5 Mayıs 2018 Cumartesi

AK Parti'nin Meclis grup toplantısında, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı 316 oyla 24 Haziran'da yapılacak seçimde cumhurbaşkanı adayı gösterme kararını" ve ittifak protokolünü teslim ettiler.


VARAN-7, AKP (Adalet ve Kalkınma Partisi) TBMM Grubu, "24 Haziran seçiminde Recep Tayyip Erdoğan'ın cumhurbaşkanı adayı olarak gösterilmesine ilişkin grup kararı aldı" ve ittifak protokolü ile karar YSK'ya verildi. 
Recep Tayip Erdoğan'ın adaylık başvurusunu yapacak ikili; Başbakan Binali Yıldırım ve MHP Başkanı Devlet Bahçeli. Bu ikili Yüksek Seçim Kurulu'na giderek, "AK Parti'nin bugünkü Meclis grup toplantısında, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı 316 oyla 24 Haziran'da yapılacak seçimde cumhurbaşkanı adayı gösterme kararını" ve ittifak protokolünü teslim ettiler. Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı adaylığı başvurusunu cuma günü saat 11.00'de Başbakan Binali Yıldırım ve MHP lideri Devlet Bahçeli'nin yapacağı belirtilmişti. Öte yandan Başbakan Binali Yıldırım, bugün AK Parti grup toplantısında 24 Haziran erken seçimleri için partiye başvuru yapan aday adayı sayısının 7.329 olduğunu açıkladı.
AK Parti'nin Cumhurbaşkanı adayı Recep Tayyip Erdoğan

AK Parti, Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı adaylığı için 316 milletvekilinin imzasıyla grup kararı aldı. Kararı, Başbakan Yıldırım açıkladı. AK Parti TBMM Grubu, 24 Haziran seçiminde, Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı adayı olarak gösterilmesine ilişkin grup kararı aldı. AK Parti TBMM Grubu, Cumhurbaşkanı adayını belirlemek üzere, Grup Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım'ın başkanlığında toplandı. Yıldırım, yaptığı konuşmada, AK Parti'nin milletin bağrından çıkarak ete kemiğe büründüğünü söyledi. AK Parti'nin hamurunun, milletin mayasıyla mayalandığını dile getiren Yıldırım, "AK Parti, bir destan yazdı, Türkiye'nin ruhu, aklı ve vicdanı oldu. Türkiye'nin değerleri AK Parti'de temsil imkanı buldu. Bugünlere ak kadrolar, sizler ve bu kutlu hareket sayesinde geldik" diye konuştu. "Siyasi rakiplerimiz seçim öncesinde şaşkın haldeyken AK Parti olarak biz yine Türkiye'nin yegane umudu olduk. Allah bu aziz milletin başını eğdirmesin" diyen Yıldırım, AK Parti'nin 81 milyona kucak açtığını, Türkiye'nin bütün renklerini kardeş bildiğini, millet iradesine, demokrasiye, hukuka sarıldığını belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, plan ve projeleri hayata geçirmek için gece gündüz çalıştıklarını vurgulayan Yıldırım, şöyle konuştu: "Türkiye'de sessiz devrimler gerçekleştirdik. Siyaseti güçlendirerek vesayete 'dur' dedik. Vesayet kapılarının tamamını kapatmak üzere 'Cumhurbaşkanını halk seçsin.' dedik ve halk oylaması yaptık. Vatandaşlarımız yüzde 69 ile bunu kabul etti. Milli iradenin önündeki bütün ayak oyunlarını, hileleri, tuzakları bertaraf ettik. Son vesayet odağı FETÖ başta olmak üzere her birine diz çöktürdük. İnanç özgürlüğünü kısıtlayan baskıları sona erdirdik. İnsan hakları ve özgürlükler alanını olabildiğince genişlettik. Farklılıklarımızı daima zenginlik olarak gördük. Hayatın her alanında ülkeyi kalkındırdık, refahı ülkenin her köşesine yaydık." Yıldırım, Türkiye'nin hayallerini bir bir gerçeğe dönüştürdüklerinin altını çizerek, "Millet istedi biz yaptık. Millet dedi, biz yaptık. Milletin istemediği hiçbir işi yapmadık. Dağlar gibi sorunları, dağlar gibi hizmetlere dönüştürdük. Sorunları torunlara havale etmedik. Yollar, havalimanları, köprüler, hastaneler, tüneller, barajlar yaptık" dedi.
"ARA SIRA TAKILIYOR, MAKİNA YORGUN"
Konuşmasını sürdürürken bir an duraksayan Yıldırım, kendisini kastederek "Ara sıra takılıyor, makina yorgun" esprisi yaptı. Yatırım, üretim, istihdam esaslı ekonomiyi geliştirdiklerini, Türkiye'yi 3,5 kat büyüttüklerini anlatan Yıldırım, "Asla rehavete, yılgınlığa kapılmadık. Demokratik rekabetten hiçbir zaman çekinmedik. Tam 12 kere milletin önüne gittik, milletimize hesap vermeye her zaman hazır olduk" diye konuştu.  AK Parti'nin 16 yıllık güven ve istikrar çizgisindeki başarısının, millete inanarak yol alan ak kadroların eseri olduğuna değinen Yıldırım, "Siz AK Parti ilkeleri etrafında kenetlendiniz ve bugünlere geldik. Siz ihanet şebekeleri karşısında demokrasiye, Türkiye'ye sahip çıktınız, Türkiye türbülansa düşmeden bugünlere geldik. Türkiye Cumhuriyeti'nin 65. Hükümeti'nin Başbakanı ve son başbakan olarak ülkem ve milletim adına hepinize çok teşekkür ediyorum" ifadesini kullandı. Yıldırım'ın bu sözleri partiler tarafından ayakta alkışlandı.
"İHANETLER, KALLEŞLİKLER GÖRDÜK, BRÜTÜS'LER GÖRDÜK"
Bugünlere kolay gelmediklerine işaret eden Yıldırım, büyük zorlukları, badireleri aşarak bugünlere geldiklerini vurguladı. Yıldırım, şöyle devam etti: "İhanetler, kalleşlikler gördük, Brütüs'ler gördük. Eşi görülmemiş ihanetleri, saldırıları hep beraber göğüsledik. Ülkemiz üzerinde hesabı olan emperyalist tuzakları beraberce çökerttik. Karanlıkları yırta yırta, engelleri aşa aşa geldik. Cumhurbaşkanımızın şahsında ülkemize saldırdılar, her daim yanında yer alarak saldırılara karşı koyduk. Parti kapatma davasıyla, e-muhtıralarla, 17-25 Aralık yargı darbesiyle, gezi operasyonlarıyla, 6-7 Ekim kalkışmasıyla PKK bölücü terör örgütü ve FETÖ kalleşliğiyle 15 Temmuz darbe kalkışmasıyla mücadele ederek bugünlere geldik. 65. Hükümet olarak Cumhuriyet tarihinin en büyük saldırılarına maruz kaldığımız halde demokrasi mücadelesinden milletimizle liderimizin kararlı duruşuyla yüz akıyla çıktık. Muazzam bir liderlikle milletimizin gücüyle ülkemizi hainlere teslim etmedik. Milletin emanetine hep beraber sahip çıktık. Bayrağımıza, ezanımıza sahip çıktık. 16 Temmuz günü yaralarımızı sarmaya başlayarak yolumuza kararlı şekilde devam ettik."
"ASLA BAŞARAMAYACAKSINIZ"
Türkiye'nin kazanımlarına ilaveten yapılan hizmetlerin yok olmasına izin vermediklerini belirten Yıldırım, şunları kaydetti: "Terörle başaramadıklarını, ekonomik terörle başarmak isteyenler bilsin ki asla başaramayacaksınız. Bir değerlendirme kuruluşu, hiç programında yokken, hiç gündeminde yokken, bir gece ansızın toplanıyor, Türkiye'nin notunu düşürüyor. Not düşürürken gerekçelerine bakıyorsunuz, ipe sapa gelmeyen şeyler. Türkiye'nin gerçekleriyle uyuşmuyor, tamamen siyasi, 'AK Parti'ye nasıl zarar verebiliriz' diye seçim sürecinde, buna göre kurgulanmış bir senaryo. Reyting kuruluşları, sizin notunuzun, bizim için kıymetiharbiyesi yoktur. Bizim için not, milletin verdiği nottur. 24 Haziran da o notun alınacağı gündür." Başbakan Binali Yıldırım partisinin teşkilatlarının uyumunun, birliğinin ve beraberliğinin Türkiye'nin güvencesi olduğunu söyledi. AK Parti siyasetinin milli bir siyaset olduğunu ifade eden Yıldırım, dilinin, üslubunun milletin dili ve üslubu olduğuna işaret etti. Partililere siyaseti ve davayı anlatırken, dil ve üslup birliğini muhafaza etmelerini isteyen Yıldırım, üslubu şahsi duyguların belirleyemeyeceğini kaydetti. Yıldırım, bu süreçte zarafetten ve nezaketten asla ayrılmamaları konusunda uyararak, başkalarının kavga içerikli, kara çalma usulüyle siyaset yaptığını ama kendilerinin bundan uzak duracağını ifade etti. Partililerin dinamik ve canlılıklarını muhafaza etmelerini isteyen Yıldırım, "Ulaşamadığımız insan varsa ulaşmanın gayreti içinde olacağız. Birliğimiz, beraberliğimiz bütün ülkemizin, milletimizin geleceği ve selameti içindir. Sadece 81 milyonun değil, gönlü Türk milleti ile beraber olan yüz milyonların umut ışığıyız. Biz bir bütünüz" diye konuştu. Yıldırım, siyasi disiplinden asla ayrılmadıklarını, her eleştirinin kendilerini daha da güçlendirdiğini ifade etti. Görevi devreden partililerin de halen görev başındaymış gibi parti çalışmalarının içinde olduğunu anlatan Yıldırım, "AK Parti teşkilatları muazzam bir heyecanla 24 Haziran seçimlerine hazırdır. Şu ana kadar partimize 7 bin 329 aday adayı başvuru yapmıştır, bu bir rekordur. 5 bin 997 erkek, bin 332 kadın. 498 engelli, 468 genç kardeşimiz başvuruda bulunmuştur. Başvuru yapmayan milletvekili sayımız 23'tür. Arkadaşlarımızın tamamı adaylarımız gibi çalışacağından eminim. Partimizin bütün teşkilatı seçim sürecinin belirleyicisi olacaktır" değerlendirmesinde bulundu.
''ÇATIŞMA DİLİNDEN, YALANDAN İFTİRADAN SİYASETİ KORUYACAĞIZ"
Yıldırım, cumartesi günü temayül yoklamalarının netleşeceğini belirterek, bütün teşkilat mensuplarının bulundukları bölgelerde büyük bir heyecanla seçim sürecini takip ettiğini bildirdi.
Tüm teşkilat üyelerinin uyum içinde seçim kampanyasını yürüteceğini aktaran Yıldırım, "Bize yakışan milletin umutlarına, beklentilerine, hayallerine sonuna kadar sahip çıkmaktır. Türkiye'nin artık geride bıraktığı çatışma dilinden, yalandan, iftiradan siyasetimizi koruyacağız. 16 yıllık başarımızı anlatacağız ama asla gurura, kibire kapılmayacağız. Aziz milletimizi asla hayal kırıklığına uğratmayacağız" ifadelerini kullandı. Bu toplantının kendisinin son grup toplantısı olabileceğine işaret eden Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sizlerle ülkemizin karşı karşıya kaldığı zorlukları birlikte aşmış olmanın rahatlığı ve huzuru içindeyim. AK Parti'nin temsil ettiği bu yüce davayı hedefine taşımaya azimle, aşkla yine birlikte devam edeceğiz. Güçlü iktidar, güçlü Meclis için yeniden milletimize başvuruyoruz. AK Parti olarak geleceğin Türkiye'si için güçlü bir Meclis gurubuna ihtiyacımız var. İcra ile yasamanın uyumlu ve kalıcı bir şekilde çalışması önemlidir. Türkiye'nin bütün kazanımlarını kalıcı bir korumaya kavuşturmaya azimliyiz. Ülkemize dönük küresel ve bölgesel saldırılara karşı milli birlik ruhumuzu yönetim sistemine 25 Haziran'da taşımış olacağız. PKK, FETÖ, DEAŞ gibi ihanet odaklarının önüne set çekeceğiz. Mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Her zaman söylediğimiz gibi Türkiye'nin ideallerini, hayallerini hep birlikte gerçeğe dönüştürmeye devam edeceğiz. Bizim siyasetimizin esası, birlik ve bütünlüktür. Bir olacağız, diri olacağı, birlikte Türkiye olacağız. Asla ayrıştıran olmayacağız, daima Türkiye büyüklüğünde düşüneceğiz. 81 milyonun hukukunu koruyacağız. Bizler bu davanın gönüllü birer neferiyiz. Ülkemize ve milletimize hizmet yoluna baş koymuşuz, Allah birliğimizi, beraberliğimizi, muhabbetimizi daim eylesin. Bütün milletvekili arkadaşlarımı, bütün teşkilatımızı, minnetle, şükranla selamlıyorum. Allah Türkiye'nin yolunu da bahtını da açık eylesin."
"BU SEÇİME EN SAĞLAM ÇATI ALTINDA GİRİYORUZ"
Binali Yıldırım, 24 Haziran'ın Türkiye için tarihi karar alma günü olduğuna değinerek, 25 Haziran'ın parlak bir istikbale atılan ilk adım olacağını vurguladı. 24 Haziran'da güçlü iktidar güçlü Meclis için milletin kararına, aklına başvuracaklarını anlatan Yıldırım, şu değerlendirmede bulundu: "Türkiye üzerinde kirli hesap yapanların oyunlarını da inşallah milletimizle birlikte bozacağız. Bu seçimlerde millet iradesi en güçlü şekilde yönetime yansıyacak. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin tanımını yapmak gerekirse, güçlü iktidar, sürekli istikrar demektir. Ekonomik ve siyasi istikrarla Türkiye yarınlarına daha güçlü, kararlı bir şekilde yürüyecektir. Yapacak çok işimiz, ülkemizin geleceği için çok büyük projelerimiz var. Bir kez daha milletimizin emanetine talibiz. 16 yıllık iktidarımızın başarı dolu geçmişiyle milletimizden yetki isteyeceğiz. Bu seçime en sağlam çatı altında giriyoruz. Bizim çatımız millettir, bu çatı çökmez. İstikametini milletten alanın pusulası şaşmaz. Bizim ittifakımız aziz milletimizdir. Bu ittifak yeni kapı ruhunun ittifakıdır. Milletin rızasını gözetmeyen her oluşum milletçe karşılıksız bırakılacaktır. Birileri mikroskopla cumhurbaşkanı adayı arayadursun, birileri tabelasından başka hiçbir halk desteği olmayanlardan medet umsun, birileri kirli pazarlıklarla milletvekillerini piyasaya sürsün. Bizim adayımızı millet belirledi ve bu toplantımızı yaptıktan sonra bu konuda açıklamamızı kamuoyuyla paylaşacağız." Başbakan Yıldırım, yarın MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, kendisi ve grup başkanvekilleriyle YSK'ya gidip Cumhurbaşkanı adayı müracaatını yapacaklarını bildirdi. Bu sırada AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Faruk Çelik'in, "Aday kim?" diye seslenmesi üzerine Yıldırım, "Biraz sabır. Aday öyle hemen kolay açıklanmıyor." diye espri yaptı.  Önce grup kararı alacaklarını, birtakım usulü işlemleri yerine getireceklerini ve ardından adaylarını açıklayacaklarını belirten Yıldırım, toplantının bundan sonraki bölümüne kapalı olarak devam edeceklerini söyledi. Başbakan Yıldırım, daha sonra; AK Parti Grup Başkanı olarak kendisi ile AK Parti Grup Başkanvekilleri Mustafa Elitaş, İlknur İnceöz, Naci Bostancı, Bülent Turan ve Mehmet Muş'un imzalarını taşıyan, "Anayasası'nın 101'inci, Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu'nun 8'inci maddeleri uyarınca Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı 24 Haziran tarihinde yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçiminde, 316 AK Parti milletvekilinin imzasıyla aday gösterilmesini arz ve teklif ederiz" yazılı dilekçeyi, Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu Genel Kurul Divan Başkanlığı'na sundu. AK Parti TBMM Grup Toplantısı, Başbakan Yıldırım'ın basına açık bölümde yaptığı konuşmasının ardından, basına kapalı olarak devam etti. Basına kapalı bölümde; AK Parti Grup Başkanı Binali Yıldırım ile Grup Başkanvekillerinin imzasıyla, AK Parti Grubu Genel Kurul Divan Başkanlığı'na sunulan, "Anayasa'nın 101'inci, Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu'nun 8'inci maddeleri uyarınca Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı 24 Haziran tarihinde yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçiminde, 316 AK Parti milletvekilinin imzasıyla aday gösterilmesini arz ve teklif ederiz" yazılı başvuru ele alındı. Toplantıya katılan milletvekilleri, Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı adayı olarak gösterilmesine ilişkin pusulayı zarfa koyarak, kupalara attı.
"ÇOK ÇALIŞTIK, ÖNEMLİ HİZMETLER YAPTIK"
Toplantı, daha sonra basına açık şekilde devam etti. Başbakan Yıldırım, bu bölümde yaptığı konuşmada, AK Parti'nin 16 yıldır ülkeyi yönettiğine işaret ederek, bu süre içerisinde ülkenin kalkınması ve milletin refahı için çok çalıştıklarını, önemli hizmetler yaptıklarını ve kararlar aldıklarını anlattı. Yıldırım, "Mensubu olduğumuz siyasi geleneğin ülkede 70 yıla yakın bir geçmişi var. Demokrasi ve özgürlükler başta olmak üzere, siyasi istikrar, düzen ve kalkınma davamız, milletin refahı ve gücü bakımından çok önemlidir" diye konuştu. Başbakan Yıldırım, coğrafi konumu ve komşularla olan akrabalık ilişkilerinin, Türkiye'ye önemli bir sorumluluk yüklediğini vurgulayarak, Türkiye'nin bugüne kadar, toprak bütünlüğü, iç barışı, etnik yapısı ne olursa olsun, etrafındaki ülkelerin ve halkların huzuru için ortaya koyduğu fedakarlığı ve dayanışmayı herkesin bildiğini kaydetti. Bugünlerde şekillenmekte olan küresel düzenin, geçmişle kıyaslanmayacak ölçüde farklılıklar gösterdiğini anlatan Yıldırım, "Yerleşik ilişkiler dönüşüyor, alışkanlıklar değişiyor. Problemler ve güç mücadeleleri farklı şekiller alıyor. Bu durumda önemli soru şu: Türkiye nerede yer alacak? İmkan ve kabiliyetini en iyi şekilde kullanarak gelişen riskleri bertaraf etmek için ne yapacak? İşte bu ana mesele ve ülke yönetiminde karşı karşıya kaldığımız sınamalar, yaşanan tecrübeler geçmiş dönemin siyasi mirası bizim yönetim sistemi değişikliği yapma noktasına getirdi" değerlendirmesini yaptı.
"ÜLKEYE GİYDİRİLMEYE ÇALIŞILAN BU DELİ GÖMLEĞİNİ PARÇALADI"
16 yıl içerisinde birçok müdahaleye maruz kaldıklarını ancak 15 Temmuz darbe kalkışmasının Türkiye'ye yönelik entrika ve kumpasın en açık şekli olarak tezahür ettiğini bildiren Yıldırım, "Milletin evlatları, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın önderliğinde hükümetimizle beraber ülkeye giydirilmeye çalışılan bu deli gömleğini parçaladı, millet iradesi üzerinde başka bir güç tanımadığını bir kez daha kanıyla, canıyla ortaya koydu" ifadelerini kullandı. Yıldırım, 15 Temmuz şehitleri ile ülke için canını seve seve feda eden bütün şehitleri rahmetle andı, gazilere de hayırlı ömürler diledi. Binali Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: "Halk oylamasında milletimiz Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne 'evet' diyerek bu değişikliği onayladı. Bu karar kuvvetler ayrılığı, demokrasi ve özgürlükler temelinde daha güçlü hükümet, daha güçlü meclise sahip Türkiye'nin kapılarını açtı. Şüphesiz geleceğe Cumhuriyetin 100. yılına ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet'in kurucularının işaret ettiği muassır medeniyetler seviyesine yürürken hayalimizdeki kudretli Türkiye'nin asıl güç sahibi olarak aziz milletimiz, onun zenginliği, refahı ve güveni vardır. Meclisimizin aldığı seçim kararı, daha fazla vakit geçirmeden hükümet sistemi değişikliği güçlü Meclis için millet iradesinin oluşumuna fırsat vermiştir."
"GÜÇLÜ İKTİDAR, GÜÇLÜ MECLİS İÇİN..."
24 Haziran'ın Türkiye için tarihi bir karar günü olduğunu vurgulayan Yıldırım, bu tarihte güçlü bir iktidar, güçlü bir meclis, sürekli istikrar için milletin kararına başvuracaklarını kaydetti.
Türkiye üzerindeki kirli plan yapanların oyununu bozacaklarını bildiren Binali Yıldırım, şunları söyledi:"Millet iradesi için en güçlü şekilde yönetimin oluşmasını sağlayacağız. Ekonomik ve siyasi istikrarla Türkiye, yarınlarına daha güçlü ve kararlı gidecek. Yapacak işimiz çok, ülkemizin geleceği için çok daha büyük projelerimiz var. 16 yıllık iktidarımızın başarı dolu mazisiyle milletimizden tekrar yetki isteyeceğiz. Birileri mikroskopla cumhurbaşkanı aramaya devam etsin. Bizim adayımızı milletimiz çoktan belirledi, bizim adayımız milletin adayıdır, bizim adayımız milletin adımıdır. AK Parti olarak, kapalı grup toplantısında ittifakla aldığımız kararla Türkiye sevdalısı mazlumların hamisi Recep Tayyip Erdoğan'ı, Türkiye'nin liderini Cumhurbaşkanı adayı olarak açıklıyoruz. Hayırlı, uğurlu olsun. Allah yar ve yardımcımız olsun." Binali Yıldırım'ın bu sözlerini, salonda bulunan bütün milletvekilleri ayağa kalkarak alkışladı. AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş da Başbakan Yıldırım'ın konuşmasından önce, TBMM Genel Kurulu ile komisyonların çalışma takvimi hakkında bilgi verdi. Meclis kapanmadan görüşülecek tasarıları anlatan Elitaş, "İnşallah 25 Haziran tarihinde tekrar AK Parti Grubu olarak en yüksek çoğunluğu alıp, tek başına iş başına gelip harekete geçeceğiz" dedi.
YSK'YA BAŞVURUYU YILDIRIM VE BAHÇELİ BİRLİKTE YAPACAK
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 24 Haziran Cumhurbaşkanlığı seçimleri için adaylık muvafakatnamesini geçen hafta imzalayarak AK Parti Grup Başkanvekillerine teslim etti. AK Parti'li 316 milletvekili de geçen hafta boyunca, "Anayasa'nın 101'inci, Cumhurbaşkanlığı Seçim Kanunu'nun 8'inci maddeleri gereğince 24 Haziran 2018 tarihinde yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçiminde Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı aday gösteriyoruz" başlıklı dilekçeyi imzaladı.
MHP TBMM Grubu, Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı adayı olarak gösterilmesi konusunda dün grup kararı almıştı. Başbakan Yıldırım ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın adaylığına ilişkin başvuruyu Yüksek Seçim Kuruluna, yarın saat 11.00'de birlikte yapacak.

HDP (Halkların Demokratik Partisi) EŞ BAŞKANI Selahattin Demirtaş da Cumhurbaşkanlığına Aday Gösterildi.

VARAN-6, Demirtaş: 2’nci tura kalacağım ve biz kazanacağız!...
Kısa adı HDP olan Halkların Demokratik Partisi’nin cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş, seçimlerde 2’nci tura kalacağını belirterek, "Türkiye’nin aydınlık yarınları ve gerçek bir demokrasi için bütün ezilenlerin, yoksulların, ötekilerin, adalet arayanların temsili, benim şahsımda HDP'de gerçekleşecek.
Seçimi biz kazanacağız" dedi.
Halkların Demokratik Partisi Eş Başkanı Selahattin Demirtaş: 2’nci tura kalacağım ve biz kazanacağız. HDP’nin 24 Haziran’daki cumhurbaşkanlığı seçimi için aday gösterdiği, Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu (eş genel başkan) Selahattin Demirtaş, adaylığıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Açıklamalarını avukatı aracıyla paylaşarak "Bu koşullarda aday olmak benim tercihim değil" diyen HDP eski Eş Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Demirtaş, "Beni ve arkadaşlarımı, suçsuz ve haksız yere tutuklatanların yarattığı bir sonuçtur bu. Ancak ben tutuklu da olsam halka karşı sorumluluğumu yerine getirmek için elimdeki her imkânı kullanırım. Aslında ben bir siyasi rehineyim, tutuklu falan değilim. Hakkımdaki suçlamaların tamamı konuşmalarımdan ibarettir. Bu bir hukuk rezaleti ve skandalıdır. Halkımız ve tabanımız bu skandalı kabul etmedikleri için benim ve siyasi rehine konumundaki diğer HDP'li ve DBP'li arkadaşlarımın halen onların iradesini temsil ettiğini göstermek için tabii ki seçimi kazanabilecek tek demokrat adayın da ben olduğuma inandıkları için beni önerdiler" dedi.
''HDP, YSK’DAN BAZI TALEPLERDE BULUNACAK''
Seçim kampanyasında gençlere ve kadınlara güvendiğini belirten Demirtaş, "Buradaki koşullar çok zor ve imkân adına hiçbir şey yok. Avukatlarım ve HDP, YSK'dan bazı taleplerde bulunacaklar yakın zamanda. TRT'den propaganda, mitinglere video konferans ile veya bizzat katılım gibi şeyler. Ama asıl kampanya öncüleri, genç arkadaşlarım ve kadınlar olacak" diye konuştu.
''2’NCİ TURA KALACAĞIM''
Seçimlerin 2’nci tura kalacağını vurgulayan Demirtaş, "Ben kesinlikle 2’nci tura kalacağım. Bu konuda çok iddialıyım. 2’nci turda da herkesin desteğini alacağımdan emin olabilirsiniz. Türkiye’nin aydınlık yarınları ve gerçek bir demokrasi için bütün ezilenlerin, yoksulların, ötekilerin, adalet arayanların temsili, benim şahsımda HDP'de gerçekleşecek. Seçimi biz kazanacağız. 2’nci turda herkes Demirtaş’ı görecek. Herkesin desteğini şimdiden bekliyorum. Ben saraya falan çıkmak için aday değilim. Seçilirsem Çankaya’da yürütürüm çalışmalarımı.Edirne Cezaevi’nden Çankaya'ya giden en kestirme yol, halkın vicdanından geçiyor. Ben halka güveniyorum, inanıyorum. Seçimi biz kazanacağız" dedi.
CHP’Yİ ELEŞTİRDİ
Selahattin Demirtaş, seçim ittifakı ile ilgili değerlendirmede bulunurken CHP’yi eleştirdi.
Demirtaş, şunları kaydetti: "Bu noktada CHP’nin daha açık davranması, demokrasi, birlikte yaşam ve ortak gelecek için daha iyi sonuçlar çıkarabilirdi. Bu, sonuçta kendilerinin tercihi. Bizim meşruiyetimizin sınırlarını AKP'nin trolleri değil halk belirlemiştir. Kimse de bunu yok sayamaz. CHP kendi ilkeleriyle hareket etmek yerine AKP’nin yarattığı suni korkulara teslim olmayı tercih etti. Biz buna saygı duyarız ama yanlış bulduğumuzu da söyleriz. Kaldı ki, bizim ne şiddetle ve silahla ne de ülkenin bölünmesi projeleriyle asla ilişkimiz olmadığını ve olmayacağını herkes bugün daha net görürken, CHP’nin AKP trollerine göre hareket etmesi üzücüdür. Biz kendi işimize bakacağız."
''SİSTEMİ BAŞTAN SONA DEMOKRATİKLEŞTİRECEĞİZ''
Propaganda sürecinde ’en radikal demokrasi programı’ ile sahaya ineceklerini belirten Demirtaş, şöyle dedi: "Biz en radikal demokrasi programı ile sahaya ineceğiz. Tek adam rejimine karşı sadece parlamenter sistemi savunmak yeterli değildir. Bir defa, parlamenter sistem olacaksa, bu da eskisi gibi olmaz. Siyasi Partiler Yasası, TBMM İçtüzüğü, Seçim Yasası, ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü, gösteri ve örgütlenme hakkı gibi konularda en demokratik değişiklikleri yapıp sistemi baştan sona demokratikleştireceğiz. Belediye ve il genel meclislerini, sivil toplumu güçlendirip yetkilerini arttıracak, yargıyı tümüyle yürütmeden ayırıp tam bağımsız hale getireceğiz. Biz seçilirsek Cumhurbaşkanı eskisinden daha sembolik bir hale gelecek. Halkın ve ülkenin birliğini, dışarıda da devleti temsil edecek; fazla da yetkisi olmayacak."
''GÜL ALENİ BİR ÇABA YÜRÜTEBİLİRDİ''
11’inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün adaylığı konusundaki tartışmalara da değinen Demirtaş, "Tartışmaları ve gelişmeleri ben de burada izledim. Bunlar doğal tartışmalardır. Ancak daha açık ve şeffaf yürümeliydi. Bu konuda çalışma yürütenler, meşru bir iş yaptıklarını unutarak gizliliği abarttılar ve çok dar bir alana sıkıştırıp, bu görüşmeleri yürüttüler. Zaten Sayın Gül de ortaklaşma olmadığını görerek aday olmayacağını açıkladı. Sayın Gül'ün kendisi ortaklaşma bekliyor idiyse, bu doğrultuda kendisi de aleni bir çaba yürütebilirdi. Yine de kendi tercihidir, bir şey diyemem. En son açıklamasında altını çizdiği kaygıları ve dikkat çektiği noktaları önemsiyorum. Hukukun üstünlüğü, barış ve adalet için bizler de yoğun çaba sarf ediyoruz. Sanırım toplum, seçim döneminde kendisinden bu yönlü açık bir tutum bekleyecektir. Aday olmamış olması, bu sorumluluğunu yerine getirmesi noktasında engel teşkil etmiyor nihayetinde" diye konuştu.

4 Mayıs 2018 Cuma

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Nihayet Karar Kıldı ve cumhurbaşkanı adayını açıkladı: CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı, "Yalova Parlamenteri Muharrem İnce"

VARAN-5, CHP'nin cumhurbaşkanı adayı: Yalova Parlamenteri Muharrem İnce
CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce, partisinin cumhurbaşkanı adayı olarak açıklandı. Tanıtım toplantısında konuşan İnce, "Herkesin cumhurbaşkanı olacağım" diyerek parti rozetini Kılıçdaroğlu'na teslim etti. Kılıçdaroğlu da İnce'ye Türk bayrağı rozeti taktı.
24 Haziran'da yapılacak erken seçimde, CHP'nin cumhurbaşkanı adayı kim olacak sorusu yanıtını buldu. CHP'nin kapalı grup toplantısında Yalova Milletvekili Muharrem İnce, oy birliğiyle aday olarak belirlendi. İnce aday olarak belirlenmesinin ardından yaptığı ilk açıklamada, "Her şey güzel olacak" ifadelerini kullandı. Ahmet Taner Kışlalı Spor Salonu'nda aday tanıtım toplantısı yapıldı. Salona İnce ile birlikte gelen Kılıçdaroğlu konuşma yaptı. CHP lideri konuşmasının sonunda "Eski bir öğretmen yeni bir politikacı, sayın Muharrem İnce gel bakalım buraya" diyerek İnce'yi sahneye davet etti.
CHP YERİNE TÜRK BAYRAĞI ROZETİ
Sahneye gelen İnce şunları söyledi: "Hep söylediniz parti başkanından cumhurbaşkanı olmaz. Parti üyesinden cumhurbaşkanı olmaz. Ben de bu görüşünüze katıldım. 24 Haziran'da Allah'ın izini milletin isteğiyle cumhurbaşkanı olacağım. Sadece CHP'lilerin değil, sadece bu salonda bulunanların değil. 80 milyonun herkesin AK Partililerin, MHP'lilerin, Kürtlerin, Türklerin, alevilerin, sünnilerin herkesin cumhurbaşkanı olmak için. Onun için 15 yaşında 79 ara seçimlerinde sokaklara afiş asmaya çıkmış ve 39 yıl CHP'nin rozetini taşımış biri olarak ben tarafsız bir cumhurbaşkanı olacağım ve rozetimi size emanet ediyorum."
Kılıçdaroğlu da CHP rozetini kendisine teslim eden İnce'ye Türk bayrağı rozeti taktı.
İnce konuşmasına şöyle devam etti: "Kardeşim dediğinin evine helikopter gönderenden, kendinden başka hiçbir şey düşünmeyenden bu millete fayda gelmez. Bu iki parti başkanına iyi bak. Kim kendini, kim milleti düşünüyor. 24 Haziran'da fetret dönemini birlikte bitireceğiz. Cumhurbaşkanı tektir. AK Parti'nin CHP'nin olmaz. Partisiz olur. Şimdi bana diyor ki; senin tecrüben yeter mi devleti yönetmeye. Ben 3 Kasım 2002'de milletvekili oldum. Sayın Erdoğan Mart 2003'te oldu. Ben ondan 5 ay kıdemliyim. Askere gitseydik, ben çavuş o onbaşı olurdu. Ne tecrübesi? Grupbaşkanvekilliği yapmışım. 1 Mart 2003 tezkeresinde oy kullanmış milletvekiliyim. Sayın Erdoğan milletvekili olduğu gün Meclis'e geldi, parmak izini kullanamadı. Bülent Arınç yardımcı oldu. Bir günlük milletvekili iken başbakan oldu. 16 yıllık milletvekilinden cumhurbaşkanı yapmayacaksınız, öyle mi?
"DANİSKASINI YAPARIM"
Diyorsanız ki diploman var mı, o yeter mi? Meydanlarda ekonomi, tarım, doş politika, eğitim konuşacağız diye bekliyorum. Ama karalama kampanyasına girişeceklerse daniskasını yaparım. Tercihim birincisi. Ben meydanlarda entelektüel bir tartışma yapmak istiyorum. Ama başka türlü tartışmaya da varım. tercihinizi siz yapacaksınız. CHP'ye genel başkan olamadım, Türkiye'ye cumhurbaşkanı olamadın diyorlar. Tayyip Erdoğan Beyoğlu'na belediye başkanı olamadı, cumhurbaşkanı oldu. Abdullah Gül Erbakan'a karşı kaybetti genel başkan olamadı ama cumhurbaşkanı oldu.
"AZİZ MİLLETİM İÇİN ÇALIŞACAĞIM"
Terör nereden gelirse gelsin en kararlı bir şekilde mücadele edeceğiz. Bu ülkeyi soyanlara terörü destekleyenlerle Allah'ın huzurunda söz veriyorum, sonuna kadar mücadele edeceğim. Bugün benim doğum günüm, 54 yılı geride bıraktım. Aziz milletimizin refahı için çalışacağım.
"HER BABAYİĞİDİN HARCI DEĞİL"
Dünya demokrasi tarihine önemli bir not şeklinde düşen Adalet Yürüyüşü'nü gerçekleştirdiği için genel başkanı ayakta alkışlamanızı rica ediyorum. Kendisine karşı aday olmuş, eleştirmiş bir kişiyi cumhurbaşkanı adayı yapmak her babayiğidin harcı değildir. AKP FETÖ ortaklığı cumhuriyeti rotasından çıkarmıştır. AYM anayasayı bir kenara itmiştir. Ekonomi dış müdahalelere açıktır. Genelkurmay Başkanı siyasetin talepleriyle meşgul. Birbirini dinlemeyen güvenmeyen birlikte yaşama isteğini kaybetmiş bir insan topluluğu olduk. Memletek yalan rüzgarıyla yönetiliyor. Sıvasız evlerden feryatlar yükseliyor. Pasaportumuzun değeri yok. Sözde dünya lideri hergün bağırıp hakaret ediyor. 
AVUKATLARA ÇAĞRI
Nasıl bir cumhurbaşkanı olacağımı anlatayım. Bir insanı anası, babası ve öğretmeni kıskanmaz. Öğrencilerim hepsinde payım olduğunu düşünüyorum ve gurur duyuyorum. Bunlar 14 sene üniversite sorularını çaldırdılar, FETÖ ile birlikte. Sizin sorularınızı çaldırmayacağım. Sadece soruları mı? Sınavda soruyu çalan sandıkta oyu çalar. Bugünden uyarıyorum. Bu ülkenin değerli avukatları, 50 bin avukat cübbelerinizi 24 Haziran'da arabalarınızda tutun. Her an sizi YSK'nın önüne çağırabilirim. Hazine'den parayı çaldırmayacağız. Cumhurbaşkanı olduğumda Saray'a mı Çankaya'ya mı giderim? Sarayı bu ülkenin en akıllı evlatlarına vereceğim, bilim yuvası yapacağım. Hepimiz sokaklarda gezmeye bedel ödemeye hazır mıyız?
Gençlere bir sözüm daha olsun. Kamuda yükselme... Öyle bir kritere bağlayacağız ki 100 yıl kimse değiştiremeyecek. Kimsenin mezhebine, başörtüsüne bakmayacağız. Kimsenin Kürtlüğüyle Türklüğüyle ilgilenmeyeceğiz. Kamuda yükselmeyi adil yapacağız. Veterinerden TÜBİTAK Başkanı yapmayacağız. Parti il başkanından hakim savcı yapmayacağız. Cumhurbaşkanı olarak beni yargılayamayacak bir yargıcın ne işi var orada? Önce adaleti kuracağız, hukuk devletini yeniden tesis edeceğiz. Yarın saat 14.00'te Yalova'da ilk mitingimizi yapıp Yalovalılarla helalleşiyorum.
Birazdan Birinci Meclis'in önüne gideceğiz. 13.30 gibi Sayın Tezcan seçim startını verecek. Uygun olan arkadaşlarımızı birinci Meclis'in önüne bekliyoruz."Sabah saatlerinde ailesiyle birlikte çektiği selfieyi Twitter hesabından paylaşan Muharrem İnce, "Biz hazırız" ifadelerini kullandı.
TRAFİĞE DÜZENLEME
Öte yandan tanıtım toplantısı nedeniyle başkentte bazı yollar trafiğe kapatıldı. Programla ilgili alınacak emniyet tedbirleri kapsamında 11.00-16.00 saatlerinde Cumhuriyet Caddesi Ulus Meydanı ile Baruthane Kavşağı arası çift yönlü araç trafiğine kapalı olacak.

Süleyman Demirel'in yolunda ve izinde "Geleneğin Son Halkası Olarak Kurulan" Adalet Partisi'nin Genel Başkanı Prof. Dr. Vecdet ÖZ Cumhurbaşkanı adayılığı için Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığına müracaatta bulundu.

VARAN-4, Geleneğin son halkası "AP" Genel Başkanı Prof. Dr. Vecdet ÖZ Cumhurbaşkanı adayı..
2820 Sayılı Siyasi Partiler kanunu ve yürürlükteki Seçim Yasaları uyarınca: Partisi kanunen aday gösterme yeterliğine sahip bulunmadığı için "Yüz bin imza toplamak kaydıyla; Başta Partili üye ve yönetici kadroları olmak üzere, yoğun bir hemşehri ve vatandaş kitlesi tarafından Cumhurbaşkanlığına aday olması istenen ve bu doğrultuda Cumhurbaşkanı adayı olmak için Yüksek Seçim Kuruluna resmen başvuruda bulunan" Adalet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Vecdet Öz kimdir, nerelidir, kaç yaşındadır, siyasi geçmişi nedir? 
Prof. Dr. Vecdet Öz cumhurbaşkanı adayı:
YSK Başkanı Sadi Güven'in Adalet Partisi Genel Başkanı Vecdet Öz'ün 24 Haziran erken seçimlerinde adaylığının kabul edildiğini açıklaması üzerine vatandaşlar Vecdet Öz kimdir, nerelidir, kaç yaşında, hangi partiden? gibi soruların cevabını aramaya başladı. İşte Adalet Partisi Genel Başkanı Vecdet Öz kimdir, nerelidir, kaç yaşında, hangi partiden? gibi sorularınızın tüm detayları... YSK Başkanı Sadi Güven'in Adalet Partisi Genel Başkanı Vecdet Öz'ün 24 Haziran erken seçimlerinde adaylığının kabul edildiğini açıklaması üzerine vatandaşlar Vecdet Öz kimdir, nerelidir, kaç yaşında, hangi partiden? gibi soruların cevabını aramaya başladı. İşte Adalet Partisi Genel Başkanı Vecdet Öz hakkında tüm detaylar...
VECDET ÖZ KİMDİR?
1959 yılında Samsun ili Çarşamba ilçesinde bir esnaf ailenin evladı olarak dünyaya gelmiştir. İlk, orta ve lise eğitimini aynı ilçede tamamlamış ve lise birincisi olarak mezun olmuştur. Yüksek Lisans eğitimini İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi'nde tamamlamış, Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı olmuştur. Ardından İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü'nde Doktora (PhD) eğitimini tamamlayarak aynı enstitüde girdiği sınavda Yardımcı Doçent ünvanını kazanmış ve Öğretim Üyesi kadrosuna atanmıştır. Daha sonra da yurt dışında yeterlik sınavlarını başararak sırasıyla Doçent ve Profesörlük ünvan ve diplomalarını almaya hak kazanmıştır. Yüze yakın ulusal ve uluslar arası bilimsel yayını ve ‘Biyoterör’ alanında yazarlığını yaptığı bir de ders kitabı bulunmaktadır.
BULUNDUĞU İDARİ GÖREVLERİ:
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kan Merkezi Müdürü (1989-1993), Sağlık Bakanlığı İstanbul Bölge Hıfzıssıhha Enstitüsü Müdürü (1993-1995), Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı ve Müsteşar Vekili (1995-1998), İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü Tıp Bilimleri Anabilim Dalı Başkanı (2005-2013), İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü Yönetim Kurulu Üyesi, Enstitü Kurulu Üyesi ve Müdür Yrd. (2013-2015) Adalet Partisi Genel Başkanı (2015- Halen)
ULUSAL PROJELERİ:
İçme ve Kullanma Sularının ıslahı, “Plastik Damacana Tüp Su” projesinin tasarlanarak hayata geçirilmesi, ülke geneline yaygınlaştırılması ve su sanayi’nin çağdaş üretime geçirilmesi., Eski tip motorların çevre ve dolayısı ile insan sağlığına olan olumsuz etkilerinin araştırılması, havaya yaydıkları zehirli gazların belirlenmesi, yeni motor teknolojilerinin bu amaçla mukayese edilmesi ve motorlu taşıtlarda eksoz emisyon ölçümünün yapılarak denetimin ülke geneline yaygınlaştırılması.
Açıkta satılan gıdaların men edilmesi amacı ile gıda denetim yöntemlerinin geliştirilmesi, denetimlerin ülke geneline yaygınlaştırılması ve tüm gıda sanayi’nin FDA standartlarında üretime geçirilmesi. İlaç sanayinde kullanılan teknolojinin ve üretimin kontrol edilmesi ve uluslar arası standartlara (GMP) yükseltilmesi. Hava Kalite Kontrol Yasaları’nın hazırlanması, havayı kirleten ajanların belirlenmesi, modern enerji üreten sistemlerin kontrollü olarak yaygınlaştırılması ve eski teknolojilerin men edilmesi.

3 Mayıs 2018 Perşembe

VATAN PARTİSİ Genel Başkanı Doğu PERİNÇEK "Yüksek Seçim Kurulu'na, Cumhurbaşkanlığı Adaylık Başvurusunu Yaptı" Perinçek: "Biz 100 bin kişiyi Silivri duvarının önüne yığmışız. O 100 bin insanı ilçe seçim kurullarına mı getiremeyeceğiz?"

VARAN-3, Vatan Partisi Genel Başkanı Perinçek cumhurbaşkanlığı adaylık başvurusunu yaptı...
Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, cumhurbaşkanlığı için adaylık başvurusu yaptığını söyledi. Perinçek, 100 bin imza toplayıp toplayamayacağına ilişkin, "Biz 100 bin kişiyi Silivri duvarının önüne yığmışız. O 100 bin insanı ilçe seçim kurullarına mı getiremeyeceğiz? Yurttaşlarımız, cumhurbaşkanlığı adaylığına Doğu Perinçek'i önermek için 9 Mayıs'a kadar imzaya gelecekler. Şu anda elimizde 90 bin adet dilekçe var" dedi.
Vatan Partisi Genel Başkanı Perinçek, saat 11.00’de Yüksek Seçim Kurulu (YSK) binasına gelerek 24 Haziran’da yapılacak olan cumhurbaşkanlığı seçimi için adaylık başvurusunda bulundu. Daha sonra kameraların karşısına geçen Perinçek, Vatan Partisi Genel Başkanı olarak adaylık başvurusunu yaptığı söyledi. Türkiye’nin önünde zorlukların olduğunu belirten Perinçek, “Bu zorluklardan korkmuyoruz, yılmıyoruz. Bu korkuları yenecek, ülkemizi üretim ekonomisine, barışa, huzura kavuşturacak birikimimiz var. ‘Ermeni soykırımı’ yalanını bütün dünyaya karşı ortadan kaldırdık, yerle bir ettik. Bu büyük bir miras. Aynı şekilde Silivri duvarını yıktık. Cumhurbaşkanlığı adaylığına başvururken Silivri zindanlarının duvarlarını yıkmış, milletin gücüyle bir partinin Genel Başkanı olarak başvuruyorum. TSK’yı o zindandan çıkardık, Vatan Partisi’ni o zindandan çıkardık. Böylece Türkiye’nin vatan bütünlüğünü sağlayacağı, terörü ortadan kaldıracağı koşulları oluşturduk. 15-16 Temmuz gecesi Vatan Partisi ekranlara çıktı ve gümbür gümbür oradan ‘bu darbe Amerikancı bir darbedir’, ‘bu darbe FETÖ’nün darbesidir’, ‘TSK, bu darbede yoktur’ ve ‘TSK, Türk milletiyle birlikte bu darbeyi ezecektir, Vatan Partisi görevinin başındadır’ mesajını verdik” diye konuştu.
“Şu anda elimizde 90 bin dilekçe var”
Türkiye’yi yönetmeye hazır olduklarını ifade eden Perinçek, önlerinde zorluklar olduğunu ancak kendilerinde de bu zorlukları yenecek birikimin bulunduğunu kaydetti. Perinçek, bir basın mensubunun, “Bundan sonraki süreçte 100 bin imza toplayabileceğinizi düşünüyor musunuz?” şeklindeki sorusuna şu cevabı verdi:
“Biz 100 bin kişiyi Silivri duvarının önüne yığmışız. O 100 bin insanı ilçe seçim kurullarına mı getiremeyeceğiz? Yurttaşlarımız, cumhurbaşkanlığı adaylığına Doğu Perinçek’i önermek için 9 Mayıs’a kadar imzaya gelecekler. Şu anda elimizde 90 bin adet dilekçe var. Daha zamanı gelmeden Vatan Partimize müracaat etmiş 90 bin üzerinde vatandaşımızın Doğu Perinçek’i cumhurbaşkanı adayı gösteren dilekçe var. Şu ana kadar dilekçe vermemiş vatandaşlarımızı da seferber ediyoruz. İlçe seçim kurullarında imzaların toplanması günü bittiği zaman 100 bini aşan imzayla Doğu Perinçek, cumhurbaşkanlığı adayı olacaktır. Ama biz cumhurbaşkanı olacağız.” (03 Mayıs 2018, İHA-Ulusal Haber Ajansı, Ankara) 

2 Mayıs 2018 Çarşamba

İYİ PARTİ KURUCU GENEL BAŞKANI Meral Akşener, "Cumhurbaşkanı adaylığı için başvurusunu yaptı"

VARAN-2, İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Cumhurbaşkanı adaylığı başvurusu yaptı..
SON DAKİKA - Anadolu Ajansı (02.05.2018 - 11:09)
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, YSK'ya giderek Cumhurbaşkanlığı için adaylık başvurusunda bulundu.
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, 24 Haziran'da yapılacak Cumhurbaşkanı ve 27. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri'nde, Cumhurbaşkanı adaylığı başvurusunu yapmak üzere parti yetkilileriyle Yüksek Seçim Kurulu'na (YSK)'ya gitti. İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in gelişinden önce kurum önünde toplanan partililer, Akşener'e sloganlarla tezahüratlar yaparak destek verdi.
Akşener, başvurusunun ardından yaptığı açıklamada, 100 bin imzayla aday olmak için YSK'ya müracaat ettiğini belirterek, "Allah hayırlı etsin, Allah tamamına erdirsin. Hepimize, milletimize, bizlere hayırlı olsun. Türkiye iyi olacak" dedi.
Cumhurbaşkanı adaylığı için (Grubu bulunan, seçime katılma hakkı olan ve Cumhurbaşkanı adayı gösterme yeterliği olan Siyasi Partiler hariç olmak üzere) seçmen tarafından aday gösterilecekler bugün saat 17.00'ye kadar YSK'ya başvurabilecek.
YSK, Cumhurbaşkanı adaylığı için seçmen tarafından aday gösterilmek isteyenlerin adaylık başvurularını inceleyerek, eksiklikleri ve adaylıkları reddedilenleri, adaylara saat 23.00'e kadar bildirecek.
Seçmen tarafından aday gösterilenler için gerekli 100 bin imzanın 4-9 Mayıs tarihlerinde; Toplam altı gün içinde toplanması gerekecek, seçmen bu süre içinde ilçe seçim kurullarına imza verecek. Seçmen tarafından aday gösterilmek için YSK'ya ilk başvuruyu dün Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek yapmıştı. Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu da bugün Cumhurbaşkanı adaylığı için başvuruda bulunacak. (Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu 01 Mayıs 2018 Salı günü Yüksek Seçim Kurulu'na giderek adaylık başvurusunda bulundu) 

1 Mayıs 2018 Salı

Saadet Partisi cumhurbaşkanı adayını resmen açıkladı "GENEL BAŞKAN TEMEL KARAMOLLAOĞLU"

VARAN-1, Saadet Partisi cumhurbaşkanı adayını açıkladı "GENEL BAŞKAN TEMEL KARAMOLLAOĞLU"- Darısı diğerlerinin başına!..
Saadet Partisi, 24 Haziran'da yapılacak seçim için cumhurbaşkanı adayı olarak Genel Başkan Temel Karamollaoğlu'nu belirledi. 01 Mayıs 2018 Salı günü (bu gün) Saadet Partisi'nin cumhurbaşkanı adayının, partinin Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu olduğu resmen açıklandı ve kamuoyuna duyuruldu.
RTE'DEN SONRA İLK RESMİ AÇIKLAMA VE İLK RESMİ BAŞVURU:
Böylece, AKP Başkanı Recep Tayip Erdoğan'dan sonra Cumhurbaşkanı adaylığı için ilk başvuran ve açıklanan aday Temel Karamollaoğlu oldu. Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, AKP dışında "seçime girme hakkı bulunan partiler arasında" cumhurbaşkanı adaylığı için açıklanan yeni ve resmen açıklanan ikinci isim oldu. AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yanı sıra İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek 100 bin imza toplayarak cumhurbaşkanı adayı olacaklarını açıklamıştı. CHP'den istifa eden 15 vekille TBMM'de grup kuran İYİ Parti, vekillerin imzasıyla cumhurbaşkanı adayı gösterebiliyor. Ancak Genel Başkan Meral Akşener, 100 bin imza ile aday olacağını açıklamıştı.
Cumhurbaşkanı adayları, Meclis'te grubu bulunan partilerin imzasıyla belirlenmiş olacak. Son seçimde oyu yüzde 5 olan parti ya da oylarının toplamı yüzde 5'i bulan partilerin bir araya gelmesiyle de cumhurbaşkanı adayı belirlenebiliyor. Ancak bu koşulu taşıyan parti bulunmuyor. CHP Sözcüsü Bülent Tezcan, cumhurbaşkanı adaylarını Cuma günü açıklayacaklarını söylemişti. Ancak bugün 01 Mayıs Salı olmasına rağmen halâ CHP'den ses yok. En son (AKP Kurucularından) Abdüllatif Şener, (Süleyman Demirel'in CHP'ye tayin ettiği) İlhan Kesici, Yılmaz Büyükerşen ve özellikle İlker Başbuğ üzerinde görüşme ve tartışmaların yoğunlaştığı izleniyor ve gözleniyor. Chp Genel Merkezinden alınan haberlere göre: "OSMANLI'DAN CUMHURİYETE GÜÇ ODAKLARININ MÜCADELESİ" isimli kitabının yazarı, menfur Ergenekon kumpası mağduru ve eski Genel Kurmay Başkanı İLKER BAŞBUĞ'un adının öne çıktığı gözleniyor.  
TEMEL KARAMOLLAOĞLU KİMDİR?
Temel Karamollaoğlu, 1941 yılında Kahramanmaraş'ta dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini farklı şehirlerde tamamlayan Karamollaoğlu, 1960'lı yıllarda İngiltere'de Manchester Üniversitesi'nde burslu olarak eğitim gördü. Bilim ve Teknoloji Enstitüsü Tekstik Teknoloji Bölümü'nden 1964 yılında mezun olan Temel Karamollaoğlu, 1967 yılında aynı üniversitede yüksek lisans eğitimini tamamladı. 1967 yılında Türkiye'ye dönen Temel Karamollaoğlu, Sümerbank'ta proje mühendisi olarak çalışmaya başladı. 1967 yılında Devlet Planlama Teşkilatı'nda (DPT) uzman olarak görev aldı. 1967 ve 1972 yılları arasında DPT'de Tekstil Sektör Uzmanı olarak çalıştı. Askerlik hizmetinden sonra iki yıl özel sektörde çalışan Karamollaoğlu, 1975 yılında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Teşvik ve Uygulama Genel Müdürü olarak görev yaptı. 
Temel Karamollaoğlu: Çözüm için tespit yapmak gerekir
1977 yılında Milli Selamet Partisi'nden Sivas milletvekili seçilen Temel Karamollaoğlu, parlammento çalışmalarında KİT Komisyonu Üyeliği yaptı ve Avrupa Konseyi Parlamenter Asamblesi olarak Türkiye'yi temsil etti. 1978'de Parti Genel Kurulu Üyeliğine seçildi. 1980 yılındaki askeri darbe sonrasında 1987 referandumuna kadar siyasetten uzak kaldı. Siyasetten uzak kaldığı dönemde bir dönem özel müşavirlik yapan Temel Karamollaoğlu, bir tekstil firmasında Genel Müdürlük ve Koordinatörlük görevlerinde bulundu. Referandumla birlikte politik hayata geri döndü ve Refah Partisi Genel İdare Kurulu Üyeliğine seçildi. 1989 yılında Refah Partisi'nden Sivas Belediye Başkanlığına seçildi. Bir dönem Belediye Başkanlığı yaptıktan sonra 1994 Mahalli İdareler Seçimlerinde aynı ilde yeniden Refah Partisi'nden Belediye Başkanı seçildi. 1995 Genel Seçimlerinde Refah Partisinden Sivas Milletvekili olarak Parlamentoya girdi. Bu dönemde NATO Parlamenter Asamblesi Üyesi olarak görev yaptı. Aynı dönemde Refah Partisi Grup Başkanvekilliğine seçildi. Bu görevini Refah Partisinin kapatılmasına kadar sürdürdü. Refah Partisi'nin Anayasa Mahkemesince kapatılmasından sonra Fazilet Partisi'ne katıldı. 1999 seçimlerinde Sivas'tan yeniden Milletvekili seçildi. Bu yasama döneminde NATO Parlamenter Asamblesi Üyeliği devam etti. Mayıs 2000 tarihinde yapılan Saadet Partisi kongresinde Genel İdare Kurulu Üyeliğine seçildi ve Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevine getirildi. Yüksek İstişare Kurulu tarafından 24 Ekim 2016 tarihinde Saadet Partisi (SP) Genel Başkan adaylığına seçilen Temel Karamollaoğlu, 30 Ekim 2016 tarihinde gerçekleştirilen Saadet Partisi 6. Olağan Kongresi'nde 891 delegenin 871'inin oyunu alarak Saadet Partisi Genel Başkanlığı görevine seçildi.