21 Şubat 2018 Çarşamba

Rezilliğin Gerçek Boyutu Ortaya Çıkınca "NİHAYET AKILLARI BAŞLARINA GELDİ!.." Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan: AB istedi zina yasağını kaldırdık, yanlış yaptık.

Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan: "Avrupa (AB) istedi zina yasağını kaldırdık, yanlış yaptık"
Avrupa Birliği'nin talepleri doğrultusunda zinayı serbest hale getirdiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu adımların yanlış olduğunu belirterek, konunun yeniden ele alınacağını ifade etti. Saadet Partisi tarafından özellikle eleştirilen zina konusunda Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan tarihi bir itiraf geldi. AB yasaları doğrultusunda zinanın serbest olmasına izin verdiklerini söyleyen Erdoğan, bunun hata olduğunu ve düzenleme yapılması gerektiğini ifade etti.
Avrupa Birliği'nin talepleri doğrultusunda kaldırılan zina yasağıyla ilgili yanlış bir adım attklarını ifade eden Cumhurbaşkanı ve AKP genel başkanı bu konunun yeniden ele alınmasının çok isabetli olacağını söyledi. Erdoğan AKP grup toplantısının ardından basın mensuplarına yaptığı açıklamalarda şunları söyledi: "Malum şu anda tabi mevcut yasalar içinde idam yok. Ve böyle bir değişikliğin yapılabilmesi için ana muhalefetin de buna destek vermesi gerekir. İdam ile ilgili konu özellikle terör suçlarıyla ilgili de bizim açımızdan çok büyük önem arz ediyor. Bu konu üzerinde çalışıp gerek terör gerek buna benzer konuşlar, yani bunlar bir anayasal düzenlemeyle gündeme gelebilir."
“ZİNA KONUSUNDA YANLIŞ YAPTIK”
Hatta hatta bu kapsamın dışında zina konusunun da yeniden ele alınmasının çok çok isabetli olacağı düşüncesindeyim. Çünkü bu toplumun manevi değerler noktasında farklı bir konum var. Biz AB sürecinde, bu bir özeleştiridir onu söylemek zorundayım, bu konuda bir yanlışımız oldu ki zina ile ilgili düzenlemeyi de yapmak suretiyle bu tacizler vesaire bunları belki de aynı kapsam içerisinde değerlendirmemiz lazım. Bu, Türkiye’nin bir defa batı ülkelerinin birçoğundan farklı bir konumda olduğunu gündeme getirmesi bakımından önemli. Diğer taraftan tabi idam konusunun terörle ilişkisi önemli. Ama bu çocuk tacizleri bunlar asla bağışlanabilir görmezden gelinebilir konular değil. Şu anda 6 arkadaşımız çalışmalarını başlattılar. Ve süratle bu konuda bir neticeye varıp ardından da hemen yasal düzenlemesini yapıp bunu parlamentoya taşıyacağız.
KİMYASAL HADIM
Bu konularla ilgili olarak aklımıza aklınıza ne geliyorsa bunların hepsinin bilimsel anlamda çözüme kavuşturulması çok çok önemli. Bu tür bir uygulama veya çok daha farklı bir cezai müeyyide… Yani yapılması gereken, caydırıcılığı en öneme taşıyan neyse bunu bizim yapmamız şart. Bu gerekiyor. Ve konuyla ilgili şu anda görevlendirilen arkadaşlarımızın çalışması ardından da başbakan ve benim yapacağım müşterek çalışmayla bir yere varacağız.
“TOPLUMUMUZU ÇÖKÜŞE GÖTÜRECEK BİR ALÇAKLIKTIR”
Erdoğan grup toplantısında ise aynı konuyşla ilgili oalrak şunalrı söylemişti: "Son günlerde ardı ardına karşımıza çıkan çocuklara yönelik alçakça saldırılarla ilgili haberler bizi sorumluluklarımızla ilgili düşünmeye, sigaya çekmeye itti. Çocuklarla ilgili bu suçlar istismar değil alenen izmihlaldir. Toplumumuzu çöküşe götürecek bir alçaklıktır. Böyle bir duruma kesinlikle kayıtsız kalamayız. Göz yumamayız. Bakanlar Kurulu toplantımızda bu konuyu etraflıca ele aldık. Dün Beştepe’de başkanlığımda toplanan Bakanlar Kurulu’nda bu meseleyi detaylı olarak ele aldık. Gerek kanunların kendilerinde, gerek uygulamadaki boşlukların giderilmesi, gerek ailelerde ve okullardaki eğitimdeki boşlukların hızla giderilmesi için çalışma başlatıldı. Görevlendirilen 6 bakan arkadaşımız hazırlayacakları raporu sunacaklar. Ardından hızlıca hareke geçilecek. Burada caydırıcı olması bakımından en ağır cezai müeyyideler neyse bu müeyyideler de alınacaktır. Bu tür konuların beklemeye uzatmaya yeri yoktur. Mesela bu tür suçları işleyenlerin infaz sistemindeki tüm indirimlerin dışında tutulması da şarttır. Milletimizin gözünde bir çocuğun ruhunda bedeninde açılan yaralar bir insanı taammüden öldürmekle aynıdır. Dolayısıyla bu suçlara verilen cezalar da bu hissiyata uygun olmalıdır."
Utanç Dosyasının Baş Şahidi: Zina
Rahmi Yolcu (MİLLİ GAZETE)
Kurulduğu günden bu yana Türkiye’de yüzlerce yasa değişti. Kimisi Anayasanın etrafını dolandı, kimisi alenen Anayasayı deldi. Meclis’te kabul edilen binlerce kanun maddesinin bir çırpıda yasalaştığını da gördük, kişiye özel çıkartılan kanunları da. Fakat hiçbir yasa toplumun milli ve manevi değerlerine onun kadar güçlü bir darbe indirmedi. Hiçbir yasa toplumun en temel yapı taşı olan aile kurumunu bu kadar iğdiş etmedi; ve hiçbir yasa Allah’ın emirlerine bu kadar açıktan muhalif olmadı. Evet zinanın suç olmaktan çıkarılmasından bahsediyoruz. 13 yıllık AKP iktidarının bu toplumun dibine koyduğu dinamitten. Avrupa Birliği’nin “Müzakereleri başlatmayız” tehdidine boyun eğen ve 26 Eylül 2004’te Meclis’te kabul edilen yasayla zinayı suç kapsamından çıkaran İktidarın nasıl bir yıkıma sebebiyet verdiğine gören gözler, işiten kulaklar şahitlik ediyor.
7 Haziran seçimlerine az bir süre kala meydanlardan din alimi misali vaazlar veren İktidar partisi yöneticilerinin 13 yıllık yönetimleri boyunca altına imza attıkları İslam’a muhalif kanunların başında zina serbestliği geliyor. Cumhuriyet tarihinden bu yana suç kapsamında olan fakat Hükümetin AB sevdası yüzünden 2005 yılında yapılan bir yasa değişikliğiyle suç olmaktan çıkarılan zinanın yol açtığı toplumsal yıkımın faturası son yıllarda şiddetli bir şekilde hissediliyor.
1926’dan beri suçtu ama...
1926 tarihli eski Türk Ceza Kanunu’nun 440. maddesi kadınlar, 441. maddesi de erkekler için zina suçunu düzenliyordu. Türk Ceza Kanunu’nun 440, 441, 442, 443 No’lu zinayı düzenleyen maddeler yeni 2005 yılında çıkarılan yeni yasaya konulmadı. Böylelikle zinaya ilişkin her türlü yaptırım yok sayıldı. Örneğin bir vatandaş polise “Eşim filan evde şu anda beni bir başkası ile aldatıyor, baskına gidelim. Suçüstü halde yakalayalım ben, boşanacağım” diye başvursa polis “Türk Ceza Yasası’nda böyle bir suç yok. Arama yapamayız.” cevabını veriyor. Zina suç olmadığı için polis hâkimden arama izni alamıyor.
Muhafazakâr Medya Suskun Kaldı
2004 ve 2005 yıllarında gelişen bu süreçte muhafazakâr kimliğiyle tanına gazeteler de suskun kalarak bu karara ortak oldular. Söz konusu muhafazakâr gazetelerin o döneminki manşetleri Avrupa Birliği’nin Türkiye için elzemliliği ile alakalı olurken, zina ile alakalı haberler küçük puntolarla ve iç sayfalarda geçiştirildi. Bu günlerde AKP hükümetine yakınlığı ile bilinen malum medyanın o dönem takındığı tavır, AKP’nin bu suçuna medyanın da iştirak ettiğini ortaya koyuyor.
Medya Ab’ye Çalıştı
Muhafazakâr medya organları bu olaya suskun kalırken, zinanın suç olmasına karşı olan birtakım medya organları ise zinanın suç kapsamına alınmaması için o dönem ellerinden geleni yaptılar. Nitekim bu hususta başarılı da olundu.
Zina Serbest Kaldı, Fuhuş Yüzde 220 Arttı
AB uyum yasaları çerçevesinde büyük tepkilere rağmen TCK’da yapılan düzenlemeyle zinanın suç olmaktan çıkarılmasının ardından başlayan toplumsal çöküş ürkütücü boyutlara ulaştı. Adalet Bakanlığı verilerine göre 2002-2010 yılları arasında fuhuş suçları yüzde 220, ırza geçme ve çocuklara cinsel taciz suçları yüzde 125 oranında arttı. Fuhuş suçundan 2002 yılında 2669 kişi hakkında dava açıldı. Bu sayı 2007 yılında 4494’e, 2010 yılı sonu itibariyle de 8409’a ulaştı.
O dönem neler söylendi, neler yaşandı?
Yıl 2004… Türkiye hararetli bir şekilde zinanın suç kapsamından çıkarılıp çıkarılmayacağını ve Avrupa Birliği’nin bu konudaki baskısını tartışıyor. Dönemimin Başbakanı Recep Tayip Erdoğan AB’ye esip gürlüyor; “AB içişlerimize karışmasın. Biz nasıl onların içişlerine karışmıyorsak onlarda bu hakkı kendilerinde bulmasın.” Dönemin Avrupa Birliği Komisyonu Genişlemeden Sorumlu Üyesi Günter Verheguen; “Türkiye geleneksel Türk değerleriyle Avrupa Birliği değerlerini bir araya getirme gücünü ortaya koyabilmeli. Avrupa’nın değerleri tartışılmaz. Üyelik müzakereleri zinanın suç kapsamına alınması durumunda sürdürülemez.” Zina tartışmalarıyla alevlenen yeni Türk Ceza Kanunu’na AB Komisyonu tehdidi: “TCK 6 Ekim’e kadar geçmezse müzakereler başlamaz.”
Zina konusunda Erdoğan’ı Brüksel’de ikna eden Avrupa Birliği, Türkiye ile üyelik müzakereleri hususunda başka şart koşmadı. Bir sonraki gün gazeteler “Biz Avrupalıyız”, “AB kapısı açıldı”, “Yolumuz açıldı” manşetleri ile yenilgiden zafer çıkarttı. Ve Türkiye Avrupa’da da manşetlerde… Türkiye’nin zina tavizini vermesini memnuniyetle karşılayan Avrupa basını Türkçe olarak “hoş geldiniz” manşetleri attı.
Boşanmalar Arttı
Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, 2004-2014 arasında Türkiye`de 1 milyon 75 bin 765 çift boşandı. Aynı dönemde evlenen çiftlerin sayısı ise 6 milyon 144 bin 124 oldu. 2013 sonu verilerine göre, 2004 yılına kıyasla evlenme oranı yüzde 2,5 azalırken, boşanma oranı yüzde 38 arttı.
AB İçin Aile Kurumu Hançerlendi
Uyguladığı eğitim politikalarıyla gençliği milli ve manevi değerlerden uzak yetiştiren siyasi iktidar, 7 Haziran Genel Seçimleri öncesi oy devşirmek adına her türlü yola başvuruyor. Eğitim sistemine hiç müdahale etmeyerek gençliği bataklığa sürükleyen iktidarın, ceza kanununda en azından caydırıcılığı olan zinayı suç olmaktan çıkarması toplumda aile yapısının çatırdamasına sebebiyet verdi. Tüm bunlar ise özünde Haçlı ruhu taşıyan Avrupa Birliği için yapıldı.
Zina serbest, dini nikah suç!
AKP’nin aile kurumuna verdiği zarar zina ile sınırlı kalmıyor. Zinanın suç kapsamından çıkarılmasının yanında, kişilerin inanç hassasiyeti göstererek kıydığı dini nikah da “Resmi nikah yapılmadı” gerekçesiyle yıllardır suç sayılıyordu. AKP döneminde uygulamaya sokulan bu olay geçtiğimiz haftalarda Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararla rafa kaldırıldı. Zina krizini Avrupa Birliği ile görüşmek için Brüksel’e giden Erdoğan daha önceki sert sözlerinin aksine ağız değiştirerek, “TCK’yı 6 Ekimden önce zina maddesi olmaksızın çıkartacağız” diye AB’ye söz verdi. Ardından sordu: “Başka şartınız var mı?” Verheguen cevapladı; “Hayır, başka şart yok.” Dönemin Adalet Bakanı Cemil Çicek; “Soru aynı soru. Sorun aynı sorun. 15 günden fazladır tartışıyoruz. Zaman her şeyi ortaya çıkaracaktır” dedi. Zaman her şeyi ortaya çıkardı ve Hükümet AB’nin müzakere restine boyun eğdi. REFERANS & KAYNAK: (http://www.milligazete.com.tr/haber/961573/utanc-dosyasinin-bas-sahidi-zina)

1 yorum:

  1. BU SÖZLERİ ŞUNU ANLATIYOR. İKTİDARA GELMEK İÇİN BAZILARINA SÖZ VERDĞİ AÇIK. BÜTÜN ÖDENEN BEDELLER VERDİĞİ SÖZLERİ YERİNE GETİRMEDİĞİ İÇİN OLDUĞU AÇIKTIR. ARTIK ÜLKENİN FETÖ VE SURİYE KONUSUNDA ÖDEDİĞİMİZ BEDEL BU VERİLEN SÖZLER NEDENİYLEDİR.

    YanıtlaSil