HAİNLİK VE KÜSTAHLIK. Türkiye Cumhuriyeti hükümeti, öncelikle men ve reddi müdahale etti mi? sonrasında kınadı mı? neticede; şiddetle protesto etti mi?.. Acaba!...

VANLI ERMENİLER VAN İSYANINI KUTLADILAR
Ermenistan Vanlılar Derneği, yalnızca Vanlı Ermenilerin katılabildiği 1915 Van ayaklanmasını kutladı. 35 yıldır aynı yerde yapılan şenlik havasında geçen Van isyan kutlamalarına Vanlı olmayan Ermeni katılamıyor.
Haberin fotoğrafları:
Ermeni Vanlılar 1915 Van isyanını Van halk oyunları, Van giysileri ile kutladılar. Kutlama öncesi Vanlı Ermenilerin Erivan'ın Bağımsızlık Meydan'ında toplanarak otobüsler ile Agarak köyünde bulunan 1981 yılında yapılan "Ardziv Vaspurakan" (Vaspurakan Kartalı- Van Kartalı- Van'da çıkan ilk gazetenin adı) ) heykelinin olduğu tepeye doğru çıktıklarını İstanbul Ermenilerinin gazetesi Agos'ta yer alan haberinde anlatan Vanlı Ermeni olan gazeteci Alin Özinan, kutlamanın 35 yıldır aynı yerde yapıldığını belirtiyor.
İstanbul'dan Ermenistan'daki kutlamaya katılan Özinan" Çoluk çocuk otobüsteyken 4 yaşındaki kızımın da yeni bir adı olmuş oldu: "Vanetsu çutik" (Vanlı civciv). Ben mesleki deformasyon gereği etrafı dinliyor, zulüm hikayeleri ne zaman ortaya çıkacak diye bekliyorken arkadaki 70'lik teyzeler Real Madrid maçını tartışmaya başladılar. Öndeki göbekli amca da yağlarını eritmek için sabahları içtiği sarımsak, limon karışımının inceliklerini anlatmaya koyuldu. Bir "gelin" kılığında bindiğim, oysa aslında Agos için "muhbirlik" yaptığım gezinin otobüs ayağı beklentilerimi doğrusu karşılamıyor diye düşündüm. Baktım olacak gibi değil, ortalığı hareketlendireyim dedim. Şöyle ortaya "Vanlılar için neden cimri diyorlar?" diye sorduğum anda yanlış bir şey yaptığımın farkındaydım ama artık çok geçti. En öndeki dondurma yiyen teyze bana ters bir bakış fırlatarak "Yoksa sen Vanlı değil misin?" dedi. Beni otobüsten atarlar mı diye düşünmedim değil, "Yok, kem küm" derken birden sonradan 88 yaşında olduğunu öğrendiğimiz amcanın "E cimriyiz de ondan!" demesiyle gerginliği noktaladık. Varana kadar bir daha ağzımı açmadım" ifadelerine yer veriyor.
Anma törenlerinin 35 senedir aynı alanda yapıldığını olup biteni gördükten sonra bu kutlamaya şenlik demenin daha doğru olacağını kaydeden Özinan, " Vanlı Ermenilerin kutlamalarından gözlemlerini şöyle aktarıyor:
Yaklaşık 3 saat süren şenlik gerçekten çok eğlenceliydi. Genç yaşlı Vanlılar konuşmalar yaptılar, birlikte oldukları için duygulandılar ama artık aralarında Van doğumlu olanlar yoktu. Van doğumlular hayatlarını kaybetmişlerdi, hemen hemen hepsi anıldı. Alandaki en yaşlılar bile Ermenistan doğumluydular. Ermenistan'ın farklı yerlerinden üşenmeden gelmişti insanlar alana.
Önce hep beraber toplanıp büyükçe bir bayrak açtılar. "Yaşasın Van" diye bağırdılar, sonra müzik, halk oyunları, fıkralar. Herkes çok mutlu oldu, Vanlıların çocuklarına yan yana olmak iyi geliyordu.
Birden mikrofonun başına oldukça yaşlı, zor zar yürüyen biri geldi, "Usta Madzo" sesleri ile şenlendi ortalık. "Geçen sene hanım yorulursun gitme dedi, gelmedim, hatta yapmışım, öldü herhalde demişler. Ölmedim gördünüz mü!" diye bir çıkış yapıp fıkralara geçti, Van fıkralarına.Fıkralar bitince Van folklor gösterisi başladı, ben Devlet Konservatuarı dans grubudur diye düşünmüştüm, yine atlamışım, burada herkes Vanlı! Vanlı gençler yan yana gelmişler, hepsi üniversiteli genelde etnografi mezunu bu gençler, Van'ın dans oyunları, Van'ın eski kıyafetleri diye araştırma yaparken kendilerini bu dans grubunun içinde bulmuşlar. "Vark Hayoc" (Ermeni Varlığı) dans grubunun kurucularından Narine Shamayan aynı zamanda Ermenistan Bilimler Akademisi'nde araştırma görevlisi, "Unutursak, bir daha hatırlayamayız" diyor. Grubun üyeleri aynı zamanda Van aksanını yaşatmak için de uğraştıklarını anlatıyorlar.
Usta Madzo
Mnacakan Sianosyan ya da Madzo Babiği (dede) tüm görevlerini bitirdikten sonra konuşmaya razı edebiliyorum. 1934'de Ararat bölgesindeki Vanaşen köyünde doğmuş. Babası Van'ın Kharakonis köyündenmiş, "Babam 1915 direnişine (isyanına) katılmış, size hikaye geliyordur bunlar, biz televizyon yerine babamın anlattıklarını dinleyerek büyüdük" diyor. Madzo dedeye aslında usta diyorlar çünkü o okullu bir marangoz, aynı zamanda elektrikçi, not aldığımı görünce tesisatçı da yaz diyor. Yazıyorum. Benim eşim de, gelinim de Vanlı diyor, pek bir gururlu. "Şart mı Usta Madzo" diyorum, "Ya torunun Yerevanlı severse?" "Van Kyalagoşu* yiyemez o zaman", diyor. "O ne?" diyorum, Sen ne biçim Vanlısın diyor, artık saklayamıyorum açık açık itiraf ediyorum. Sinirleniyor Usta "E senin adam jajik** yiyemiyor mu?" diye soruyor. "Marketten alıyoruz biz?" desem gerçekten ayıp olacak, "Yok, öğrendim yapıyorum…"diyorum. Aferin diyor Usta Madzo.
Şenliğin en güzel tarafı satranç müsabakası! Masalar kuruluyor yan yana herkes satranç oynayacak. Anneler küçük oğullarına meyve yediriyorlar, büyükler kaş göz işaretleri ile çocuklara yenilecekleri konusunda anlaşıyorlar. Açılışı Hovannes Gabuzyan yapıyor. 1995 doğumlu 2010, 2011, 2012, 2015 Avrupa, 2012 Dünya Satranç Şampiyonu Gabuzyan'a 5 yaşında satrancı dedesi öğretmiş. Gabuzyan ailesinin Vanlı olduğunu söylemeye gerek yok tabii.
29 Mayıs'ta böyle güzel bir pazar öğleni yaşıyor Vanlılar. Vanlı olmanın gururu, Van'ı unutmamanın ümidiyle yaşayacakları konusunda sessiz bir söz veriyorlar hem kendilerine hem tüm katılanlara...
*Van Kyalagoşu: Lavaş,mercimek ve tarhana ile yapılan sulu yemek.
**Jajik: Arpacık soğan ile toprağa gömülen, belirli bir süre sonra çıkartılıp yenen peynir.
http://www.vansesigazetesi.com/haber-33787-vanli_ermeniler_van_isyanini_kutladilar.html
(Habar Van Sesi gazetesinde yayınlanmıştır. Ermenistan'daki Van'lı kardeşlerinden özlemle bahseden bir haber... Saygılar., Oraj POYRAZ  L2fSIJNoA0xfSNxA)  

7 Kasım 2015 Cumartesi

İHANET Mİ? HIYANET Mİ? GAFLET Mİ? DALALET Mİ? José Mujika gerçekleri ve CHP‏

Müthiş Bir İroni: "JOSÉ MUJIKA VE CHP’NİN SÖZDE ERMENİ SOYKIRIM İKİLEMİ!.."
Ermeni Soykırım iddiaları konusunda bir yandan parti tüzüğünüze,
“Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Sözde Ermeni Soykırımı iddiası ile ülkemizin haksız  ön yargılarla suçlanmasına karşı bu güne kadar Partimiz öncülüğünde sürdürülen kararlı duruşa sahip çıkmaya devam edecektir” 
diye   yazacaksınız diğer yandan;
“Ermeni Soykırım iddialarını ilk onaylayan (1965) ülke[ 1] Uruguay’daki Ermeni soykırım anıtını (24 Nisan 2010) bizzat açan [2] ve ayrıca Soykırım 100. Yıl Komitesi’nin onursal üyeliğini kabul eden (Ocak 2015) [3] Uruguay eski devlet başkanı José Mujika’yı bu gerçekleri halktan saklayarak Genel Başkan himayesinde konuk edip, “Saraysız Başkan/En fakir başkan” edebiyatıyla günlerce kent kent dolaştırarak” söyleşiler düzenleyeceksiniz. [Milli şuur, onur ve gururdan yoksun bir takım akıl fukarası cahil medya organları da, bu müthiş ironi ve çelişkiyi; Sanki çok ilginç bir habermiş gibi verecekler...]
EŞİ GÖRÜLMEMİŞ BİR ÇELİŞKİ, GAFLET, DALALET VE SİYASİ SKANDAL !..
Bu durum ülkemizin dış politika  tarihinde eşi görülmemiş bir çelişki (gaflet, dalalet, akıl tutulması ve garip bir şaşkınlığın içine düşmüş) olmanın ötesinde korkunç bir siyasi skandaldır.   
“Saraysız Başkan”
Bilindiği gibi (hakkında yapılan maksatlı yayınlara göre) son derece mütevazi yaşamı ile tanınan Uruguay eski devlet başkanı José Mujika  1 Kasım Genel Seçimi’nden 2 gün önce CHP’nin konuğu olarak [4] ülkemize gelmiş  İstanbul,  İzmir ve Eskişehir’de düzenlenen söyleşilere ve “Saraysız Başkan” isimli kitabın tanıtımına katıldıktan sonra 6 Kasım günü geri döndüğü İstanbul’da Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile sabah kahvaltısında buluşarak görüşmüşlerdir [5-8].
“En Fakir Başkan”
José Mujika’nın seçime 2 gün kala İstanbul’a getirilip tahsis edilen kendi  otomobilinin benzeri 1973 model mavi bir ww otomobil  ile kentte dolaştırılıp “Saraysız Başkan”, “En Fakir Başkan” solaganlarıyla halkın ve basın karşına çıkarılması hiç şüphesiz bizim Cumhurbaşkanlığı sarayının ihtişam ve gösterişine gönderme yapan propaganda amaçlı etkinliklerdir. Gerçi bu propagandanın da CHP ye bir şey kazandırmadığı 1 Kasım akşamı belli olmuştur. Siyasal bir  partinin propaganda amaçlı böyle bir etkinlik düzenlemesi son derece normaldir.
NORMAL OLMAYAN ETKİNLİKLER
Normal olmayan  bu etkinliklerin öznesi olan Uruguay eski devlet başkanının, gerçekte Sözde Ermeni Soykırımı iddialarının güçlü bir savunucusu olduğunun, ne CHP Genel Başkanlığı, ne kendisini konuk eden CHP’li belediyeler, ne de basın ve  diğer siyasiler tarafından (bilerek veya farkında olmaksızın oyuna gelip gaflete düşerek) her ne hikmetse sorgulanmamasıdır. [Oysa, her fırsatta ve her vesileyle Cumhuriyetin kurucusu olduğunu iddia eden ve ileri süren, tarihi Halk Partisi'nin böyle bir oyuna gelmesi ya da tuzağa düşmesi anlaşılabilir, açıklanabilir veya kesinlikle affedilir değildir!.]
"Ermeni Soykırını 100. Komitesi" onursal üyesi olan José Mojika!..
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)'nin, 2010 yılında Devlet Başkanı iken Montevideo'da Ermeni Soykırım Anıtın  açan ve halen "Ermeni Soykırını 100. Komitesi" onursal üyesi olan José Mojika'yı bu gerçekleri görmezden gelip Genel Başkan himayesin'de 10 gün boyunca konuk ederek İstanbul, İzmir ve Eskişehir'de konferanslar verdirmesi, [tam bir rezillik, kepazelik ve tarihi Cumhuriyet Halk Partisi yönünden köklerine, kuruluş ilkelerine, Mustafa Kemal Atatürk ve Altı Ok'a ihanettir] Türkiye'yi soykırımla suçlayanların ekmeğine yağ sürmüş ve CHP soykırım  yalanı kabullenmiş duruma düşürülmüştür. Daha da vahimi CHP parti programında yazılı olup, Genel Başkan ve MYK-PM üyeleri ile Milletvekilleri ve Belediye Başkanları olmak üzere tüm CHP lilerin riayet etme zorunluluğu bulunan "Sözde Ermeni Soykırımı" hakkındaki program ilkelerinin ayaklar altına alınmış olmasıdır.
TÜRKLERİN ERMENİLERE SOYKIRIM UYGULADIĞINI İDDİA EDEN BİR YALANCI, İFTİRACI VE CAHİL BİR MÜFTERİ
Diğer taraftan Türkler’in Ermeniler’e soykırım uyguladığını iddia eden/savunan  José Mujika’nın, bu iddiaların hedefi olan ülkenin Ermeni Soykırım İddiaları konusunda kendisinden farklı bir bakış açına sahip olduğunu programına yazmış olan CHP’nin davetini kabul etmesi de doğal olarak  dikkat çeken bir durum, ortaya çıkan sonuç bu günkü CHP yönetimiyle  gerçekte görüş farkı olmadığını işaret etse de…
100.Yıl Soykrım Komitesi üyeliği
José Mujika Ermeni Soykırımının 100. Yıl dönümüne yönlik etkinliklerin organizasyonuna ilişkin olarak kurulan 100.Yıl Soykrım Komitesi üyeliğini önermek için kendisini  ziyaret eden Ermeni toplumu toplumsal ve dini kuruluş temsilcilerini kabulu sırasında öneriyi kabul etmiş ve bu sırada yaptığı konuşmada; 
"Ermeni Soykırımının tanınması gerçekliğinden gururlu olduğunu anımsatarak" 
bu suçu tanımayan ülkelere ilişkin olarak şunları söylemişti [3];
“Ermeni Soykırımının tanınması zavallı insanlığın çözülmemiş sorunlarından biridir. Sorun ilgili ülkeler tarafından çözülebilirdi. Bununla birlikte en azından Türkiye tarihinin karanlık sayfalarıyla yüzleşebilir ve işlediği vahşet suçunu kabul ederek bu sorunu çözebilir”.
“yetmez ama evetçiler”
Mujika’nın peşin hükümlü sarfettiği bu sözler bize hiç yabancı olmayıp “yetmez ama evetçiler” in her yıl 24 Nisan’da tekrarladığı bir söylemdir. Oysa araştırmalar tam tersini yani Ermeni Soykırı’mının bir yalandan ibaret olduğunu belgelere dayalı olarak kanıtlanmaya devam etmektedir.  Mujika’nın bu sözleri aynı zamanda CHP programında [9] sözü edilen “suçlayıcı, keyfi söylemler”e çok iyi bir örnek oluşturmaktadır.
CHP programında da ifade edildiği gibi sorun,  Mujika’nın yaptığı gibi peşin hükümlü suçlamalarla değil,  1948’de BM Genel Kurulu’nda oybirliği ile kabul edilen  Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi’nde  yapılan açık tanım çerçevesinde, konunun bağımsız tarihçiler tarafından, Türkiye, Ermenistan ve Rusya dâhil ilgili tüm ülke arşivlerine erişim olanakları kendilerine tanınarak, iddiaların gerçekçi ve doğru zeminde, önyargılara kapılmadan incelenerek  çözümlenebilir.
CHP'NİN ŞAŞKINLIĞI VEYA GAFLETİ Mİ?..
 CHP’nin bu günkü yönetiminin Mujika’nın bu görüşlerini ve Sözde  Soykırım İddiaları konusundaki misyonunu dikkate almadan  ülkemizde konuk etmesi, CHP programının diğer unsurlarının olduğu gibi Ermeni Soykırımına ilişkin ilkelerinin de göstermelik durumuma düşürüldüğünü kanıtlamaktadır.Tıpkı Laiklik ilkesinin olduğu gibi.
CHP ülkeye davet ettiği bir kişinin (saraysız) devlet başkanı bile olsa geçmişini her yönden araştırmak ve bir " soykırım yanlısı" olduğunu öğrendiğinde de bu gerçeği halkımızla paylaşmak durumundadır. Onlarca Uzman danışmanlarla çalışan CHP Genel Başkanlığının bu gerçeği bilmediğini söylemek safdillik olur. İzmir'liler Jose Mujika'nın gerçekte bir soykırım savunucusu olarak ülkesindeki Ermeni Soykırım anıtını bizzat açtığını  ve aynı zamanda "Soykırım 100.yıl komisyonu" üyesi olduğunu bilselerdi salonları yine doldururlar mıydı acaba? Doldursalar da en azından soykırım yalanı konusunda sorular sorar ona tarihsel gerçekleri açıklayan belgelerden söz ederler ve kesinlikle Başkan Mujika’nın eline Sayın Doğu Perinçek’in büyük mücadele sonunda  kazandığı AİHM kararının bir örneğini verenler olurdu.
Ülkemizin dış politika tarihinde onurlu bir geçmişe  sahip olan CHP ni ciddiyet ve sorumluluktan uzak böyle bir skandala maruz bırakanları şiddetle kınamak ve gerek ahlkımızı bilgilendirmedikleri, gerek Mujika’ya sözde Ermeni Soykırımına ilişkin görüşlerine en küçük bir itirazda bulunmadıkları ve  gerekse topluma sundukları parti programını ciddiye almadıkları için halkımızdan özür dilemelerini talep etmek hakkımızdır sanıyorum. 
(Kayhan Kantarlı, Emekli Öğretim Üyesi-İzmir)
***
Kaynaklar:
Uruguay Ermeni Soykırım İddiasını ilk onaylayan ülke (1965)
http://www.bbc.com/turkce/haberler/2012/01/120126_uruguay_armenians_new.shtml   Montevideo’daki Ermeni soykırım anıtının Başkan Mujika tarafından açılması
Video;
http://agbu.org/news-item/uruguayan-president-marks-95th-anniversary-of-armenian-genocide-and-dedicates-new-khatchkar/   José Mujika Ocak 2015 de  Ermeni Topluluğu’nun “Ermeni Soykırımı’nın 100. Yılı Komitesi” onursal üyeliğini kabul etti
Mujika CHP’nin konuğu olarak Türkiye’de
Mujika İstanbul’da
http://www.cnnturk.com/turkiye/eski-uruguay-devlet-baskani-jose-mujica-eskisehirde  Mujika Kılıçdaroğlu ile kahvaltıda  buluştu

24 Nisan 2015 Cuma

HAKSIZ ÇIKAR sağlama amaçlı çok büyük bir YALAN, insanlık dışı İFTİRA, GASP-İRTİKAP ve nitelikli sahtekârlıkla yayılan FURYA.... Doğrusu: Ermeniler tarafından yapılan TÜRK ve Müslüman SOYKIRIMI'dır. Tıpkı KARABAĞ, Gence ve Kelbecer gibi!...

*İHANET ŞEBEKELERİ;
DÖNME, DEVŞİRME, ETKİ AJANI, DÂHİLİ BEDHAH (İÇ / GİZLİ DÜŞMAN), İŞBİRLİKÇİ, ANARŞİST, TERÖRİST, TETİKÇİ VE KRİPTOLARIN ASIRLIK NİFAK TOHUMU, ALÇAKÇA YALANI...
* BABALIK EMRİNDE HAÇLI TETİKÇİLİĞİ YAPAN YALANCI, ÜÇ KAĞITÇI SAHTEKÂR DİYASPORA'NIN
TÜRK MİLLETİ'Nİ SOYUP SOĞAN'A ÇEVİRME, BÖLME VE PARÇALAMA PLÂNI  
*İŞTE!.. 
Türkiye Cumhuriyeti'nin bağrında beslediği yılanlar; Milletin gözünü oymaya, memleketi soymaya, halkı bölmeye kalkışan Kargalar; Bütün nimet, imkân, ihsan ve Milli kaynaklarımızdan herkesten çok yararlanan; Sinsi, iki yüzlü, çoklu standartlı dâhili ve harici bedhah, işbirlikçi; Bilumum anarşi, terör-tedhiş, yıkıcı ve bölücü asilerin elebaşları, AB+ABD, İsrail uşakları, bütün Türk-İslâm düşmanlarının maşaları ve nankör düşmanların iğrenç uzantıları, menfur "kin domuzu" haçlı kalkışması..  
* HAKSIZ ÇIKAR sağlama amaçlı çok büyük bir YALAN, insanlık dışı İFTİRA ve GASP-İRTİKAP ve nitelikli sahtekârlıkla yayılan FURYA....
Soykırım Yalanı!..
Eğer haklı ve doğru iseniz; 3000'e yakın Türk ve Müslüman Toplu Mezarına karşın; Hiç olmazsa BİR ADET Ermeni toplu mezarı gösterin. Sizi gidi müfteri, hain düşman ve insanlık dışı yaratıklar... Bu mel'unlara destek veren "ne idüğü belirsiz" mankurtlara da lânet olsun. Aynı dönemde 20 MİLYON Osmanlı (Türk-Müslüman) Askerinin alçakça ŞEHİD edildiğini; BİR MİLYON BEŞ YÜZ BİN (1.500.000) 7'den-70'e korumasız, silâhsız, masum, müsemma, Müslüman Türk ve Kürt'e, kudurmuş Taşnak ve Hınçak (Ermeni) çetelerince; En hain, insanlık dışı, alçakça, kalleşçe ve kahpece SOYKIRIM yapıldığını açıkça iddia, ispat ve ilân edemeyenler de kahrolsun.