terörist etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
terörist etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Haziran 2017 Pazartesi

İhanet Şebekelerinin "Kiralık Kellelerine" PARLAMENTER OLMA HAKKINI VERENLER KAHROLSUN!..

TÜRK ASKERİ'NDEN HDP'Lİ VEKİLE TOKAT GİBİ CEVAP!
HDP Tunceli Milletvekili Alican Önlü'nün güvenlik güçleri ile tartışmasında, noktada görevli askeri personel," Ben senin için değil,bu bayrak için ölürüm" diye cevap verdi.
Valilik, yol kontrol noktasında bulunan güvenlik güçlerinin,görevlerinin yerine getirmelerinin engellendiğini yönünde şikayette bulunduğunu ve soruşturma başlatıldığını bildirdi.
Tunceli-Erzincan karayolu Sütlüce yol kontrol ve arama noktasında güvenlik güçleri ile HDP milletvekili Alican Önlü arasında yaşanan olayla ilgili TunceliValiliği açıklama yaptı.
KİMLİĞİNİ GÖSTERMEK İSTEMEDİ
HDP Milletvekili Alican Önlü'ye ait aracın, milletvekilinin içinde olmadığı anda durdurularak kontrol edilmek istendiği belirtilen açıklamada, " Araçta milletvekili Önlü'nün eşi olduğunu beyan eden şahıs kimlik göstermek istememiş, güvenlik güçlerimizin görevlerini yerine getirmelerini, usulüne göre arama yapmalarını engellemeye çalışmış ve aracın milletvekili aracı olduğunu söyleyerek aranamayacağı gibi sözler söylemiştir. Bahse konu araç güvenlik güçlerimizce gözle kontrol yapılarak bölgeden ayrılmasına izin verilmiştir. Yol kontrol ve uygulama noktasından ayrılırken 'Ben milletvekili eşiyim, benim aracımı kontrol etmek ve bana kimlik sormak ne demek burada bekleyin siz göreceksiniz' gibi söylemlerde bulunarak bölgeden ayrılmıştır"denildi.
"ARACIMI ARAYAMAZSINIZ..."
Daha sonra yol kontrol noktasına HDP Milletvekili Alican Önlü'nün gelerek güvenlik güçleri ile konuşmaya başladığı aktarılan açıklamanın devamında," Önlü, aracının durdurulamayacağı, aranamayacağı gibi sözler söyleyerek, güvenlik güçlerimizin görevlerini yerine getirmelerini engellemeye çalışmıştır. Bahse konu yol kontrol noktasında bulunan güvenlik güçlerimiz görevlerini yerine getirmelerinin engellendiği yönünde şikayette bulunmuş ve konu hakkında gerekli soruşturma başlatılmıştır" ifadelerine yer verildi.
"BEN SENİN İÇİN DEĞİL BU BAYRAK İÇİN ÖLÜRÜM"
Olayla ilgili kameraya yansıyan görüntülerde, HDP'li Önlü ile görevli personel arasında terörist tartışması yaşandığı, Önlü'nün askeri personele'Sen FETÖ'cüsün, senin komutanın FETÖ'den alındı gibi sözler söylediği yansıdı. Ayrıca görüntülerde askeri personelin HDP'li Önlü'ye, "Ben senin için değil,bu bayrak için ölürüm" diyerek cevap vermesi de görüntülerde yer aldı.
TUNCELİ VALİLİĞİ'NDEN HDP'Lİ ÖNLÜ İLE VE ASKERİN TARTIŞMASINA SORUŞTURMA
Tunceli Valiliği, HDP Milletvekili Alican Önlü'nün yol kontrol noktasında görevli askerlerle ilgili tartışmasına ilişkin soruşturma başlatıldığı açıkladı. Valilik açıklamasında, soruşturma başlatıldığı belirtilirken şöyle denildi: Tunceli-Erzincan karayolu ilimiz Sütlüce yol kontrol ve arama noktasında 10 Haziran 2017 günü güvenlik güçlerimizce HDP Milletvekili Alican Önlü'ye ait araç, milletvekilin olmadığı anda durdurularak kontrol etmek istenmiştir. Araçta milletvekili Alican Önlü'nün eşi olduğunu beyan eden şahıs kimlik göstermek istememiş, güvenlik güçlerimizin görevlerini yerine getirmelerini, usulüne göre arama yapmalarını engellemeye çalışmış ve aracın milletvekili aracı olduğunu söyleyerek aranamayacağı gibi sözler söylemiştir. Bahse konu araç güvenlik güçlerimizce gözle kontrol yapılarak bölgeden ayrılmasına izin verilmiştir. Yol kontrol ve uygulama noktasından ayrılırken 'Ben milletvekili eşiyim, benim aracımı kontrol etmek ve bana kimlik sormak ne demek burada bekleyin siz göreceksiniz' gibi söylemlerde bulunarak bölgeden ayrılmıştır. Daha sonra yol kontrol noktasına gelen HDP Milletvekili Alican Önlü güvenlik güçlerimizle konuşmaya başlamış, aracının durdurulamayacağı, aranamayacağı gibi sözler söyleyerek, güvenlik güçlerimizin görevlerini yerine getirmelerini engellemeye çalışmıştır. Bahse konu yol kontrol noktasında bulunan güvenlik güçlerimiz görevlerini yerine getirmelerinin engellendiği yönünde şikayette bulunmuş ve konu hakkında gerekli soruşturma başlatılmıştır.
SABAHATTİN ÖNKİBAR: HUU BARZANİ ‘REFERANDUM’ DEDİ, DUYAN YOK MU?
Ve Barzani kararını açıkladı;
Bağımsızlık referandumu 25 Eylül 2017’de!
Türkiye’yi yönetenler haberi duymamış gibi davranıyor, neden?
Ne yani Suriye’de Kürdistan kurmak Türkiye için savaş sebebi de, Irak’ta Kürdistan’ı ilan etmek bayram vesilesi mi?
Ha 100 kilometre ötesi, ha berisi ne fark edecek?
Açık yazalım Irak Kürdistanı’nın kurucusu Barzani değil, Kerkük’ü peşkeş çekip Irak Kürdistanını imar ve inşa eden AKP iktidarıdır.
Bu gidişle Suriye Kürdistan’ı da kurulup güneydoğumuzdan toprak istenecek!
ABD, AKP’yi neden kurdurup destekledi anladınız mı şimdi!
KATAR İŞGALİNDE TÜRKİYE SORULARI!
Evet Katar pasif ya da kansız olarak, ABD -Suudi ve Mısır tarafından işgal edildi çünkü abluka altında!
Dahası, geleceği karanlık, zira Katar Emiri El Sani Trump’ın Beyaz Saray davetini reddetti ki bunun anlamı kaleminin kırıldığını görmesidir.
Peki böyle bir zeminde Türkiye’nin Katar’a fedai olması ve alelacele asker göndermek için TBMM’den karar çıkarması doğru mudur?
Tayyip Erdoğan kendi söylüyor, yaşananların arka planını bilmeden Mehmetçik’i Katar’da nöbete dikmek neden?
Bu kararla Katar ‘a karşı olan Arap dünyası ile ilişkilerimiz zarar görmeyecek mi?
Yoksa Türkiye’yi yönetenler Katar Emiri’ne mecbur mudur?
ABD ve Suud, Katar’da El Sani Hanedanını devirir ve işbirlikçi birini Emir yaparsa her şey ters-yüz olmayacak mı?
Bunlar sorular... Bizim hükmümüz şudur:
Katar olayı sanki Paxamerica’nın bölgedeki işbirlikçileri ile sadece İran’a değil,Türkiye’ye yapılacak hamlelerin başlangıcı gibidir…
BYLOCKÇU 12 VALİ!
Üç gündür başta Adalet ve İçişleri Bakanı olmak üzere hükümetten açıklama bekliyorum tık yok.
Oysa iddia vahim olmanın bile ötesinde!
Görevdeki bir savcı çıkıyor ve diyor ki, halen görevde olan 12 vali ByLockçu.
Konuyu gündeme getiren isim Fatih Altaylı.
Beyler bu ülke Muz Cumhuriyeti değil.
Adalet Bakanı niye susar ve “Elimiz- kolumuz bağlı” diyen Savcı’ya neden cevap vermez?
İçişleri Bakanı neden harekete geçmez?
En önemlisi o Savcı neden kanunlara değil de siyasilere boyun eğer?.
Yok hadise yalan ise niçin yalanlanmıyor?
İki oğlundan büyüğüne Fetullah; küçüğüne Gülen adını koyan valilerden söz ediliyor, doğru mu bunlar?
DÖRT PARMAK İŞARETİ!
Eğri oturup doğru konuşalım, dört parmak işareti Mısır’daki ihvan kalkışması sürecinde ortaya çıkıp oradan ithal edilmedi mi?
Var mıydı ondan önce böyle bir işaret?
Yok idi ise kastedilen , “Tek Vatan, Tek Millet, Tek Devlet, Tek Bayraktır” şeklindeki savunma kimse kusura bakmasın ama İhvan’ın sembol işaretinin gizlenmesidir.
Bırakın bu İhvan işaretini, bu ülkeyi yönetenler İhvancı Mursi’yi sahiplenmek adına Mısır gibi bir büyük devleti ilişkileri sıfırlamadı mı?
REŞAT'A O SUİKASTİ PAS GEÇ DİYEN Mİ VAR?
Darbeleri Araştırma Komisyonu Başkanı Reşat Petek’i biliyorsunuz yakın geçmişe kadar Fetullah yandaşıydı.
İşte bu Reşat darbe ile alakalı komisyon raporuna Muhsin Yazıcıoğlu olayını almadı ki AKP’li üye Selçuk Özdağ bunun için özellikle ısrarcı olmuştu.
Pardon ama Reşat Petek, Özdağ’ın bile talep ve konmayınca feveran ettiği o konuyu pas geçmesi için bir yerlerden emir mi aldı?
Söyleyin unuttuk demesi inandırıcı olabilir mi?
Muhsin Yazıcıoğlu cinayetinde çok ama çok gizemli noktalar var haberiniz ola!...

9 Ekim 2015 Cuma

Hükümetin, adeta hoş görür gibi tolerans gösterdiği eşkıya ihanet ve şeamet içinde...

Terörist eşkıya'dan kalleşlik ve hain itiraflar: 
Halkı ve korucuları vurun suçu askere atın!..
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ardı ardınca yaptığı başarılı operasyonlarda, teröristlerin moralleri bozuldu. Teröristlerin birbirleri ile yaptıkları telsiz görüşmelerinde 'Halkı ve korucuları vurun askere suç atın' sözleri dikkat çekti.
Bölücü terör örgütünün ilk sözde Serhat Kantonunda (Ağrı-Iğdır-Kars-Erzurum-Ardahan bölgesi) güvenlik güçleri tarafından bozguna uğratılması telsiz konuşmalarına yansıdı.
Bölücü terör örgütü eşkıya’nın son dönemde Doğu Anadolu’da terör eylemlerini tırmandırdığı aslında dikkatli gözlerden kaçmıyordu. “Eşkıya, Ağrı, Kars-Kağızman, Iğdır, Doğubayazıt,  Ardahan, Göle ve Erzurum’un bir bölümünde faaliyetlerini artırıp sıkıntı oluşturmaya başlamış ve 2 Ağustos 2015 saat 03.00 sularında Doğubayazıt’ta meydana gelen saldırıyla doruk noktasına ulaşmıştı.
Kandil’deki terörist Cemil Bayık’ın en sıkı adamlarından olan sözde Serhat eyalet sorumlusu Yusuf Şek bölgeye kaydırılmış, terör eylemlerinin arttırılması için talimatlandırılmıştı. Bu kritik bölgede ve çizilen hatta sessiz sedasız Suriye kuzeyindekine benzer bir kanton bölge ilan etmeye hazırlanıyorlardı. Güvenlik ve istihbarat birimleri bölücü terör örgütünün ilan etmeye hazırlandığı “ilk kanton bölge” için şu önemli tespiti de yapıyordu:
“Ağrı’da Yusuf Şek’e yakınlığı ile bilinen bir şahsın Belediye Başkanı, sözde barışçıl yanlı tutumuyla algılatılmaya çalışılan ve AB’nin kendisini çok sevdiği bir bayanın buradan milletvekili seçtirilmesi tesadüf değil. Planları tutarsa bu iki şahsiyetten birini Kanton Başkanı olarak ilan edecekler. Ayrıca ilk sözde kantonun bu bölgede planlanmasının ardında Ermenistan’ın desteği ve bu ülkeden sağlanacak askeri ve eleman yardımı da var. Zaten Ermenistan’daki PKK kampları da bilinen gerçek.”
24 Temmuz 2015’ten sonra başlatılan Ağrı ve Tendürek operasyonları terör örgütünün bu hayallerini suya düşürdü. Çok sayıda teröristin etkisiz hale getirildiği bu operasyonlarda, verilen zayiattan öte güvenlik kuvvetlerinin ele geçirdiği önemli bilgi, belge ve malzemeler BTÖ’yü ve sözde eyalet sorumlusu Yusuf Şek'i ciddi şekilde rahatsız etti.
TERÖR ÖRGÜTÜ SORUMLUSU YAŞADIKLARI BOZGUNU BİR BİR İTİRAF EDİYOR
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ardı ardınca yaptığı başarılı operasyonlarda, teröristlerin moralleri bozuldu. Moral üstünlüğü tamamen Mehmetçik’te. Teröristlerin birbirleri ile yaptıkları telsiz görüşmelerinde ve raporlarında yaşadıkları bozgun ve hayal kırıklığı gözler önüne seriliyor.
Güvenlik birimlerinden alınan bilgilere göre, terör örgütünün Ağrı ve Tendürek Dağlarındaki sorumlusu (Sözde Serhat Bölge Sorumlusu) olan Yusuf Şek adlı terörist son günlerde güvenlik güçlerince gerçekleştirilen operasyonlarda bozguna uğradıklarını açıkladı. Yaşar kod adlı Yusuf Şek yakın çevresindeki örgüt mensupları ile yaptığı görüşmelerde, "Son dönemde özel eğitimli güvenlik güçlerinin Ağrı bölgesinde çok etkili operasyonlar yapmasından dolayı çoğu yerde darbe aldıklarını, çok kayıp verdiklerini, bunu yakın gelecekte telafi etmelerinin neredeyse imkansız olduğunu, planladıkları kırsal ve devrimci savaşına halkın yeterli desteği göstermediğini, örgütün talimatlarını yerine getirmekte duyarsız kaldıklarını ve özellikle son dönemde halkın büyük bir kesimi tarafından çok eleştirildiklerini, gelinen durumun kendilerinin ne kadar zayıf olduğunu ortaya çıkardığını ve halk desteği olmadan başarının imkansız olduğunu, yeniden bir ateşkes sürecine şiddetle ihtiyacı olduklarını, en azından kışa girerken bu ateşkesin yeniden toparlanmalarına imkan vereceğini, Merkez’e de bunu rapor ettiğini" dile getirmekte.
"HALKI VE KORUCULARI VURUN SUÇU ASKERE ATIN"
Ayrıca bizzat telsize şu ifadeler yansıdı: "…Başlangıçta halkımıza yumuşak şekilde yanaşın, kazanmaya çalışın. Bu çok önemli. Yok olmaz ise sessizce halledin ve askerin üstüne atın. Karşı gelenleri arabalarının içindeyken uzaktan indirin ve yine asker vurdu deyin. Sakın görüntü vermeyin (Bu cümlenin canlı kalkan olarak bölgeye gidenlere yönelik bir eylem tarzı olabileceği değerlendirilmektedir). Yol ortasında korucu vurmayın, halk buna da tepki verdi. Gerekirse uygun bir ortamda kimsenin görmediği bir yerde indirin ve mümkün olursa 'eşkıya’ye çalışıyordu. Askerler vurmuş' diyerek suçu askere atın sakın üstlenmeyin. Bu kadar adam kaybından sonra alanda etkili olmamız zor. Asker artık her yerde karşımıza çıkıyor. Dikkatli olun kayıp vermeyin. Bu nedenle herkes bölgesinde kış tertiplenmesine ağırlık versin. KCK illerde problemli, onlardan yardım beklemeyin, kendi kendinize yetecek tedbirleri alın." 
Yusuf Şek’in bu itirafları, yakınmaları Merkez tarafından ağır bir şekilde eleştirilmekte ve kendisinin elemanlarının başında bulunmayışı sorgulanmakta. Zira son dönemde güvenlik kuvvetlerince bölgede yürütülen operasyonlardan dolayı Türkiye içinde barınamamakta, sıkı sık İran’a geçmekte ve arada bir kısa süreli olarak Türkiye’ye gelmekte. Alınan son bilgiler Yusuf Şek’in Merkez tarafından görevinden azledileceği ve yargılanacağı yönünde.
SÖZDE ANA KARARGAHLARI YERLE BİR EDİLDİ
Ağrı ve Tendürek operasyonları sözde Serhat eyaletini çok zora sokmuştur. Gerek Ağrı’da gerekse Tendürek’teki sözde ana karargahları yerle bir edilmiş, büyük telsizleri ele geçirildi.
ÖRGÜTTEN GİZLİ HALKTAN ZORLA TOPLANILAN PARALARI GÖSTEREN DEFTER ASKERİN ELİNDE
Yusuf Şek’in örgüt adına diyerek gariban bölge halkından zorla toplayıp örgütten gizlediği paraları listelediği ve en yakınındaki bir iki kişiyle paylaştığı paraların dökümünü gösteren defteri asker ele geçirdi. Bu defter şu anda güvenlik kuvvetlerinin elinde ve Yusuf Şek’in korkulu rüyası.
ALT KADROLARDA MERKEZE İSYAN
Teröristler arasında büyük tartışmaların yaşandığı; yapılması planlanan operasyonlara bazı alt kadrodaki yönetici kesimin karşı çıktığı ve merkeze isyana gidecek ölçüde açıklamalarda bulunduğu telsiz görüşmelerinden net olarak anlaşılmakta. Yusuf Şek’in korkudan dolayı sözde birliklerinin başında bulunmayışı ve çoğu zamanını İran’a yakın bölgelere kaçıp personelini yalnız bırakması sebebiyle Yusuf Şek’in kontrolünde görev yapan iki üst düzey sözde komutanın kendi yakınlarındaki elemanlarıyla birlikte firar ettikleri duyumu çok güvenilir kaynaklardan alındı. 
***
LÜTFEN DİKKAT!.. YORUM EKLEMEK İÇİN (AŞAĞIDAKİ) "Hiç yorum yok" YAZISINI TIKLAYINIZ...