29 Mayıs 2022 Pazar

Soykırım Yalanını çürüten belgeli açıklama


SOYKIRIM YALANINI ÇÜRÜTEN BELGELİ AÇIKLAMA
Araştırmacı-Yazar Mehmet ARİF DEMİRER'İN  özverili çalışmalarının dikkate alınması gerekmektedir. 
Ücretsiz olarak Belge niteliğinde çıkarmış olduğu Türkiye Demokrat-Kemalist Dergisinde yayınlamış olduğu bilgilerin dışında bir çok kitapları da bulunmaktadır. 
Mehmet Arif Demirel ülkesini seven ve haksızlığa karşı ve Dünya'nın yalanlarına karşı Ermeni Soykırımının yalan olduğunu anlattığı kitapları ve dergilerindeki gerçekleri görerek Ermeni Soykırım yalanını çürütmektedir. 
Bir kaç hafta biz de bu milli olan sorunumuzu burada yayınlayarak kamu oyuna duyurmak istemekteyiz. 
Bu konuda üç önemli dergi çıkarılmıştır. Biz de bu dergileri sırası ile internet haber sitemizde milli bir görev bildiğimiz için kamu oyuna duyurmak amacı ile yayınlamaktayız. 
Herkesin dikkatlice okuyup, konuyu başkaları ile de paylaşması en önemli milli görevlerimizden biri olmalıdır. 

İÇİNDEKİLER

21.4 (FLASH TV) ve 26.4 (UFUK ÜNİVERSİTESİ) KONUŞMALARI ÖZETİ……………2

MADURO’nun İMZALADIĞI KARAR – VENEZUELA RESMİ GAZETESİ….………….4

TBMM BAŞKANI BÜLENT ARINÇ 2007’de 16 KINAMA MEKTUBU GÖNDERMİŞ….6

POLONYA DEVLET BAŞKANI DUDA’YA AÇIK MEKTUP ve POLONYA HARİTASI..8

TRABZON ‘BARIŞ ARAYIŞI KONFERANSI’nda TÜRKLER (BAŞKAN RAUF ORBAY) ve GÜNEY KAFKASYALILAR (TAŞNAK PARTİSİ TEMSİLCİLERİ HATİSYAN ve KAÇAZNUNİ)……………………10

 (NOT: Arka Kapaktaki HARİTA hk. AÇIKLAMA SAYFA 10’da)

ANAYURT GAZETESİ, 26 Nisan 2021..……………………………………………………11

KRONOLOJİ (8 Şubat 1914 – 18 Mart 1921 tarihleri arasında önemli olaylar)
 1914 8 Şubat Yeniköy Antlaşması –
 7 Vilayete 2 Hristiyan Genel Müfettiş (Süper Vali) 
15 Nisan Genel Müfettişler belli oluyor: Norveçli Hoff ile Hollandalı Westenenk 
2 Ağustos Türk-Alman Askeri İttifakı; Seferberlik ilan ediliyor,
 3.8 7 Ağustos Hükümet, Genel Müfettişlerin faaliyetini durduruyor
 Ağustos sonu Taşnak Partisi Kararı:
 “Rus ordusuna her şekilde yardım” 
Kaynak: Pastırmacıyan 
22 Aralık SARIKAMIŞ MACERASI başlıyor 
1915 15 Ocak SARIKAMIŞ Macerası FACİA olarak sona eriyor.
Bölgedeki askerler yetersiz 
25 Nisan Ermeni İsyanı Van’da başlıyor; 
Gelibolu’da Ölüm-Kalım Savaşı ile eş zamanlı 
18 Mayıs Van’ın Ermenilerin yardımı ile Ruslar tarafından işgali 
27 Mayıs Sevk ve İskan Kanunu – 
Uygulama: 25 Kasım 1915 ve 16 Mart 1916’ya kadar 
1916 Şubat-Temz. Erzurum ve Trabzon vilayetlerinin Ruslar tarafından İşgali 
1917 Ekim Bolşevikler duruma hakim oluyor. 
Rus askerler işgal bölgelerini terk ediyor. 
Kasım Doğu Anadolu’da Rus askerleri çekildikten sonra yönetim Ermenilere kalıyor 
1918 Brest-Litovsk Antlaşması, 
3.3; Trabzon Konferansı (14.3 – 14.4); 
Türk-Ermeni Savaşı (Nisan - Mayıs); 
Batum Antlaşması, 4.6; İstanbul’da 4 Ay; 
Mondros Mütarekesi, 
30.10 1919 Ocak Paris Barış Konferansı başlıyor; 
19 Mayıs; Erzurum ve Sivas Kongreleri 
1920 TBMM ve San Remo Konferansı, 
23.4; Oltu – Gümrü Savaşı (Haziran-Kasım);
 Ateşkes, 18.11; TELGRAF, 25.11 ve Cevabı, 
29.11; Gümrü, 
2. İkili Barış Antlaşması,
 2-3.12. 1921 16 MART Türkiye – Rusya arasında Moskova Antlaşması
 (Güm. Antlaşması sınırı teyidi) 
18 MART Bolşeviklere karşı başlattığı İsyanda başarılı olmayan Vratsiyan’ın MEKTUBU
 Kemalist-demokrat TÜRKİYE Dergisi, 
23 NİSAN 2022 Sahibi ve sorumlu yetkilisi 
Mehmet Arif Demirer 0532 253 9277
 – demirer@kemalizm1938.org 
– 0312 446 2045 Reşit Galip Caddesi 101/10, G.O.P.,
 Çankaya, ANKARA
 Bir Kültür Hizmeti olarak yayımlanmaktadır. Ücretsizdir.

Bir Makine Mühendisi (1961), ARAŞTIRMACI - M A D

HRİSTİYANLARIN EGEMEN OLDUĞU BİR DÜNYA
Hristiyan egemenliğindeki dünyada yaklaşık 8 milyar kişi var.
“Hristiyan Ermenilerin Müslüman Türklerle ilgili iftiralarının gerçek dışı olduğunu, Hristiyan ülkelere kabul ettiremiyoruz.”
12.9.1961 ERİVAN’DA İSTANBULLU BİR DOST (M A D)
24.4.1965 ERİVAN’DA 100 bin TÜRK DÜŞMANI VE… İLK PARLAMENTO KARARI: “TÜRKLER KATİLDİR”
1965-1993: İLK 28 YILDA 4 ÜLKE 
1993-2021: SON 28 YILDA 28 ÜLKE 
YILDA ORTALAMA BİR ÜLKE + VATİKAN.. 
BU 28 ÜLKENİN 25’i HRİSTİYAN.

2005 MADURO’nun İMZALADIĞI KARAR2

BİR DEFA (İLK ve SON) 2007’de SAYI 16 İKEN KINAMIŞIZ, TBMM BAŞKANI BÜLENT ARINÇ
“URFA’DA BİR AUSCHWITZ YOKTU, 
SAYIN DUDA” (ANAYURT YAZISI VE POLONYA HARİTASI 1944)
1 Uruguay, Arjantin, Güney Kıbrıs ve Sovyet Ermenistan’ı
2 “Türkler, İnsanlık Tarihinin ilk planlı Soykırımını uyguladı… 2 milyon Ermeni öldürüldü.”

GİRMEMEMİZ GEREKEN BİR BATAKLIK “SAYILAR”: a. OSMANLI: 1 294 000 vs ERMENİLER: en az 2 500 000 b. ÖLENLER TÜKLER 50 ila 100 BİN vs ERMENİLER 1.5 ila 2 MİLYON
TRABZON KONFERANSI BAŞLARKEN, BELGEYE DAYALI ŞU ÖNEMLİ GERÇEĞİ: “HAYATTA OLAN 1 586 000 ERMENİ”
7 YILLIK (8.2.1914 – 18.3.1921) SÜRECİ ÇOK İYİ ARAŞTIRIP İTİRAZ EDEMEYECEKLERİ BELGELERİ ORTAYA KOYARAK, DİYASPORANIN GERÇEK DIŞI İDDİALARINI ofansif TEZLERLE ÇÜRÜTELİM.
ARKA KAPAKTAKİ HARİTAYI GÖSTEREREK, 1920 OLTU SAVAŞINA DA DEĞİNEREK, ERMENİ MANTALİTESİNİ ve MANTIKSIZLIĞINI ANLATALIM.
SON SÖZ: 1915 OLAYLARI İÇİN
“GENOSİT” KAVRAMININ HUKUKİ DURUMU KONUSU
BAŞKA BİR BATAKLIKTIR. SAPLANMAYALIM.


2007’de 16 ÜLKE, 2021’de 32 ÜLKE + VATİKAN: “TÜRKLER SOYKIRIM YAPTI”




TBMM KÜLTÜR SANAT VE YAYIN KURULU YAYINLARI NO 122
TÜRK – ERMENİ İHTİLAFI – MAKALELER, SUNUŞ YAZISI
URFA’DA BİR AUSCHWITZ YOKTU SAYIN DUDA
ANAYURT Gazetesi Mehmet Arif Demirer 21 Mart 2022

16 Mart günü Ankara’da konuğumuz olan Polonya Cumhurbaşkanı Sayın Andrej Duda’ya Açık Mektubumdur
Sayın Duda, Ankara’da “Türkiye ile iş birliğini geliştirmeye devam edeceğiz” dediniz. Ancak hatırlatayım, 2005 yılında parlamentonuz, SEJM, biz Türklerin 1915 – 1916 döneminde, yaklaşık 7 ayda, genosit (soykırım) yaparak, 1.5 milyon Ermeni vatandaşımızı Hitler’in Yahudilere yaptığı gibi katlettiğimize karar vermiş ve dünya kamuoyuna ilan etmişti.
Siz katillerle “iş birliğinizi geliştirmek” mi istiyorsunuz, Sayın Duda?
Genositin ne olduğunu dünyada en iyi bilen ülkenin Cumhurbaşkanısınız.
Urfa’da Auschwitz olmadığı gibi; Treblinka da yoktu, Belzec de yoktu, Chelmno da yoktu, Majdanek olmadığı gibi Sobibor da yoktu. Bunlar sizin ülkenizdeki Hitler’in kurduğu ve 4 yılda (48 ay) ancak 3 milyon 130 bin Yahudi’yi hunharca katlettiği ‘İnsan Öldürme Fabrikaları’.
Bizde bunların hiçbiri yoktu, Sayın Duda.
“Türkiye ile iş birliğini geliştirmek” için her şeyden önce SEJM’in 2005 tarihli kararını revize etmesi gerekir. Bunu kolaylaştırmak için bir kitap (Facing all the FACTS) yazdım ve 29 Ekim 2021 tarihli, sureti ekli, mektubum ile Sayın Büyükelçinize gönderdim.
Polonyalıların protokole çok önem verdiklerini, siz dünyamıza doğmadan tam 11 yıl önce Varşova’da bizzat yaşadığım şu olayda görmüştüm: 1961 yılı Haziran ayında Cambridge mezunu üç genç, Sovyetler Birliği’ne giderken akşam yemeği için Hotel Polonia’ya gitmiş ama kravatsız olduğumuz için içeri alınmamıştık.
Protokol kurallarına O (1961) rejimde dahi bu ölçüde bağlı bir ülkenin büyükelçisinden mektubuma bir cevap alamadığım için üzülmüştüm.
Üzülmüştüm, çünkü Sayın Büyükelçinizden son derece masum bir talebim olmuştu: Kitabımın, SEJM kararının düzeltilebilmesi için, incelenmek üzere yetkililere ulaştırılması. Üzülmüştüm, çünkü Polonya Büyükelçiliğinin tanıdığı bir kişiliğe sahiptim. Elçiliğin 2015 yılında yayımladığı “II. Dünya Savaşı’nda Ankara’da Polonyalı Havacılar” (“Polish Aviators in Ankara during WW2”) başlıklı Türkçe/İngilizce kitabın üçte ikisinin yazarı idim. Kitabı Prof. Osman Fırat Baş ve tanınmış Polonyalı yazar Andrej Glass birlikte yazmıştık. Benim yazdığım bölümde Polonyalı 36 havacının teker teker adları ve görev yerleri ile Türkiye Hükümeti’nin Savaş yıllarında ailelerine yaptığı yiyecek yardımlarının Arşiv Belgelerini yayımlamıştım. X numaralı EK’te Cumhurbaşkanımız İnönü ile Büyükelçiniz Sokolnicki arasındaki sıra dışı iyi ilişkiler sayesinde Elçiliğin Savaş boyunca açık kaldığına, bayrağınızın komşu elçilik binasında Hitler’in Swastikası ile yan yana dalgalandığına değinmiştim. 1939 – 1944 yıllarında B. E. Sokolnicki ile Hitler’in temsilcisi von Papen komşu idiler !
29 Ekim 2021 tarihli talebimi genişleterek Size yöneltmeme izin verir misiniz, Sayın Cumhurbaşkanı Duda?
Kitabımın yakında 2. Baskısı yapılacak. Sayın Büyükelçiniz aracılığı ile Size 20 adet göndereyim.
Kitabın Polonya’da en uygun bir şekilde incelenmesini Siz sağlayınız. SEJM’in yanlış kararının düzeltilmesi, ülkelerimiz arasında iş birliğini geliştirmenin en etkili kilometre taşı olacaktır. Bundan emin olabilirsiniz.

HİTLER,

HİTLER, Auscwitz, Treblinka, Chelmno, Majdanek, Belzec ve Sobibor’da kurduğu altı KİTLESEL insan öldürme tesisinde Polonyalıların gözlerinin önünde dört yılda (1941- 1944) toplam 3 130 000 Yahudi öldürebilmişti. 

Biz 7 ayda 1.5 milyon Ermeni’yi yok edivermişiz !!! DİYASPORA, bu absürt iddiayı 32 ülke ve Vatikan Yönetimine kabul ettirdi. Sırada Birleşik Krallık, İsrail ve Avustralya var. Duda & Maduro ile başlayarak bu kararları iptal ettirmeliyiz. Bu adımı atmadığımız takdirde Katil Türkler diyen ülkelerin sayısı artmaya devam edecektir.

https://www.youtube.com/watch?v=WwxlThAoBAc

ARKA KAPAKTAKİ HARİTA hakkında AÇIKLAMALAR:

Konferans’ta önce Güney Kafkasyalıların talepleri açıklandı: “Barış yapalım. Barış kalıcı olsun. 1914 sınırları geçerli olsun. Doğu Anadolu Ermenileri için özerklik verilsin.”

Rauf Orbay, ilk iki talebi kabul diğer iki talebi reddetti. “1914 sınırları geçerli olsun” talebi, haritadaki SARI bölgede (Kars, Ardahan, Batum) yönetimin Ermeniler ve Gürcülerde kalması anlamına geliyordu. Oysa 3 Mart 1918’de Lenin Rusya’sı ile imzalanan Brest-Litovks Antlaşması ile bu bölge Osmanlı Devleti’ne iade edilmişti. Bir ay süren (14 Mart - 14 Nisan) Konferans’ta bu nedenle barış sağlanamadı. 3. Ordu doğu harekatına başladı ve SARI bölgenin tamamını aldı. Ermeniler ve Gürcüler “Barışı imzalayalım” dedilerse de 3. Ordu YEŞİL bölgeyi de aldı ve Gümrü – Nahçıvan demiryolunu da ele geçirerek İran’a ulaştı. Ermeniler, Trabzon’daki Kars-Ardahan ısrarları ile hem yeşil bölgeyi kaybettiler hem de gereksiz yere bir savaşa ve sonunda kan dökülmesine (çoğu Ermeni kanı) neden oldular.


https://www.youtube.com/watch?v=WwxlThAoBAc






26 Şubat 2022 Cumartesi

Ayı pençesini Ukrayna'ya vurdu

UKRAYNA’YA AYI PENÇESİNİ GEÇİRDİ.

UKRAYNA’DA ACILAR YAŞANMAYA BAŞLADI.



Rusya Devlet Başkanı Putin, Ukrayna'nın Avrupa Birliğine girmesini önlemek amacıyla, Ukraynayı işgal etmeye başladı. 

Yönetimi devirerek, kendi istediği kişileri yönetime getirmek istiyor.

Ukrayna, 24 Ağustos 1991 tarihinde Sovyetler Birliği’nden ayrıldı. Leonid Kravçuk, ülkenin ilk devlet başkanı oldu. 1996 yılında Leonid Kuçma başkanlık koltuğuna oturdu.

2001 yılında muhalif gazeteci Georgi Gongadze’nin öldürülmesiyle başlayan siyasi kriz, Sosyalist Parti’nin, Devlet Başkanı Kuçma’nın çok sayıda suça ortak olduğunu kanıtladığı öne sürülen ses kayıtlarını ortaya çıkarmasıyla derinleşti. “Kuçma’sız Ukrayna” sloganıyla ülke genelinde patlak veren kitlesel protesto gösterileri yer yer güvenlik güçleri ile çatışmalara dönüştü.

2002 seçimlerinde, Ukrayna Komünist Partisi ilk defa yüzde 20 oy ile birinciliği kaptırdı. Viktor Yuşçenko’nun liderliğindeki “Bizim Ukrayna (Naşa Ukrayna)” Bloğu seçimden zaferle çıktı.

“Turuncu Devrim”

2004 Devlet Başkanlığı seçimleri Ukrayna tarihinde önemli bir kırılma noktası oldu. Dönemin Başbakanı Viktor Yanukoviç’in karşısına, muhalif güçleri etrafında toplayan ve Batı’nın desteğini arkasına aldığı yorumları yapılan, “Naşa Ukrayna” Bloğu lideri Viktor Yuşçenko aday olarak çıktı.

Seçimin ikinci turunda, Rusya yanlısı Yanukoviç yüzde 49,4, Yuşçenko yüzde 46,6 oy alınca olanlar oldu..

Uluslararası gözlemcilerin seçimlerde ciddi ihlal ve hileler olduğunu öne sürmesiyle Yuşçenko, taraftarlarına sokağa çıkmaları çağrısı yaptı. Bunun üzerinde, Kiev’deki Bağımsızlık Meydanı başta olmak üzere ülkede kitlesel gösteriler patlak verdi. Yuşçenko’nun seçim kampanyasında turuncu rengi kullanmasından dolayı bu olaylar “turuncu devrim” olarak adlandırıldı.

Gösterilerin büyümesi üzerine seçim sonuçları geçersiz ilan edildi ve oylamanın tekrarına karar verildi. Yeniden yapılan seçimlerde Batı destekli Yuşçenko yüzde 51,9 oy alırken, Rusya yanlısı Yanukoviç’in oyları yüzde 44,2’de kaldı. Böylece Yuşçenko ülkenin yeni devlet başkanı oldu.

2010 yılında yapılan devlet başkanlığı seçimlerinde ise Yuşçenko’nun oyları yüzde 5’e kadar düşerken, bir önceki seçimleri kaybeden Yanukoviç, bu sefer en yakın rakibi “turuncu prenses” Yuliya Timoşenko’yu mağlup ederek devlet başkanlığı koltuğuna oturdu.



“Euro Maydan”

Rusya yanlısı Viktor Yanukoviç iktidarının Kasım 2013’te Ukrayna-Avrupa Birliği Ortaklık Anlaşması’nı imzalamayı reddetmesi üzerine Kiev’de başlayan olaylar, Ukrayna’yı tarihinin en büyük kaosuna sürüklerken, Rusya ve Batı arasında “Soğuk Savaş” yıllarını aratmayan gerginliklerin de başlangıcı oldu.

Kiev’de Rusya yanlısı Yanukoviç’in iktidardan inmesi talebiyle başlayan kitlesel protesto eylemleri, polis ve göstericiler arasında silahlı çatışmalara dönüşerek başkenti savaş alanına çevirdi. Çoğunluğu radikal milliyetçilerden oluşan eylemciler ile güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmalarda 100’ü aşkın kişi hayatını kaybetti, yüzlerce kişi yaralandı.

Olayların ardından Yanukoviç ülkeyi terk ederken, Batı destekli muhalefet iktidara geldi. Kırım, Rusya tarafından ilhak edildi.

Olayların devamında Rus nüfusun ve Rusya yanlılarının ağırlıkta olduğu ülkenin doğusundaki Donbass bölgesinde (Donetsk ve Lugansk), büyük ölçüde Moskova destekli milis örgütlenmeleri ile Batı’nın desteklediği Kiev yönetimi arasında silahlı çatışmalar baş gösterdi.

Bölgeyi kan görüne çeviren çatışmalarda, önemli bölümünü sivillerin oluşturduğu on binlerce kişi hayatını kaybetti. Bölge nüfusunun ciddi bölümü göç etti. Şehirlerin altyapıları büyük zarar gördü.

Sağlanan ateşkes ile son aylarda çatışmalar durulsa da, belirsizliğin hakim olduğu Ukrayna’nın doğusunda daha uzun yıllar çalkantıların hakim olacağı yorumları yapılıyor.

Rusya'nın Ukrayna saldırısının başlamasının ardından gelişmeler hız kesmeden devam ediyor. AB, Putin ve Lavrov'un mal varlıklarını dondurmaya hazırlanırken, Zelenski, Kiev sokaklarından 'Biz buradayız' mesajı ile video paylaştı. Reuters, Kiev'de elektrik santrali çevresinde 5 patlama duyulduğunu açıkladı. Kiev şehir merkezinin güneybatısındaki bölgelere iki füze çarptı. Füzelerden birinin Zhuliani havalimanına yakın bölgeye düştüğünü aktarıldı. Kiev Belediye Başkanı da halka sığınaklara yönelme çağrısı yaptı. 

Kaynak:https://ukraynahayat.com/ukraynanin-kisa-tarihi/

3 Ocak 2022 Pazartesi

2022 YILININ İLK HEDİYELERİ ZAMLAR ZAMLAR

 2022 YILININ İLK HEDİYELERİ ZAMLAR ZAMLAR


ULUSAL YORUM: En düşük emekli maaşı 2500,- TL. oldu diye atılan manşete göre emekliler sevindiler mi acaba? 

Maaşlara zam gelirken, piyasadaki ürünlerin ve otobüs, metro, gaz, benzin gibi ürünlere de zam gelmesi, dengeleri gene altüst etmekte. Hangi zam üstün ise, diğer kesim altta ezilmeye devam ediyor. Etiketlerdeki fiyatlar düşmüyor. Dolar çıkacak korkusu devam ediyor.


ULUSAL YORUM: Sözcü'de zam eleştirileri emekliye zam hüsranı başlığı manşete taşınmış. Emekliler asgari ücrete yapılan zam kadar zam bekliyorlardı. Emekli olanların çoğu kirada oturmakta, işsiz çocuklarına, yardımda bulunmaktalar. Asıl para emekli olanlara lazım. Bu enflasyon altında emeklilerin durumu elbette zorlaşmakta. 


ULUSAL YORUM: Yeni Şafak Gazetesi manşete ihracatın artışını yansıtmış. 225,4  milyar Dolar. Sevindirici. Peki İthalat ne durumda? 

14 Aralık 2021 Salı

2021 yılı biterken ülkemizin durumu

 2021 YILI BİTERKEN ÜLKEMİZİN DURUMU

14.12.2021 TARİHİ İTİBARİ İLE GAZETELERDEN SEÇTİKLERİMİZ GAZETE MANŞET HABERLERİ. 


ULUSAL YORUM: Döviz düşmedi, gene dış güçler devrede. Nedir bu Dış güçlerden çektiğimiz. Her şeyimize karışıyorlar. Bunlardan bıktık. Yeter be, karışmayın bize. Türk liramızla oynamayın. Emeklimiz, sabit gelirlimiz, geçinemez oldu. Nedir bizden alıp veremediğiniz. Desek de kimin umurunda. Dolar'da EURO da durmadan yükseliyor. Hayırlısı, bekleyelim. Bakalım nerede duracak!

Bakan bey "Bitersek hep beraber biteceğiz, kazanırsak hep beraber kazanacağız" demiş. Doğru demiş. Batarsak beraberce batarız, çıkarsak, beraberce çıkarız. İnşallah çıkarız. Batmayız. 



ULUSAL YORUM: Bakın Türkiye gazetesi hangi manşeti atmış. "Piyasalar, Faiz kararını bekliyor. Ekonomide Kritik hafta" Devletimiz Yükselen Dolara karşı tedbirler düşünmekte ve almak için toplantılar düzenliyor. İnşallah alınan kararlar ile Doların yüksek ateşi düşer. Türk Lirası değer kazanmaya başlar. İnanmak veya inanmamak herkesin kendisine kalmış. Biz inanın veya inanmayın demiyoruz. Bekleyeceğiz ve gelişen gelişmeleri göreceğiz. Yapacak bir şey yok


ULUSAL YORUM: ABD' NİN GİZLİ KATLİAM HÜCRESİ DİYE YENİ ŞAFAK GAZETESİ MANŞETİNİ ATMIŞ. Bütün dünyanın başına bela olan hangi devlet diye sorsalar, her halde çok kişi ABD yi gösterir. Kendi ülkesine kimse saldıramaz. Ancak o başka ülkelere gider ve onların topraklarında savaşır. Kovboyluğu her zaman geçerlidir. Dünyanın kralı benim diye istediğini yaptırmaya çalışıyor. Ehhh Asya'da da bir devlet var ÇİN. Amerikanın başına bela olacak tek devlet de o gözüküyor. 


ULUSAL YORUM: KARAR GAZETESİ NE DİYOR? EKONOMİ PES ETTİ! Manşet haber bu. Ekonominin pes etmediği dönem yok ki. Hangi hükümet iş başına gelse, muhalefet ekonomi iyi gitmiyor der. Üretim artmazsa, sanayi gelişmezse, fabrikaların bacaları tütmezse, işsizlik artarsa, dolar yükselirse, o ülkede yaşayan halk elbette ekonomik sıkıntılar içerisine sürüklenir. Kimse merak etmesin. Seçimler geldiğinde memnun olmayan halk, bir başka partiye oyunu verir ve onu başa getirir. 

9 Kasım 2021 Salı

Atam seni unutmadık, unutturmayacağız.

ATAM SEN ÖLMEDİN.  BIRAKTIĞIN ESERLERLE EBEDİYEN YAŞAYACAKSIN. 
NAÇİZ VÜCUTLAR TOPRAK OLABİLİR. ALLAH'IN SEVGİLİ KULU İSEN HER ZAMAN HER YERDE BIRAKTIĞIN ESERLERLE HATIRLATILIR SIN . KEŞKE HERKES BU MESAJLARI ANLAYABİLSE!
UNUTMADIK, UNUTMAYACAĞIZ VE UNUTTURMAYACAĞIZ.

RUHUN ŞAD OLSUN, MEKANIN CENNET OLSUN ATAM.

BÜYÜK  ÖNDER  ATATÜRK'Ü
SAYGI  ve  MİNNETLE  ANIYORUZ

Kaybına bütün dünya üzülmüştü

10 Kasım 1938 - Dünya Onu Yazdı


Büyük Atatürk’ün kaybı, bütün dünyada büyük üzüntüyle karşılanmıştı.

Bu üzüntü, zamanın gazetelerinde dile getirilmişti.

11 Kasım 1938 tarihinde çıkan gazetelerde, Atatürk için dünyanın duyduğu üzüntüyü dile getiren yazılarda, şu cümleler yer almıştı:

İNGİLTERE
London Times: “O’nun idaresi altında Türkiye, Avrupa’nın kıymetli bir üyesi oldu.”
Daily Telegraph:
 “Atatürk’ün inkılapları neslimizin fevkalade olayıdır.”
Daily Express: “Atatürk, Türkiye’yi hesaba katılması icap eden, kuvvetli bir memleket haline getirdi.”

ROMANYA
Universal: “Atatürk, zamanımızın en büyük devlet adamlarından biridir.”
Timpul: “Romanya, önünde hürmetle ve teveccühkar bir teessürle eğildiği bir dost kaybetmiştir.”
Romanya Gazetesi: “Büyük saygı hisleriyle Atatürk’ün hatırasını anıyoruz.”

YUNANİSTAN
Katemerini: “Her memleket, milleti zafer, vefa ve saadet yolunda ilerleten büyük adamlarına anıtlar dikecektir.”
Elefteron Vima: “O’nun adı dünya tarihinin kahramanları arasında, silinmez bir şekilde kalacaktır. Zira şahsiyeti kendi memleketinin hudutlarını aşmıştır.”
Messager Di Athens: “Çok, pek çok devrimler görüldü. Fakat hiçbiri Atatürk’ün cesaret ettiği ve muvaffak olduğu şeyi yapamadı.”
Akropolis: “Kılıcının şecaati, Atatürk’ün tek fazileti, tek şan ve şerefi değildir. O’nun barış zamanında yaptıkları, iradesinin kuvvetini ve fikirlerinin parlaklığını daha ziyade ispat etmiştir.”

RUSYA
İzvestia: “İsmi yeni Türkiye’nin bütün milli kurtuluş hareketine bağlı olan Kemal Atatürk’ün ölümü, Türk Milleti için büyük bir kayıptır. Türkiye’nin bütün samimi dostları ile yüksek adamın ve devrimizin dikkat çekici şahsiyetinin ölümünden, derin bir surette elem duymaktayız.”

ÇEKOSLOVAKYA
Çekoslovakya: “Atatürk’ün şahsında, yeni Türkiye’ye ruh veren bir adam kaybolmuştur. Bu derece yüksek yaradılışta bir adama sahip oluklarından dolayı gıpta ediyoruz.”

POLONYA
Polska Zbrozna: “Atatürk, zaferleriyle milletinin hayatında bugünkü yeni merhaleye yol açmıştır.”

FRANSA
Jour Eche De Paris: “Atatürk, hür ve müstakil bir Türkiye bırakıyor.”
Excelsoir: “Atatürk çok büyük bir şahsiyet, çok büyük bir komutan, politik bir dehadır.”
Figaro: “Atatürk, zaferlerinden tevazuyla bahsediyor, her şeyi çok derin görüyordu.”
Ordre:
 “Kemal Atatürk, Türk devrimlerinin dehasıydı.”

BULGARİSTAN
Zora: “Kemal Atatürk, açık kıvılcımlı gözlerini hayata kapadı. Politik sahneden tükenmez bir enerji, kuvvetli bir sima çekiliyor.”

ARNAVUTLUK
Dirita: “Atatürk’ü, yeni Türkiye’nin kuruluşu yolunda katettiği şerefli merhaleleri ile anıyoruz.”
Stipi: “Atatürk, eski Türkiye’den modern bir devlet çıkarmıştır.”

MACARİSTAN
Uj Magyar: “Modern devlet adamları arasında yeni Türkiye’nin şefi, yüksek bir mevki işgal etmektedir.”
Pesti Naplo: “Bütün kainat büyük bir yasa katılıyor.”

ALMANYA
Fulkise Becbahter: “Atatürk, azimli bir hareketle milletini tahammül edilmez bir akıbetten kurtaran ve bütün dünyanın hayran kaldığı bir kalkınma yapan ilk devlet başkanı olmuştur.”

İTALYA
Gazeta Del Popolo: “Atatürk’ün ölümü ile dünya büyük bir liderini kaybetmiştir.”

FİNLANDİYA
Svenska Presse: “Atatürk, eserlerinin büyüklüğü bakımından dünyada çok önemli bir mevki işgal etmektedir.”

YUGOSLAVYA
Vrene: “Atatürk, bir defa cisminin toprağa düşeceğini, fakat cumhuriyetin ebedi olduğunu söylemiştir. Yugoslavya hükümeti, bu sözlerindeki hakikate inanmaktadır.”

Atatürk'ün Cenaze Törenini takip eden bir Alman gazetecinin haberi:

ATATÜRK İÇİN YAS

Ankara'da cenaze töreni

Ankara, 21 Kasım 1938

Atatürk'ün cenazesi onun son zaferi oldu. Cenaze töreninde tüm tezatlar susmuştu. Türk ve Alman askerleri naaşının arkasında yürüyorlardı. Stalin ve Hitler'in temsilcileri aynı sıradaydı. Valencia ve Franco çelenk göndermişlerdi. Naaşının önünde faşistler, demokratlar ve komünistler eğildiler. Türk halkının her kesimi ağlıyordu . Fakir ve zengin, alt ve üst arasında hiç bir fark yoktu. Ankara bugün dünyanın şimdiye kadar gördüğü en etkileyici cenaze törenine tanıklık ediyordu.

Tören, bir süvari bölüğü tarafından açıldı. Onların arkasından bir topçu bölüğü ile ellerinde bayraklarla ve bando ile cumhuriyet muhafızları geliyordu. Sonra askeri okulların öğrencileri ve alfabetik sırayla önce Almanlar olmak üzere Bulgarlar, İngilizler, Fransızlar, Yunanlılar, Romenler, Ruslar ve nihayet Yugoslavlar’dan oluşan birlikler yer alıyordu. Her dilde komutlar yükseliyordu. Almanca komutu Farsça komut, Yunanca komutu Rusça komut takip ediyordu. Ruslar Karadeniz filosunun bir müfrezesini göndermişlerdi. Çelik miğferli ve SS üniforması içindeki Baron v. Neurath, kolu yukarıda, Prusya merasim yürüyüşüyle geçen Alman bahriye birliğini selamlıyordu. Yabancı birlikleri Türk denizcileri takip etti. Bando, Chopin'in cenaze marşını çalıyordu. Onların arkasından büyük ölünün naaşını taşıyan top arabası geliyordu. Top arabasının her iki tarafında kılıçlarını çekmiş oniki general yürüyordu. Mütevazi giyimli yaşlı bir kadın, tek aile üyesi olarak Atatürk’ün kızkardeşi, eşinin kolundaydı. Onları, kanunun öngördüğü şekilde yalnız olarak cumhuriyetin yeni başkanı İsmet İnönü takip ediyordu. Onun arkasında tek sıra halinde millet meclisi başkanı, başbakan ve Türk ordusunun genel kurmay başkanı geliyordu. Yabancı özel misyonların renkli üniformaları harika bir görüntü teşkil ediyordu. Dünyanın tüm ülkeleri temsil ediliyordu. İtalyan heyetine eski Milletler Cemiyeti delegesi Baron Aloisi, Fransız heyetine içişleri bakanı Sarraut, Yunanistan heyetine ise başbakan Metaksas başkanlık ediyordu. Onların arkasından Türk hükümeti üyeleri, milletvekilleri, devlet memurları ve subaylar geliyordu. Bir bölük piyade ile görkemli cenaze alayı son buluyordu.

Cenaze alayı saat onikide, Atatürk’ün şanına layık bir anıtkabir yapılıncaya kadar geçici istirahatgahı olan etnografya müzesine ulaştı. Yaşamında imkansızı mümkün kılmış olan Mustafa Kemal Atatürk ölümünde de aynı şeyi yaptı. Onun naaşının arkasında ilk defa birbirleri ile savaşan İspanyol cumhuriyet hükümetinin temsilcileri ile Franco’nun resmi olmayan askeri idaresinin temsilcileri yürüyorlardı.

Müzenin önüne gelindiğinde tabut generaller tarafından top arabasından alınarak salona taşındı. Orada, cumhurbaşkanı ve Atatürk'ün kızkardeşinin yanı sıra yüksek yetkililer toplanmıştı. Üç dakikalık saygı duruşunda salona sessizlik hakimdi. Hiç konuşulmadı ve hiç bir dini tören düzenlenmedi. Cumhurbaşkanının müzeyi terk etmesiyle resmi cenaze töreni tamamlandı. Dünyanın her yanından çelenkler gönderilmişti. Türk gazetelerinin tahminlerine göre bunların sayısı yirmi bini buluyordu. Bunları Ankara’ya getirmek için sekiz vagon gerekmişti. Müze içinde naaşın her iki tarafına sadece devlet başkanlarının gönderdikleri çelenkler konuldu. Diğer çelenkler, yaşamı sırasında kendisi için yapılan anıtlarda yerlerini aldılar.

Tören sırasında bazı ufak hadiseler de yaşandı. Yunanistan başbakanı General Metaksas bayıldı ve subayları tarafından cenaze alayından çıkarılmak zorunda kaldı.

Türkiye'de, 10 Aralık’a kadar ulusal yas tutulacak. Tüm okullar sekiz gün daha kapalı. Anıtların önünde meşaleler yanıyor ve halk önderinin heykellerini seyrediyor. Yas sadece devlet başkanı için değil, aynı zamanda cumhuriyetin kurucusu ve şekil vereni için de. Atatürk’ün naaşını taşıyan top arabası geçerken askerler gözyaşlarını tutamadılar; aynı imparatorluk muhafızlarının Napolyon’la vedalaşırken ağladıkları gibi.

Kaynak: Talat Akay,27 Haziran 2020.

Yıllar önce bir internet müzayedesinden aldığım 1929 baskılı D. von Mikusch'un ''GAZI MUSTAFA KEMAL'' kitabının arasından 1938 yılına ait, yani sonradan kesilip konmuş bir gazete kupürü çıkmıştı. Atatürk'ün cenaze törenini takip eden bir Alman gazetecinin haberi. Yazdıklarından oldukça etkilendim ve okuması zor gotik yazılı Almanca metni Türkçe'ye çevirdim. Okuyun derim. 

28 Ekim 2021 Perşembe

Türkiye Cumhuriyeti sonsuza kadar yaşayacak

CUMHURİYETİMİZİN İLANININ 98 YILI TÜRK ULUSUNA KUTLU OLSUN  




1923 - CUMHURİYET'İN İLANI (Saat 20:30).  
Mustafa Kemal Türkiye Cumhuriyetinin ilk Cumhurbaşkanı seçildi.


Büyük Millet Meclisinde, "Anayasanın bazı maddelerinin değiştirilmesine dair kanun teklifi"nin derhal görüşülmesinin önerilmesi ve Türkiye Devletinin hükümet şeklinin Cumhuriyet olduğunun, "Yaşasın Cumhuriyet" sesleri arasında kabul edildi.

                                                               

Atatürk, Cumhurbaşkanı seçilmesi üzerine Meclis'e teşekkür etti: "...Daima, muhterem arkadaşlarımın ellerine çok samimî ve sıkı bir surette yapışarak, onların şahıslarından kendimi bir an bile ayrı görmeyerek çalışacağım. Milletin sevgisini daima dayanak noktası sayarak hep beraber ileriye gideceğiz. Türkiye Cumhuriyeti, mesut, muvaffak ve muzaffer olacaktır."dedi.

Atatürk'ün, Fransız gazeteci Maurice Pernot'e demeci: "...Memleketimizi çağdaşlaştırmak istiyoruz. Bütün çalışmamız Türkiye'de çağdaş, bu sebeple batılı bir hükûmet oluşturmaktır. Uygarlığa girmek arzu edip de, batıya yönelmemiş millet hangisidir?"dedi.


29 Ekim 1933
Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal, 
Cumhuriyet'in onuncu yılında TBMM'den tören alanına giderken

Atatürk'ün, Cumhuriyetin 10. yıl dönümü nedeniyle sabah 9.15'te Türkiye Büyük Meclisi'nde kordiplomatiği kabulü ve Elçilere söylevi: "...Türk inkılabı kurucudur. Türk ihtilâli, yüksek bir insani ülkü ile birleşmiş vatanperverlik eseridir. Çocuklarına bütün güzellikleri ve bütün büyüklükleri görmek ve aynı zamanda bütün sefaletlere acımak sanatını öğretmektedir!"

Atatürk'ün, saat 10.10'da Cumhuriyet'in 10. yıl dönümü nedeniyle geçit törenini izlemeye gelişi ve Türk milletine ünlü söylevi: "...Az zamanda çok ve büyük işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyetidir. ...Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük uygar vasfı ve büyük uygar kabiliyeti bundan sonraki gelişimiyle geleceğin yüksek uygarlık ufkundan yeni bir güneş gibi doğacaktır. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!"

Selanik Belediye Meclisi'nin kararı: "Türkiye Cumhuriyeti'nin 10. yıldönümü nedeniyle Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal'in doğduğu Apostolu Pavlu Sokağı'ndaki evin Belediye tarafından satın alınması ve hatıra levhası konulması" (Selanik T.C. Konsolosluğu Arşivi). Söz konusu hatıra levhası, 4 Kasım 1933 günü törenle yerleştirilmiş, ancak evin sahiplerinden satın alınması ve boşaltılması işlemleri 1937 Şubatında tamamlanabilmiştir.

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Roosevelt'in, Cumhuriyetin 10. yıldönümü nedeniyle Atatürk'e kutlama telgrafı: "Geçen bu on yıl içinde zât-ı âlilerinin faal ve şuurlu idareleri altında Türkiye, dünyanın en ileri milletleri arasına girmekle kalmayıp uluslararası barış savaşının eriştiği gelişme ve başarılar sebebiyle zât-ı âlilerine en kalbî tebriklerimi takdim eder, gerek Amerikan milleti ve gerek kendi adıma memleketinize daha büyük refah ve saadetler dilerim."

Sovyet Rusya Merkezî İcra Komitesi Başkanı Kalinin'in, Cumhuriyetin 10. yıldönümü nedeniyle Atatürk'e kutlama telgrafı: "...Dost Türkiye'nin iktisadî ve kültürel kuruluşundaki başarıları büyük bir ilgi ile izlemekteyim. Basiretli ve etkili iradesiyle genç Türkiye'ye bağımsızlık için olan çetin mücadelesi senelerinde zaferi temin eden ve sonra da onu iktisat ve kültür cephesinde zaferlere sevk eden şefi, Türkiye Cumhuriyeti'nin bu onuncu yıldönümünde selâmlamakla övünüyorum."

Almanya Cumhurbaşkanı Mareşal Hindenburg'un, Cumhuriyetin 10. yıldönümü nedeniyle Atatürk'e kutlama telgrafı: "...Benimle beraber bütün Alman milleti, yüksek rehberliğiniz altında modern Türk Devleti'nin temelleştiğini derin bir ilgi ile izledi. Türk milliyetçiliğini nasıl uyandırdığınızı, nasıl kuvvetlendirdiğinizi, çalışkan ve ilerlemeyi seven milletinize, bütün dünyada takdirler çeken siyasî ve iktisadî yükseliş için, tedbirli bir elle nasıl yol açtığınızı büyük hayranlık ve takdirle gördük."

Fransız Radikal Partisi Başkanı ve eski Fransız Başbakanı Herriot'nun, Cumhuriyetin 10. yıldönümü nedeniyle Atatürk'e kutlama telgrafı: "...Yaratmış olduğunuz Türkiye Cumhuriyeti'nin, onuncu yıldönümünü kutlamaya hazırlandığı şu anda sizden Fransız Radikal Partisi ve şahsım adına, Devletinizin refahı ve kendisiyle milletlerin umumî barışı sahasında kardeşçe ilişkilerde bulunmak arzusunda olduğumuz milletinizin saadeti hakkındaki temennilerimi kabul buyurmanızı rica ederim."

Japonya İmparatoru Hirohito'nun, Cumhuriyetin 10. yıldönümü nedeniyle Atatürk'e kutlama telgrafı: "..Zât-ı devletlerine sıcak tebriklerimi ve Türkiye'nin artan refahı için samimî temennilerimi arz ederim." [Kocatürk]

Kaynak:http://www.ataturktoday.com/AtaturkGunlugu/EkimOctober/29.htm